Bulgaristan protestoları devam ediyor: AB’den sert eleştiriler

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Bulgaristan’da 9 Temmuz’dan bu yana devam eden hükümet karşıtı protestolar hakkında 18 Eylül tarihli Aposto! bülteninde bir hikâye yayımlamıştım. Yazı şöyle bitiyordu: “Görünen o ki AB, kendi sınırları içerisinde yaşanan demokrasi krizine karşı ‘istikrar sürdüğü’ müddetçe sessiz kalmakta bir sakınca görmüyor.” Birlik içerisinde istikrarın sallantıda olduğu görülmüş olacak ki AB kurumları, değerlerini taşımayan ülkelere karşı ses çıkarmak için harekete geçti.
• Bir adım geriden: Bulgaristan’daki protestocular en başından bu yana yolsuzluğa karşı ses çıkarıyor ve hükümetin istifasını talep ediyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Yolsuzluk Algısı Endeksi’ne göre AB içinde en çok yolsuzluğun algılandığı ülkeler Bulgaristan, Macaristan ve Romanya. AB’nin hukukun üstünlüğü ilkesine dair endişeleri de bazı üye ülkelerdeki yolsuzlukla yakından ilintili.
• AB’de hukukun üstünlüğü tartışmaları: Bazı üye ülkelerin AB’nin aday ülkelere ve iş birliği içinde bulunduğu ülkelere dayattığı koşulluluk ilkesine uymadığı görülüyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, göreve geldikten sonra ilk kez gerçekleştirdiği Birliğin Durumu konuşmasında, Komisyon’un ilk kez tüm üye ülkeleri kapsayan Hukukun Üstünlüğü Raporları yayımlayacağını ilan etmişti. 30 Eylül’de yayımlanan raporda; Bulgaristan, Çekya, Macaristan, Romanya, Polonya gibi ülkelerdeki “endişe” ve “ciddi endişe” verici uygulamalara dikkat çekildi. Macaristan ve Polonya Adalet Bakanlıkları, ortak basın açıklamasıyla raporu tanımadıklarını ilan etti.
• Euronews’in Küresel Tartışmalar programına konuk olan Avrupa Komisyonu’nun Değerler ve Şeffaflıktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Vera Jourova; sunulan raporun tarihî olduğunu ve sanılanın aksine Macaristan ve Polonya dışındaki üye ülkelerde de sorunlar olduğunu belirtti. Jourava siyasi baskılara göre değil hukuka göre karar verecek hakimlere olan ihtiyacın altını çizdi.
• Bulgaristan kararı: Komisyon raporunun yanı sıra Avrupa Parlamentosu’nda (AP) da Bulgaristan’daki protestolar hakkında oldukça çekişmeli tartışmalar yürütüldü. Ülkedeki hukukun üstünlüğü durumunu sert bir dille eleştiren bir sonuç bildirgesi 8 Ekim’de oy çokluğuyla kabul edildi. Bildirgede; yüksek düzeydeki yolsuzluk, medyanın tekelleşmesi, sığınmacılara ve Romanlara karşı yapılan ayrımcılık ve nefret söylemlerinin artması, İstanbul Sözleşmesi’nin öngördüğü cinsiyet temelli ayrımcılığın önlenmesindeki başarısızlık gibi konulara değiniliyor.
• Parlamentonun çoğunluğunu elinde bulunduran merkez sağcı EPP Grubu’nun (Avrupa Halkları Partisi) sonuç bildirgesinin hazırlanmasında büyük bir çaba harcadığı biliniyor. EPP Grubu, istifası istenen başbakan Borissov’u eleştirirken protestoculara destek çıkan cumhurbaşkanı Radev’i eleştirmeyi de ihmal etmedi.
• Sol-Sosyalist ve Demokrat Grup; parlamentonun yıllarca Macaristan’daki hukuksuzluklara karşı sesini çıkarmadığını, aynısının Bulgaristan’da yapılmaması gerektiğini belirtti. Yeşil Grup parlamento temsilcilerinden Daniel Freund ise 5 Ekim’de Bulgaristan’ı ziyaret edip protestocularla konuştu ve yaptığı basın açıklamasında “AB fonlarının Bulgar elitler tarafından çalındığını” ifade etti.
• Protestoculara moral destek: AB’nin nihayet adımlar atmaya başlaması, meydanlarda olumlu karşılık buldu. Protestoların organizatörü konumundaki muhalif grup Poison Trio, AP üyelerine tek tek mektup göndererek Borissov’un yolsuzluklarını aktarmıştı. AP kararı, protestocular tarafından “hükümete atılan politik tokat” olarak değerlendirildi. Politikacı Hristo Ivanov ise “demokrasinin zaferi” yorumunu yaptı.
• Bulgaristan hükümetinin tepkisi: Bulgaristan yöneticilerinin tıpkı yüz günü aşkın süredir devam eden protestolara karşı olduğu gibi AB’nin tepkilerine karşı da kayıtsız kaldığı görülüyor. İktidar partisi GERB’den milletvekili olan Toma Bikov, “Kuzey Kore’den kötü durumda değiliz. Diğer Avrupa ülkelerinden kötü durumda değiliz.” açıklamasını yaparken Parlamento Başkanı Tsveta Karayancheva, kararı “hukuki dayanağı olmayan politik bir hamle” olarak değerlendirdi. Gerçekten de AP Sonuç Bildirgesi’nin hukuki bir bağlayıcılığı bulunmuyor. Siyasilerin güvenilirliklerini sarsan AP kararını Borissov’un önemseyeceğini düşünmek ise iyimser olur.
• Son not: Bulgarcanın yaygın bilinen bir dil olmaması ve yabancı haberlerin kısıtlılığı nedeniyle protesto sürecini takip etmek oldukça zor. Bağımsız araştırmacıların inisiyatifiyle İngilizce oluşturulan Wikipedia sayfasından, 2020 Bulgaristan Protestoları hakkındaki gelişmeleri gün gün öğrenebilirsiniz. Sayfanın 19 Ekim güncellemesi şu şekilde: “Protestoların 103. gününde, Savunma Bakanı’na domates ve yumurta atıldı.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta KKTC'deki Cumhurbaşkanlığı seçimine, Bulgaristan'da devam eden protestolara yönelik Avrupa Birliği'nin tutumuna ve yapay zeka ile hukuk arasındaki ilişkiye odaklanıyoruz.
22 Eki 2020

YAZARLAR

Büşra Kılıç
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR



