
Görsel: Adam, The ill-ustrator
Bitkilerden girdim, çevreden devam ediyorum. Bizim dönemimizin bildiği birşey varsa, o da iklim değişikliğinin hepimizin canını okuyacağı. Maalesef bizden öncekilerin bozduklarını tamir etmek bize düşüyor. Bu bültende çok ümitsizliğe kapılmamayı seçiyorum — 20lik olarak bence daha pozitif ve yapıcı bir bakış açısına sahip olmamız önemli. İşin ucunu bırakmak için çok genç, çok enerjiğiz. O yüzden bazı güzel haberler:
Türkiye’de İklim Değişikliğine İnananların Oranı Arttı
Bu hafta Spektrum’da paylaşıldığı üzere, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar’ın TBMM Küresel İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu’nda yaptığı sunuma göre Türkiye’de iklim değişikliğinin gerçek olduğuna inananların oranı %85! Bu veriye kıyasla Pew Research Center’ın yaptığı bir araştırmaya göre, Amerika’da iklim değişikliğinin büyük bir risk olduğuna inananların oranı %59, Fransa’da %83, İngiltere’de %66. Dünya genelinde ise %68. Yani şaşıracaksınız ama ortalamanın üstündeyiz, büyük ihtimalle iklim değişikliğinin etkilerini birebir yaşadığımız için olsa gerek; dolular, kuraklık, seller, daha önce hiç görmediğimiz hortumlar. Değişime giden yolda küçük adımları hor görmemek lazım, en azından artık büyük bir çoğunluk, iklim krizi ile tek boynuzlu atı aynı kategoride görmüyor. Bir dönem o da yoktu… Artık, ‘kendim ettim, kendim buldum’ konseptinde bir anlayış olacak en azından...
Fransa’nın Küçük ama Etkili Seyahat Devrimi
Fransız parlamento üyeleri tren ile 2,5 saat içerisinde gidilebilen yerler için, iç hat uçuşlarını kaldırma kararı aldı. Macron’un ilk önerisi 4 saat idi, ancak Air France-KLM gibi pandemi nedeniyle zarara giren birçok havayolu firmasının karşı gelmesi ile 2,5 saate indirildi. Uçak ve arabaya kıyasla tren ile seyahat etmenin çevre için çok daha duyarlı bir seçenek olduğu kesin. Karbondioksit salınımını ne kadar azalttığı hakkında çeşitli düşünceler olsa da ( bazıları uçak, trene göre kişi başına 77 kat daha fazla C02 salınımına neden oluyor derken, diğer kaynaklar farkın çok daha az olabileceğini söylüyor), günün sonunda bu karar bir etki yaratacak: hem çevre, hem de zihniyet bakımından. Ne demiş 18.yüzyılda Fransız halkı: Vive la révolution! E o zaman devam.
Yeni Zelanda’dan Şirketlere İklim Yasası
2050 yılına kadar karbon nötr olmak isteyen ada, finans sektörünün de sorumluluk alması gerektiğini söyleyerek, firmaların yaptıkları yatırımları ve verdikleri borçları iklime etkisi açısından raporlamalarını zorunlu tutacak. Yasa yürürlüğe girdiğinde, firmalar iklim değişikliğine olan etkilerini paylaşmak zorunda kalacaklar.
İklim Değişikliği Bakanı James Shaw, bu adımın bankacıları, sigortacıları ve sermaye yöneticileri çevreye daha duyarlı davranmaya iteceğini düşünüyor.
2021, İklim Krizi için Bir Dönüm Noktası
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres 2021 yılının iklim krizi için önemli bir yıl olduğunu söyledi. BBC’nin ana iklim muhabiri, Justin Rowlatt, 1 Ocak 2021’de bu senenin neden harekete geçeceğimiz sene olduğunu düşündüğü ile ilgili bir yazı yayınladı. Bu yazıda birkaç önemli dönüm noktasından bahsediyor:
- Eylül 2020’de Xi Jinping, Çin’in 2060’a kadar karbon nötr olmayı hedeflediğini söyleyerek herkesi şaşırtmıştı. Birleşmiş Milletler, Çin ile beraber, Japonya ve Güney Kore dahil ortalama 110 ülkenin 2050’ye kadar karbon nötr olma hedefi koyduğunu paylaştı.
- Yenilenebilir enerjinin fiyatı giderek azalıyor. Ayrıca firmalara iklim değişikliği ile mücadele konusunda önlemler almaları için teşvikler verilecek veya yaptırımlar uygulanacak.
- Normalde Kasım 2020’de, Glasgow’da gerçekleşmesi planlanmış olan iklim konferansı pandemi nedeniyle bu sene yapılacak. 2015 yılında Paris’te gerçekleşen iklim konferansı sonucu Paris Anlaşması çıkmıştı. Bu anlaşma altındaki ülkeler her beş yılda bir tekrar buluşup, karbon emisyonlarını daha da azaltma sözü vermişlerdi. Bu sene de bu hedefleri gözden geçirmek için önemli bir sene olacak.
Daha önce de bahsettiğim gibi, genç nesil iklim konusunda çok daha tutkulu. World Wildlife Fund, 22 Eylül 2019’da gerçekleşen iklim grevinin dünya çapında 6 milyon kişinin katılımı ile, şu ana kadar iklim alanında yapılmış olan en büyük toplanma olduğunu paylaştı. Yani harekete geçtik, koşuyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




