Çevrimiçi Terapi Uygulamaları

Karşımdaki gerçek bir insan mı, ya da ışıkları kim kapattı?
Çevrimiçi Terapi Uygulamaları

İki tam yılı aşkın süren pandemi sürecini geride bırakıyoruz gibi. Tabi bu süre dile kolay ama, çoğunlukla insanlık için kolay geçen zamanlar değildi. Pek çok kişi bu süreçte depresyon ya da benzeri deneyimlerden geçti, ya da sürecin sonrasında bu zorlu ruh haline doğru ilerledi. Genel olarak şu bir gerçek ki, çoğu insanın ruhsal destek arayışının arttığı bir dönem oldu pandemi ve sonrasında yaşadığımız post dönem. 

Her ne kadar mindfulness, farkındalık çalışmaları, yoga ve bunun gibi zihne ve ruha iyi gelen çalışmalar bu süreçte çokça deneyimlenmiş olsa da, pandemi gibi zorlu dönemlerin, geçmişten gelen sorunların ve travmaların kapısını açma gibi bir huyu da olduğundan, esaslı bir psiko-terapi desteğine ihtiyacın çoğalması da kaçınılmaz hale geldi. 

Her zamanki gibi, teknoloji dünyası buna da adım atmakta gecikmedi ve nasıl meditasyon uygulamaları ve çevrimiçi yoga platformları pıtrak gibi çoğaldıysa, çevrimiçi terapi hizmetleri de bir o kadar hız kazandı. Hayır, zaten halihazırda fiziken görebiliyor olduğunuz psikoloğunuzun bir sebeple size online bağlanmasından bahsetmiyoruz; önceden tanımadığınız birinden çevrimiçi terapi hizmeti alabildiğiniz uygulamalardan bahsediyoruz. 

Bu uygulamalar yurt dışında hızla çoğalır durumda ve destekçileri, terapi alarak zihinsel sağlığı desteklemenin, egzersiz yapmak kadar gerekli ve kolay olması gerektiğini savunuyorlar. Peki hakikaten de öyle mi? Yani bu hizmete ulaşmanın kolaylığı, gerçekten olması gereken bir şey mi? Maddi kolaylıktan ziyade, işlemsel bir kolaylık aslında burada irdelediğim. Yoksa mutlaka ki, terapi hizmetlerinin bir şekilde ulaşılabilir ücretlerle sunuluyor olması, bu tarz oluşumların çoğalması gerekli ve mutlu edici. Ancak çevrimiçi bir uygulamaya tıklayarak oradan bir terapist seçip görüşmeye başlamak ve bunu sürdürülebilir kılmak ne kadar mümkün? 

Örneğin, yurt dışındaki platformlardan “Augmentive” in kurucusu olan kit Norman  "Bir spor salonu üyeliği için ödediğiniz parayla aynı şekilde ruh sağlığınıza da yatırım yapmalısınız" demiş. Evet tabiki ruh sağlığımıza yatırım yapalım ancak pek çoğumuzun bildiği üzere, spor salonuna yapılan üyelikler bile ilk bir iki aydan sonra kullanılıp kenara atılan bir tüketim aracına dönüşebiliyorken, ruh sağlığımız için yaptığımız yatırımı bu şekilde bir sisteme indirgemek ne kadar anlamlı? 

Dünya genelinde bu uygulamalar çoğalırken tabi ülkemiz de geri kalmıyor…Terappin, Hiwell, Terapist gibi uygulamalar, halihazırda bu hizmetleri veren uygulamalar. Henüz düzenli bir psiko-terapi hizmeti alma fikri dahi tam olarak benimsenmemiş ve önemsenmiyorken, çevrimçi uygulamalara rağbet edilmesi ne kadar olası ya da belki “her şeyi yapayım kenarda dursuncu” gönüller için bu da checklistte yer alan bir maddenin tamamlanmasına mı hizmet eder ya da psikoterapiyi daha erişilebilir ve işe yarar hale getirir mi, hep birlikte göreceğiz. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İçimdeki Dünyaİçimdeki Dünya

BÜLTEN SAYISI

MAYIS ' 4

Hey Sen!

26 May 2022

MAYIS ' 4

YAZARLAR

İçimdeki Dünya

İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR