CHP-Halk TV İlişkisi Sona Erdi

Mayıs ayındaki iki seçimin de kaybedilmesi üzerine CHP’nin merkezinde olduğu tartışmalar yoğunluk kazandı. Parti içi muhalefet, kongre hazırlıkları ve diğer partilerle ilişkiler gibi tartışma eksenlerine CHP’nin muhalefet medyası olan ilişkisi de eklendi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem yaptığı yazılı açıklamada CHP ile Halk TV arasında yapılan anlaşmanın tek taraflı olarak feshedildiğini ve kanal ile ilişkilerinin sona erdiğini belirtti. Açıklamada "Halk TV isimli televizyon kanalı ile partimiz arasında yapılmış olan ve Anayasa Mahkemesi (Sayıştay) denetimine tabi; 01.01.2023 tarihli protokolün 6.3. maddesi kapsamında, partimiz tek taraflı fesih hakkını kullanmış, Halk TV ile tüm ilişkimiz sona ermiştir" ifadeleri kullanıldı. Halk TV’nin sahibi bu açıklamaya cevaben “CHP yönetiminin en doğal hakkı olan bu kararı saygıyla karşılıyoruz. Halk TV’nin objektif haberciliğinin muhatabı seyircisidir, izlenme oranları, seyircisiyle kurduğu derin ve sarsılmaz bağ da bunun kanıtıdır. Çağdaş Türkiye’den, kuruluş değerlerinden, halktan, emekten, gerçekten yana haberciliğimizden, RTÜK’ün rekor cezalarına rağmen taviz vermedik, şimdi de öyle olacak. Yayıncılıktaki ilkemiz bir partinin yanında ya da karşısında, bir partinin yönetiminin yanında ya da karşısında olmak değil halkın ve haklının yanında olmaktır." ifadelerini kullandı.
Türkiye’de medya kuruluşları ile siyasi partiler arasındaki ilişkinin oldukça problemli olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’nin basın özgürlüğü endekslerinde oldukça alt sıralarda yer almasının sebeplerinden biri de medya kuruluşlarının piyasa ekonomisinin dinamiklerinden muaf bir siyasi ilişkiler ağı ile varlıklarını sürdürme eğilimden kaynaklanmaktadır. Bu durum, Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek’in Özgürlük Araştırmaları Derneği için yazdığı “Türkiye’de Basın Özgürlüğü Raporu 2022” isimli raporda veriler ile ortaya konulmuştur.[1] İktidar partisinin medya patronlarına sağladığı maddi olanaklar ve iktidara yakın kuruluşların nasıl propaganda makinesine dönüştüğünü görebiliyoruz. Öte yandan, iktidar muhalif medya kuruluşlarını cezalarla sindirmeye çalışmaktadır.
Son günlerde şahit olduğumuz tartışma ise medya-siyaset ekseninde çok da konuşulmayan muhalefet partileri ile muhalefet medyası arasındaki ilişki ile ilgili. CHP’nin Halk TV ile olan, içeriğine dair çok fazla bilgi sahibi olmadığımız ilişkinin iktidarın yandaş medya olan ile ilişkisine benzer yanları olduğunu görmek gerekir. Görünen o ki, CHP reklamlar ile maddi destek sağladığı Halk TV’nin yayın politikasından memnun kalmamış. Seçimden sonra CHP yönetimini eleştiren birçok yorumcuya programlarda yer verilmesi bu kararı hızlandırmış olabilir.
Belirtmek gerekir ki, medya kuruluşlarının bağımsızlığı yalnızca iktidar partisinin değil muhalefet partilerinin de etkisinden uzak olmakla mümkündür. Medya bağımsızlığı tarafsız bir yayın politikasını zorunlu olarak beraberinde getirmez ki, buna piyasa ilişkilerinde gerek de yoktur. Fakat ne yazık ki, Türkiye’de medya kuruluşları gelir kaynağı olarak izleyici/okuyucularından çok siyasi aktörlerin sağladığı rantı gözetmekte, siyasi aktörler de medya kuruluşlarını bir propaganda aracı olarak kullanmak istemektedir. Özpek, Ocak 2023’te yayınlanan raporda muhalif medyanın içinde bulunduğu durumu ve CHP ile olan ilişkisini gözler önüne sermişti: “Özellikle 2023 senesinde yapılacak olan başkanlık seçimleri öncesi, muhalif medyanın tarafsızlığını yitirdiğini ve muhalefet içindeki bazı adaylar lehine yayın politikasını revize ettiği gözlemlenmiştir. Özellikle CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylık ihtimalinin güçlenmesiyle birlikte, onun karşısındaki en güçlü adaylardan birisi olan Ekrem İmamoğlu’nun aleyhine olabilecek bazı haberler yapılmıştır.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
AYM İfade Özgürlüğü Başvurularını Başından Savmanın Yolunu Buldu, CHP-Halk TV İlişkisi Sona Erdi, TCMB Başkanı ile Piyasanın Tanışması.
31 Tem 2023

YAZARLAR

Ömer Faruk Şen
2015 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Şen, Fulbright bursiyeri olarak Missouri Üniversitesi’nde siyaset bilimi doktorası yapmaktadır. Uluslararası para sistemi, yükselen güçler, dolar hegemonyası ve digital paralar gibi Uluslararası Politik Ekonomi (UPE) konularında çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR



