CHP meydanda

CHP'nin Mersin'de başlattığı "Milletin Sesi" mitinglerini Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen'le konuştuk.
CHP meydanda

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

CHP, ekonomik çöküş yaşayan vatandaşların sesini yöneticilere duyurmak ve hükümeti erken seçime zorlamak amacıyla gerçekleştirmeye karar verdiği mitinglerin ilkini 4 Aralık Cumartesi günü Mersin’de yaptı. Telefonda konuştuğum CHP Gençlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, partinin olağanüstü toplanan Merkez Yürütme Kurulu’nda “seçmenin ve gençlerin CHP’yi sokaklarda, meydanlarda görmek istediğinin” konuşulduğunu ve erken seçimi zorlamak için bütün yolları deneyeceklerini söyledi.

Neden Mersin?

Medyada, ilk mitinge ev sahibi olarak Mersin’in seçilmesinin arkasında cumhurbaşkanı adayı olabilecekleri konuşulan büyükşehir belediye başkanlarının halkın önüne şimdiden çıkmalarının engellenmesi olduğu konuşuldu. Sonuçta kimse CHP’li Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in Millet İttifakı’nın adayı olmasını beklemiyordu.

Öte yandan Mersin, siyasi rekabetin fazla olduğu, AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve HDP’nin hepsinin ciddi oranda oy aldığı bir kent. Buradaki siyasi eylemlerin farklı siyasal ve toplumsal grupları etkilemesi çoğu kente göre daha olası. Ayrıca, Gökçen’in söylediği gibi kent, ekonomik krizden kötü etkilenen çeşitli meslek gruplarından insanlara da ev sahipliği yapıyor. Yani hem ithalata bağımlı bir üreticiyi hem maliyetleri artan çiftçiyi hem maaşı eriyen işçiyi hem de atanamayan bir öğretmeni mitingde görmek olası hâle geliyor. Zaten, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından önce de sesini duyurmak isteyen vatandaşlar kürsüye çıkarıldı. Kılıçdaroğlu da konuşmasının büyük bölümünü ekonomik problemlere ve çözüm önerilerine ayırdı.

Kalabalık hesabı

Daha önce CHP’nin talep ettiği Cumhuriyet Meydanı’na izin vermeyen ve mitingi daha küçük bir alana alan Mersin Valiliği, mitingi 21 bin 500 kişinin izlediğini açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinge katılımı küçümseyen sözlerine Kılıçdaroğlu “rakamları TÜİK’ten mi aldın?” diyerek esprili bir cevap vermişti.

Mitinge katılan Gökçen ise henüz miting başlamadan basın mensuplarının durduğu yüksek bir alana çıktığını ve çeşitli yönlere baktığında kalabalığın sonunu göremediğini dile getirdi. Salgın önlemlerine uyulmaya çalışılsa da tıklım tıklım ve hareketli bir alanda bunun mümkün olmadığını söyleyen Gökçen, alandaki duygu yoğunluğuna da dikkat çekti. “Hem Mersinli şehit haberinin üzüntüsü hem ekonomik yıkımın getirdiği zorluklar, değişime dair özlem ve umut gibi çok kötü ve iyi duyguların bir arada olduğunu” dile getiren Gökçen, şehit haberi sebebiyle müzik yayını yapılmayan alanda herkesin birbirini duyduğunu, siyasetçileri tanıyan insanların “bizi kurtarın” diye seslendiğini anlattı. Gökçen, Valilik kararıyla Cumhuriyet Meydanı’nda miting yapmalarının engellenmesini kabul etmediklerini söyledi ve bunun sebebinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dolduramadığı meydanı kendilerinin doldurduğunun görülmesinin istenmemesi olduğunu öne sürdü.

Erken seçim olur mu?

Gökçen, erken seçimi sadece CHP’lilerin değil sokaktaki insanların genelinin istediğini söylüyor. “Biz iktidardan, gidişattan, geçinememekten bıktık” diyen insanların seslerinin toplu ve daha gür çıkabilmesinin yolu olarak bu mitingleri görüyor. Siyasi baskıyı göstermesi açısından önemli olan bu mitingde, yoksulluk ve açlıktan kurtulmanın umudunun, bir şeylerin değişmesine dair talebin görüldüğünü ifade ediyor.

Bu mitingler, iktidarı erken seçime gitmeye teşvik etmeyecek olsa da parti teşkilatlarını ve seçmenleri hareketlendirmek, kararsızları değişime ikna etmek gibi görevler görebilir. Öte yandan, mitinglerin muhalefet partilerinin sadece kendi seçmenlerine konuştuğu ortamlar olduğunu ve faydalı bir iletişim kanalı olmadığını dile getiren yorumcular da var.

Gökçen, mitinglerin birer birer duyurularak devam edeceğini söyledi. Millet İttifakı’nın ortak miting yapıp yapmayacağına dair soruma ise “şimdilik CHP olarak yapıyoruz, derdimiz aslında sadece CHP’lilerin değil, tüm milletin sesi olmak” yanıtını verdi.

Şu aşamada ittifak partilerinin ortak miting yapmamak istemesi oldukça anlaşılır. Neticede oy oranı yüksek olan partiler estirdikleri rüzgarın daha az oy alan partilerin değil, kendilerinin arkasında durmasını isteyebilir. Az oy alan partiler de büyük partilerin kendilerini yutmasından endişe edebilir. Seçim takvimi ve ittifakların ortak programları netleştikçe mitinglerin de ortaklaştığını görmek daha olası.

Gökçen’in davaları

Telefonu kapatmadan Gökçen’e hakkında devam eden davaları da sordum. Hakkında 6 farklı suçlamadan 3 dava devam eden Gökçen, “Cumhurbaşkanı’na fiili saldırı ve suikast” iddiasıyla yargılanmasının bir hukukçu olarak kendisini güldürdüğünü, Türkiye’de düzene karşı sesini çıkaran genç bir kadın olmanın rahatsızlık doğurduğunu belirtti. “Korkmadığını” da ekleyen Gökçen, “korkmasının kendinden daha büyük mağduriyetler yaşayanlara haksızlık olacağını, bunu yeni bir düzende özgürlüklerin tarifinin yapılmasını sağlayacak bir mücadele alanı olarak gördüğünü” söyledi. Partisinin de kendisine destek verdiğini ekledi.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

CHP meydanda, Google ve Facebook TBMM'de

Bugün CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ile Mersin'de başlayan "Milletin Sesi" mitinglerini konuşuyoruz, Google ve Facebook'a TBMM'de sorulan soruları ele alıyoruz.

07 Ara 2021

Sözcü

YAZARLAR

Bartu Özden

Politics editor @ Aposto

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak