Çocukların ekran süresi ve 'akılsız' telefonların yükselişi

Yaz tatili bitip okullar açılırken, birçok ebeveyn de tatil sırasında çığrından çıkan ekran süresi kurallarını yeniden uygulamaya koymanın yollarını düşünüyor. Bu konu üzerine kafa yoranlar yalnızca aileler değil, dünya çapında ekran sürelerinin artmasının göz sağlığından dikkat dağınıklığına, uyku düzeninden akademik başarıya etkilerini gösteren araştırmalara her geçen gün bir yenisi eklenirken, hükümetler de konuya el atıyor.
Son olarak İsveç Kamu Sağlığı Kurumu, çocuklar için ekran süresi tavsiyelerini güncelledi. Buna göre 2 yaşından küçük çocukların ekran karşısında hiç vakit geçirmemesi önerilirken 2-5 yaş arasında günde en fazla 1 saat; 6-12 yaş arasında en fazla 1-2 saat ve 13-18 yaş arasında en fazla 2-3 saat ekran önerildi.
- Pek çok ebeveyn, bu tavsiyelerin fiilen 18 yaş altında akıllı telefon sahibi olmamakla eşanlamlı olduğunu düşünüyor.
Akılsız telefonların yükselişi
Aslına bakılırsa bu konuda Z kuşağının hassasiyeti de artıyor. Ekran süresini azaltıp, gerçek hayattaki ilişkilerine odaklanmak için akılsız telefon tercih ettiklerini söyleyen gençlerin oranı, önceki jenerasyonları geride bırakmaya başladı.
- Temmuz ayında Morning Consult'ın yaptığı bir araştırma, bu oranın %28 civarında olduğunu göstermişti.

Mattel ve HMD Global'in işbirliğinde üretilen Barbie Phone.
Bu talep, telefon üreticilerini de yeni atılımlar yapmaya sevk ediyor. Bitmeyen bildirimler ve sonsuz içerik akışını sınırlayıp yalnızca telefonla konuşmak ve fotoğraf çekmek için kullanılabilecek bir telefon arayışının yükseldiğini fark eden HMD Global ve Mattel geçen ay çıkardıkları Barbie logolu kapaklı telefonla bunu somutlaştırdı.
- İngiltere’de 99 sterlin, Avrupa’da 129 avrodan satışa sunulan Barbie Phone'da arama yapma ve mesaj gönderme fonksiyonlarının haricinde yalnızca VGA (0.3MP) kamera, Bluetooth 5 bağlantısı, kulaklık girişi, şarj ve veri aktarımı için USB-C bağlantı noktası yer alıyor.
Nokia 2660 Flip modelinden esinle üretilen telefonun ilk satış rakamları ise beklenenin çok üstüne geldi. Birleşik Krallık'ta cihazın stokları kısa sürede tükendi. Yıl sonuna kadar satışların 400 bine ulaşması bekleniyor.
- ABD’de ise Ekim ayında 129 dolardan satışa çıkacak Barbie Phone için ön siparişler 23 Eylül’de başlayacak. Telefonun okyanus ötesinde aynı ilgiyi görüp görmeyeceği merakla bekleniyor.
Hükümetlerin 'dijital detoks' kuralları
Araştırmalar uzayan ekran sürelerinin sağlığımız ve ilişkilerimiz üzerine etkilerini sıralarken yükselen "dijital detoks" trendi de bir yandan giderek büyüyen bir "niş" oluşturuyor. Barbie Phone'un arkasında yatan istatistiklere bakarsak:
Birleşik Krallık hükümetinin İletişim Ofisi verilerine göre İngiltere’de 11 yaş ve üzerindeki çocukların %91’inin kendi akıllı telefonu bulunuyor.
19 Avrupa ülkesinde yapılan başka bir araştırmaya göre ise 9-16 yaş arasındaki çocukların %80’i, her gün internete girmek için bir akıllı telefon kullanıyor.
ABD’de yapılan bir anket de çocukların %42’sinin 10 yaşına kadar, %91’inin ise 14 yaşına kadar bir akıllı telefon edindiğini gösteriyor.
Bununla birlikte: Araştırmalar ayrıca, çocukların ve gençlerin akıllı telefonda geçirdikleri ortalama sürenin de son yıllarda artış gösterdiğine işaret ediyor.
İngiltere’de ebeveynlerin %79’u çocuklarının ekran başında geçirdiği sürenin pandemiden sonra artış gösterdiğini söylüyor. Yetişkinlerde ise bu sürenin 2023’ten sonra pandemi öncesi seviyelere tekrar gerilediği görülüyor.
Öte yandan: Hükümetler de bu verilere yönelik önlem almak için pek çok çalışma yapıyor. Fakat yasal düzeyde yapılan çalışmalar, çoğu zaman çocukların ve gençlerin akıllı telefon kullanımını kısıtlamakta yetersiz kalıyor.
ABD: ABD, bu konudaki yasal düzenlemelere öncelik veren ülkelerin başında geliyor. 1998 yılında yürürlüğe giren Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası (COPPA), çocuklar ve gençlerin çevrimiçi aktivitelerine kısıtlamalar getiriyor. Yasa, 13 yaş altındaki çocukların kişisel verilerini toplayan platformlara ebeveyn izni almayı şart koşuyor. COPPA nedeniyle hâlâ pek çok platform, resmî olarak 13 yaşın altındaki çocukların hizmetlerine erişmesine izin vermiyor.
Fakat birçok kişiye göre COPPA, çocukları çevrimiçi platformlarda yaşını yanlış beyan etmeye teşvik ediyor.
Yasa, çocukların Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi tarafından korunan bilgiye erişme ve ifade özgürlüğü haklarını kısıtladığı için de eleştiriliyor.
Ek olarak: ABD, 2000 yılında çocukların internet üzerinden müstehcen ve zararlı içeriklere erişimini kısıtlamak için “Çocuklar İçin İnternet Koruması Yasası (CIPA)” isimli bir düzenleme yürürlüğe soktu. Yasa, okulları ve kütüphaneleri çocukların çevrimiçi olarak erişebileceği içerikleri kontrol etmeye zorluyor. Bu kontroller, genelde belirli sözcüklerin aratılmasını engelleyen filtreler aracılığıyla yapılıyor.
Ancak bu filtreler, çoğu zaman yararlı bilgilere erişimin de önüne geçiyor. Örneğin müstehcen içeriğe erişimi engellemek için “meme” kelimesinin filtrelenmesi, meme kanserine ilişkin bilgilere erişilmesini de engelliyor.
Bununla birlikte: Amerikan Pediyatri Akademisi de 2 yaşından küçük çocuklarda ekran süresinin çok sınırlı tutulmasını ve çocukların dijital medya araçlarıyla ebeveyn eşliğinde tanışmasını tavsiye ediyor.
Avrupa: Avrupa Birliği (AB) ise “Dijital Hizmetler Yasası (DSA)” üzerinden çocukların çevrimiçi güvenliğini korumaya yönelik adımlar atıyor. Yasa, sosyal medya platformlarını hizmetlerinin çocuklara zarar vermediğinden emin olmak için ellerinden geleni yapmaya teşvik ediyor.
DSA, sosyal ağların yılda en az 1 kez çocuk haklarını gözettiklerine dair risk değerlendirme raporu sunmalarını ve çocuklara yönelik cinsel istismar, nefret söylemi veya zararlı madde kullanımı gibi öğeler içeren yasa dışı içerikleri hızla kaldırmalarını gerektiriyor.
DSA kapsamında ayrıca, çocuklara hedefli reklamlar sunulması ve çocuk profillerinden pazarlama faaliyetlerine yönelik veri toplanması da yasaklanıyor.
Bir adım geriden: AB, 2015 yılında da 16 yaş altındaki çocukların ebeveyn izni olmadan çevrimiçi hizmetlere erişimini yasaklayan bir yasa çıkarmıştı. Ancak insan hakları örgütleri, yasanın çocukların ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim haklarını ihlal ettiğini öne sürerek düzenlemeyi yoğun bir biçimde eleştirdi.
Gelen eleştirilerin ardından düzenleme, AB üye ülkelerine yasayı uygulamama seçeneği verecek şekilde güncellendi.
Bununla birlikte: Avrupa Birliği ülkeleri, yerel ölçekte de çocukların çevrimiçi güvenliğini sağlamaya yönelik adımlar atıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından görevlendirilen uzmanların hazırladığı bir rapor, 13 yaşın altındaki çocuklar için akıllı telefon kullanımını kısıtlamayı ve 18 yaşın altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimini engellemeyi öneriyor.
Rapor ayrıca, 3 yaşın altındaki çocukların televizyon dahil hiçbir ekrana maruz kalmaması, 3-6 yaş arasındaki çocukların ekran sürelerinin kısıtlanması ve 11 yaşın altındaki hiçbir çocuğun telefon sahibi olmaması gerektiğine işaret ediyor.
Tavsiye listesinde 11-13 yaşları arasındaki çocuklara verilen telefonların internete erişimi olmaması gerektiğinin de altı çiziliyor.
Fransa ayrıca, geçen yıl 15 yaş altındaki çocukların ebeveyn izni olmadan sosyal medya platformlarını kullanmasını yasaklayan bir yasa çıkarmıştı.
Dünya Sağlık Örgütü ise 2019’da 1 yaşındaki çocukların hareketsiz bir biçimde ekran başında hiç vakit geçirmemesini ve 2-4 yaş arasındaki çocuklar için bu sürenin 1 saatin altında tutulmasını tavsiye etmişti.
Çin'de katı düzenlemeler
Çin’in internet kullanımını düzenlemekten sorumlu Siber Uzay İdaresi, geçen yıl benzer kısıtlamalar içeren bir yasa tasarısı hazırlamıştı. Tasarı, tüm mobil cihazlar, uygulamalar ve uygulama mağazalarında çocukların günlük ekran süresini yaş gruplarına göre en fazla 2 saatle sınırlayacak yerleşik bir “Çocuk Modu” bulundurmasını gerektiriyor.
Ayrıntılar: Yasa kapsamında çocuklar, kendileri için belirlenen ekran süresi sınırı dolduğunda kullandıkları cihaz ve çevrimiçi uygulamanın otomatik olarak kapandığını görecek. Ayrıca bu cihaz ve platformların, çocuklara yalnızca yaşlarına uygun içerikler göstermesi sağlanacak.
18 yaşından küçük çocuklar, 22.00-06.00 arasında hiçbir cihaz ve uygulamayı kullanamayacak.
8 yaşından küçük çocuklar için günlük ekran süresi 40 dakika ile sınırlı olurken 8-16 yaş arasında bu süre 1 saate çıkacak.
16-18 yaş arasındaki gençler için ise günlük ekran süresi 2 saat olacak.
Tüm yaş gruplarında elektronik cihazlar, 30 dakikalık kullanımın ardından çocuklara dinlenmeleri için bir hatırlatma bildirimi gösterecek.
Önemli ayrıntı: Ebeveynler, dilerlerse Çocuk Modu’nu devre dışı bırakabilecek. Eğitim ve acil durum hizmetlerine yönelik platformlar, belirlenen ekran süresi kısıtlamalarına tâbi olmayacak.
Güney Kore: Güney Kore de 2011 yılında çocuklarda oyun bağımlılığının önüne geçmeye yönelik bir yasa yürürlüğe sokmuştu. Yasa, 16 yaşından küçük çocukların gece yarısından sonra oyun platformlarına erişimini kısıtlıyordu.
Fakat düzenleme, ülkede birçok çocuğun ebeveynlerinin adına hesap açarak gece yarısından sonra oyun platformlarına erişmeye devam etmesi nedeniyle işlevsiz hâle geldi ve 2021 yılında yürürlükten kaldırıldı.
Diğer ülkeler: Hindistan ve Brezilya gibi ülkeler de çocukların çevrimiçi platform kullanımını, ekran süresi yerine veri odaklı bir biçimde düzenlemeye yönelik yasalar çıkardı.
- Avustralyalı yetkililer ise bir süre önce 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlamaya yönelik yeni önlemler hazırladı. Fakat uzmanlar, bu tip önlemlerin çocukları sosyal medyayı gizlice kullanmaya itebileceği yönünde uyarılarda bulundu.
Sosyal medya platformları ne yapıyor?
Hükümetlerin artan baskılarıyla karşı karşıya kalan sosyal medya platformları ise çocukların çevrimiçi güvenliğine yönelik endişeleri gidermek için yeni araçlar kullanıma sunuyor. YouTube ve Instagram, 2021 yılından bu yana çocuk kullanıcılara platformlarını kullanırken mola vermeleri için belirli aralıklarda bildirim gönderiyor.
TikTok: TikTok ise çocukların platformda kesintisiz olarak 1 saat vakit geçirdikten sonra video izlemeye devam edebilmeleri için parola girmelerini gerektiriyor.
- Birçok sosyal medya platformunda, ebeveynlerin çocuklarının çevrimiçi aktivitesini kontrol etmesine olanak tanıyan denetim araçları da yer alıyor.
Bununla birlikte: 45 milyondan fazla kullanıcısı bulunan sosyal medya platformları, yakın zamanda DSA yönergeleri kapsamında ilk risk değerlendirme raporlarını sunacak. Bu platformların, raporlar doğrultusunda çocukların çevrimiçi güvenliğine ilişkin yeni önerilerde bulunması da bekleniyor.
- Bu öneriler arasında genç kızlara diyetle ilgili videolar göstermemek veya çocuk kullanıcılarda ekran süresini sınırlamak için otomatik oynatmayı devre dışı bırakmak gibi seçeneklerin de yer alabileceği tahmin ediliyor.
Veri odaklı önlemler çok daha işlevsel
Diğer yandan Birleşik Krallık’ta yakın zamanda yapılan bir çalışma, sosyal medya kısıtlamalarının çocukların çevrimiçi güvenliğine ilişkin hiçbir sorunu çözemeyeceğini öne sürüyor. 168 ülke genelinde 18 yıldır yapılan analizlere atıfta bulunan araştırma, internet erişimi ve gençlerin refahı arasında hiçbir bağlantı olmadığına işaret ediyor.
Geniş açı: Bugüne kadar getirilen yasal kısıtlamaların da var olan sorunları çözmekte büyük oranda yetersiz kaldığı görülüyor. Özellikle yaşa dayalı kısıtlamaların birçoğu, yanlış yaş beyanında bulunma veya ebeveyn hesabını kullanma gibi yöntemlerle atlatılabiliyor.
Getirilen düzenlemelerden edinilen tecrübeler, çevrimiçi dünyanın doğası gereği kontrolsüz yapısının çocuk güvenliğini sağlamaya bir noktaya kadar müsaade ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte uzmanlar, veri ve algoritma odaklı önlemlerin yaş ve ekran süresi kısıtlamalarından çok daha işlevsel olduğuna işaret ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Apple CEO’su Tim Cook, kıdemli yöneticilerle tamamen vedalaşmayı reddederek özgün bir strateji uyguluyor. Artan ekran süreleri, hükümetleri çocuklarla ilgili tavsiyelerini güncellemeye iterken, akılsız telefonlar da yükseliyor.
09 Eyl 2024

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş dünyası ve teknoloji editörü.

Quando İçgörü
Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



