COP31 gündemi: İklim siyaseti çevre politikasından seçim siyasetine mi dönüşüyor?

Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarinleri arasında Antalya’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum başkanlığında düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’ne doğru giderken küresel siyasi gündem çevre politikalarının çok ötesine geçerek tamamen jeopolitik güç rekabeti, ekonomik savaşlar ve güvenlik krizleri etrafında şekilleniyor. Zirvede Avustralya müzakerelerin başkanlığını üstlenecek. Bu açıdan COP31'i sadece bir iklim zirvesi olarak değil, iklim politikasının finansman, enerji, sanayi ve jeopolitikle kesiştiği bir eşik olarak okumak gerekiyor.
Dünyada jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde COP31, çok taraflı iklim diplomasisinin hâlâ sonuç üretebildiğini gösterme sınavı olacak. BM İklim Sekreterliği de COP31'in bu açıdan kritik olduğunu açıkça vurguluyor. Bu yüzden COP31'de "iklim adaleti" kavramının kapsamı genişleyebilir.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

YAZARLAR

Pelin Cengiz
Gazeteci. Gazete ve televizyonlarda muhabir, editör, ekonomi müdürü, yazar ve programcı görevlerini üstlenen Cengiz, makroekonomi ve iş dünyası alanlarında haberler üretiyor. İkinci bir uzmanlık alanı olarak ekoloji alanında enerjinin finansmanı, iklim krizi, çevre mücadeleleri ve tarım ekonomisi üzerine çalışıyor.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
OKUMAYA DEVAM EDİN


