Gri suyu geri kazanmak

COVID-19’un Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilmesinden bu yana 17 ay geçti. Bu süreçte tüm dünyada bulaşın önlenmesine yönelik tedbirler alındı. Virüsün tedavisi ve aşılar için çalışmalar yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Pandemi, tüm dünyada yaşam biçimlerini, iş yapış şekillerini, öncelikleri değiştirdi. Pandemi örneğiyle birlikte küresel bir krizin yalnızca bireysel önlemlerle değil yerel, ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle çözülebileceğini ve farklı disiplinlerin katkısıyla aşılabileceğini görmekteyiz.
Bu durum; dünyanın daha uzun bir süredir mücadele ettiği iklim değişikliği söz konusu olduğunda da geçerli. Marmara Denizi’ni etkileyen müsilaj sorunu, yakın zamanda yaşadığımız sel felaketi ve şu an ülkemizin birçok farklı noktasında sürmekte olan yangınlar da bize iklim değişikliği ve etkileri ile mücadelede tekil, yüzeysel ve geçici çözümlere değil; büyük kurumların elini taşın altına koyarak attığı sağlam adımlara ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
İklim değişikliğiyle mücadelede ülkeler Kyoto Protokolü, Paris Anlaşması, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri vb. kararlar doğrultusunda çalışmalar yürütüyor. Büyük kurumlar da çalışma biçimlerini bu farkındalık ve bilinçle yenilemeye başladı. İklim değişikliği açısından riskli bir bölgede bulunan ülkemizde de iklim değişikliği ve özellikle su kaynaklarının tasarrufu konusunda önemli adımlar atılmaya başlandı. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) hazırladığı 5. Değerlendirme Raporu’nda da vurgulandığı üzere su miktarındaki azalma Türkiye’nin de dahil olduğu Avrupa bölgesi için iklim değişikliği kaynaklı öncelikli 3 risk arasında bulunuyor. Kurumların, yerel yönetimlerin su tasarrufu konusunda yapacağı çalışmalar bu riskin önlenmesi için büyük önem taşıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin konut politikasını belirleyen, ihtiyaç sahibi vatandaşların konut talebine çözüm arayan kamu iştiraki bir şirket olarak; İstanbul gibi bir şehirde konut sorununun iklim değişikliğinden ayrı düşünülemeyeceğinin farkındayız. Projelerimizde kentleşme ve nüfus artışı ile yükselen konut ihtiyacına güvenilir, dayanıklı, herkes için, sağlıklı ve nitelikli üretimlerle cevap verirken nüfus artışından daha büyük bir ivmeyle artan su ihtiyacının doğada yarattığı tahribata çözüm bulmak için de çalışıyoruz.
KİPTAŞ olarak, her gün barajlardan, kişi başına yaklaşık 190 litre su çekilen İstanbul’da su tasarrufunun sağlanması konusunda farkındalık yaratmak için bir ilke imza attık. Çevreci bir yaklaşımla tasarladığımız Tuzla Meydan Evler sosyal konut projemizde, gri su geri kazanım sistemini hayata geçiriyoruz. Evlerde duş, küvet, lavabo, çamaşır makinesi, mutfak vb. alanlarda kullanılan ve “gri su” olarak sınıflandırılan evsel atık sular bu sistem sayesinde arıtılarak yeniden (klozetlerin rezervuarlarında ve bahçe sulamasında) kullanılacak.
Yapılan araştırmalar evlerde kullanılan temiz suyun dörtte birinin tuvalet rezervuarlarında kullanıldığını gösteriyor. Basit bir arıtma sistemi ile evlerde kullanılan suyun %75’inin tuvalet rezervuarlarında, bina ısıtma ve soğutma sistemlerinde, bahçe sulamada, süs havuzlarında, yangın hidrantlarında ve genel temizlik vb. birçok alanda değerlendirilebilmesi mümkün. Ayrıca kaynağında yapılan bu ayrıştırma sayesinde şehrin atıksu şebekelerine ve kentsel atıksu arıtma tesislerine gelen atık miktarı da düşürüleceğinden enerji ve işletme giderleri de azalıyor.
Maalesef uzun vadede sağladığı tasarrufa rağmen gri su geri kazanım sistemi başlangıç maliyeti nedeniyle bugüne kadar Türkiye’deki sosyal konut projelerinde uygulanmadı. Sosyal konutta bunun mümkün olduğunu gösteren ilk uygulama olan Tuzla Meydan Evler Projemiz ile hem ev sakinlerinin su faturalarından hem de sadece bir günde ortalama 100-150 kişinin ihtiyacı olan yaklaşık 20 m³ sudan tasarruf edilerek, doğal su kaynaklarının ve çevrenin korunmasına önemli katkıda bulunacağız. Bu proje ile hem vatandaşın su ve iklim krizi gibi konularda farkındalığını artırmayı hem de diğer yerel yönetimlere, sektör temsilcilerine örnek teşkil etmeyi amaçlıyoruz.
Sosyal konutların halkın görüşü alınarak ve uzmanlarla çalışılarak gerektiği gibi hızlı ve ekonomik, ama buna ek olarak dünyadaki koşulların gerektirdiği ve her insanın hak ettiği gibi çevreci, sağlıklı, çağdaş, nitelikli, dayanıklı, güvenilir olması mümkün. İklim değişikliği ile mücadele için sosyal konut ölçeğinde attığımız bu ilk adımın diğer kurumlar için örnek olmasını umuyoruz.
Ali Kurt, KİPTAŞ Genel Müdürlüğü görevini yürütmektedir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün orman yangınlarında devletin sorumluluğunu, gri suyu geri kazanmanın önemini ve kentlerin kapsayıcılığını ele alıyoruz.
03 Ağu 2021

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR





