Deprem ve Kamu Bağışları(!)

Fotoğraf: Bilal Seçkin/Adıyaman
Birçok yardımsever kurum [charity], sivil toplum kuruluşu [ngo] ve kamuya hizmet etmesi için kurulan kamu kurumları yıkıntıların arasından sivilleri kurtarmaya çalıştı. Bu süreçte koordinasyon kurumlarının başarısız olması birçok cana mâl oldu. Bu kısımda ise deprem sonrası yapılan bağış programında yaşanan gariplikleri konu alıyoruz.
Tüm bunlar yaşanırken bazı tuhaf gelişmeler de oldu. Nitekim, depremden 9 gün sonra 15 Şubat günü Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının organizasyonuyla “Türkiye Tek Yürek” ismiyle bir bağış programı yapıldı. Programda 115 milyar Türk Lirası yani 6 milyar dolar bağış toplandı. Bu bağışların deprem gibi anlarda koordinasyon kurulu olarak çalışan Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD) ve Türk Kızılay’ına yönlendirileceği söylendi. Böyle büyük afetler sonrasında bağış programları yapılması oldukça önemlidir. İnsanların bir arada yaşama reflekslerinden birisidir bu tarz programlar. Zaten böyle olduğu için de genellikle bireyler bu programlara güçleri nispetince bağışlarda bulunurlar. “Türkiye Tek Yürek” yayınında ise biraz farklı ve ekonomik açıdan kafa karıştırıcı şeyler yaşandı. Bağış programına yapılan bağışların sıralı büyüklüklerine baktığımızda sorunun ne olduğunu rahatça anlayabiliriz.
Bu programda;
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 30 Milyar TL yani 1,6 milyar dolar
- Ziraat Bankası 20 milyar TL yani 1,05 milyar dolar
- Vakıfbank 12 milyar TL yani 635 milyon dolar
- Halkbank 7 milyar TL yani 370 milyon dolar
- Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) 2 milyar TL yani 106 milyon dolar
- Borsa İstanbul 2 milyar dolar yani 106 milyon dolar
- Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik 2 milyar TL yani 106 milyon dolar
- Emlak Katılım (İslami bankacılık yapan bir devlet bankası) 2 milyar TL yani 106 milyon dolar
- Ziraat Katılım (Ziraat Bankasının İslami bankacılık yapan iştiraki) 1 milyar TL yani 53 milyon dolar
tutarlarında bağışta bulundular. Bu yukarıdaki listede yer alanların hepsi birer anonim şirket olsa da devletin kontrolünde olan finans ve sigorta kurumlarıdır. Ayrıca, Turkcell, Türk Telekom, Türk Hava Yolları gibi kamuya açık olsa da doğrudan hükümetin kontrolünde olan kurumlar da 7,5 milyar TL yani 400 milyon dolar bağış yaptılar. Hatta Diyanet İşleri Başkanlığı, RTÜK, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Savunma Sanayii Başkanlığı, ASELSAN gibi yine doğrudan kamu kurumu olan ve hükümetin kontrolü altında bulunan kurumlar da yüklü bağışlar açıkladılar. Böylece bağış kampanyasında toplanan toplam miktarın yaklaşık yüzde 80’i doğrudan kamu kurumlarından ya da hükümetin kontrol ettiği kurumlardan gelmiş oldu.
Burada dikkati çeken nokta şu: Bu kurumların neredeyse hepsi merkezî bütçe ile bağlantılı kurumlar; kâr ettiklerinde Hazine’ye [Turkish Treasury] aktarıyorlar, zarar ettiklerinde ise Hazineden destek alıyorlar. Zaten yukarıdaki üç kamu bankasına (Ziraat, Vakıfbank, Halkbank) sene başında merkezî bütçeden toplam 60 milyar TL kaynak aktarımı yapılmıştı. Şimdi bu bankalar bu miktarın yarısından fazlasını AFAD ve Kızılay’a geri aktardılar. Merkez Bankası’nın yaptığı bağışın niteliğini ise ancak bilançoya işlediğinde öğreneceğiz. Merkez Bankaları bilindiği üzere sıkıntılı ekonomik dönemlerde yaptıkları para tabanı artırma, kamuya borç verme gibi işlemlerden dolayı (daha birçok işlem de var kâr yaratan ama ayrıntısına girmeyeceğiz) yüksek kârlar açıklarlar ve bu istenmeyen bir durumdur. Tüm bu olanlar düzenlenen yardım programını tartışmaya açtı. Merkezî bütçeye bağımlı bu kurumların bağış açıklamaları aslında merkezî bütçeden yapılan katkılara eşdeğer. Oysa, merkezî bütçede yapılan değişikliklerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde alınan kararlarla yapılması ve denetlenmesi gerektiğinden, hükümetin bu bağış programını denetimden kurtulma amacıyla düzenlediği yolunda kuşkular doğmaktadır.
1 https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/02/20230208-1.pdf
2 https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/02/20230210-1.pdf
3 https://www.youtube.com/watch?v=dPvX1KF3tXk
4 https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/02/20230211M1-1.pdf
5 https://www.aksam.com.tr/trend/universiteler-online-mi-olacak-universiteler-2-donem-yuz-yuze-olmayacak-cumhurbaskani-acikladi/haber-1342948
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye en acı günlerini yaşıyor, Deprem ve OHAL, Deprem ve Kamu Bağışları.
20 Şub 2023

YAZARLAR

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR


