Dinlediğimiz müzikle aşkın keşfi

Dinlediğimiz müziğin aşk hayatımıza etkisini hiç düşündünüz mü?
Dinlediğimiz müzikle aşkın keşfi

Benim ağırlıklı heavy metal dinlediğim yıllarda hard-core dinleyen iki kadın olarak konserlere gittiğimizi hatırlarım, ağır testesteron hormonu içinde ne aradığımızı sorgular olmuştum bir süre sonra. Ardından ergenliğimin beni bir süreliğine gotik/senfonik metale sürüklediğini, bu kez östrojen hormonunun çoğunlukta olduğu konserlere gittiğimi fakat nihayetinde heavy metal konserlerinde bir türlü eşit cinsiyetten dinleyiciye ulaşılamadığını hatırlıyorum. Senfonik türevine çoğunlukla kadınlar, sert türevlerine de çoğunlukla erkekler gidiyordu.

Yapılan -heteronormatif- bir araştırma, heavy metal müzik dinleyen erkekler kadınlara daha çekici gelirken, aynı müziği dinleyen kadınların erkeklere itici geldiği, klasik müzik ve senfonik müzik dinleyen kadınların daha çekici bulunduğunu söylüyor. Bu hard-core&death metal dinlediğim yıllara kıyasla, gotik metal yani senfonik metal müzik dinlerken neden daha ilgi çekici bulunduğumu da kanıtlar nitelikte sanırım.  Bunun kadınların kol kanat geren güçlü erkek, erkeklerin narin çiçek gibi kadın araması klişesinin dinlediğimiz müzikteki karşılığı olduğunu bilmek zor değil.

Fakat ilişkilerin sürekliliğine ilişkin yine yıllar önce yapılan başka bir araştırmayı hatırlıyorum. Heavy metal dinleyen erkeklerin müziğe fazlasıyla enerjilerini harcadıkları ve ilişkilerinde heyecan ve tutkunun klasik müzik dinleyen erkeklere kıyasla daha az olduğu yönünde bir sonuca varmışlardı. Diğer müzik dallarının dinleyicilerine kıyasla en iyi aşıkların klasik müzik dinleyicileri olduğunu salık veriyordu. Bunu metalci ve klasik müzik dinleyen çiftlerin arasında izleyebildiğimi söyleyebilirim.

Günümüzde internetten tanışmalı aşklara yelken açmak en çok hangi müziği dinlediğimiz sorusunun cevabıyla mümkün olabiliyor. Hangi müziği dinlediğimiz kişiliğimizi, kimliğimizi, kültürümüzü, aşkımızı üç aşağı beş yukarı nasıl yaşadığımızı ele veriyor. Ardından yeni tanıştığımız kişi ile nerelere gidebileceğimizi tasavvur ediyoruz; hangi publara, hangi festivallere, hangi cafeye ve hatta hangi ülkelere... Latin Amerika müzikleri dinliyorsa Victor Jara’nın memleketi Şili’ye, Nusrat Fateh Ali Khan dinliyorsa Asya’ya (Hindistan, Pakistan), Fairuz dinliyorsa Arap memleketlerine, Edith Piaf dinliyorsa Fransa’ya, Goran Bregoviç dinliyorsa Balkanlara, Death Metaldinliyorsa İsveç’e, Black Metal dinliyorsa Norveç’e... Mekan tahayyülümüz tamamsa, hangi arkadaşlarımızla tanıştıracağımıza geliyor sıra; dinlediği müziğe göre, aynı tarzda müzik dinleyen arkadaşlarımızla artık daha fazla kanka olacağımız anlamına gelebiliyor. Hele bir de henüz birbirimizi tanımıyorken, kedere doğru salındığımız anlarda dinlediğimiz şarkılara belki yıllar sonra ikimiz de aynı tutkuyla eşlik ediyorsak, bir “ruh eşimsin” bakışı da atıyoruz!

14 Şubat ve onun sevgililer günü ile kafayı bozduğumuzdan değil ama aşkın müzikteki izdüşümünün peşine düşmek, takvim yapraklarının bize hatırlatması ile mümkün oldu. Takvimlere ve onun önemli gün ve haftalarına aşkla ve müzikle selam ederiz!

Sene sonu notu: Yine geride bıraktığımız senenin 14 Şubat'ında yayımladığımız ilk sürpriz bültenimiz o kadar sevildi ki istatistiklerde bir numaraya konmasının yanı sıra kişisel olarak da çok sevildiğine dair haberlerinizi aldık. İtiraf edeyim, benim de galiba kişisel favorim. 

Bültenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

2021 Yılının En İyileri

2021 yılını bitirip aynı zamanda Aposto!’ya katılışımızın birinci yılını kutlarken siz okuyucularımıza yılı genişçe özetleyen bir bültenle teşekkür etmek istedik. İyi yıllar!

31 Ara 2021

2021 Yılının En İyileri

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR