Dış politika Cumhur İttifakı'nın tutkalı mı, çatlağı mı?


QNB Finansbank ’tan iklim taahhüdü Sürdürülebilirlik çalışmalarındaki uygulamalarını tüm müşteri ilişkileri ve kredi süreçlerinde yaygınlaştıran QNB Finansbank , iklim değişikliğiyle mücadele doğrultusunda yeni bir adım atıyor. Nedir? Topluma ve çevreye ciddi zararlar verdiğine dair açık kanıtlar bulunan hiçbir finansman faaliyetinde yer almamayı ilke hâline getiren QNB Finansbank , bundan böyle yeni kömür termik santrali ve yeni kömür maden yatırımlarına kredi vermeyecek. Ne olmuştu? 2015 yılı itibarıyla yeni kömür yatırım projelerini finanse etmeyen banka, kredi politikalarını da aynı yönde şekillendirerek iklim taahhüdünü bir adım ileriye taşıyor. Neden önemli? Sorumlu finansman politikalarıyla bankacılık sektörünün dönüştürücü gücünü sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamak için kullanan QNB Finansbank , ürün ve kredi politikalarını geliştirerek müşterilerinin yeşil dönüşümüne ortaklık etmeyi amaçlıyor. Sürdürülebilir bakış açısını ürünlerine entegre ederek müşterilerine sunan QNB Finansbank ’ı daha yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
MHP lideri Devlet Bahçeli, geçtiğimiz hafta yaptığı bir ülkü ocağı ziyaretinde Yunanistan’a ait pek çok adanın "denizlerdeki Misak-ı Millî'miz" ifadesiyle Türkiye toprağı olarak gösterildiği bir tabloyla görüntü verdi. Yunanistan ile Türkiye arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde verilen bu poz, Yunanistan kamuoyunda tepkiyle karşılandı. AK Parti'den konuya ilişkin açıklama yapılmadı.
Yunanistan'dan tepkiler
Yunanistan merkezli Kathimerini gazetesine konuşan diplomatik kaynaklar, "Maalesef bu görüntü, bizim Türkiye'yle her gün yaşadığımız ve gerilimi tırmandıran aşırı uçtaki açıklamaların bir kısmı. Bir an önce ülkemizin toprak bütünlüğünü şüphede bırakan bu kabul edilemez olayın düzeltilmesini bekliyoruz." açıklamasında bulundu.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de "Bu haritaya iyi bakın. Girit, Rodos, Midilli, Sakız, Samos hepsi Türkiye tarafından alınmaktadır. Bu, aşırılıkçıların ateşli rüyası mı yoksa Türkiye'nin resmi politikası mı? Başka bir provokasyon mu yoksa gerçek hedef mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan, küçük koalisyon ortağının son maskaralıklarına ilişkin tutumunu netleştirmeli." mesajını paylaştı.
Yunanistan da gerilimi tırmandırıyor
Yunanistan ile Türkiye arasındaki gerilimin tırmanmasının tek taraflı bir sebebi yok. Miçotakis’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’la karşılıklı güven ilişkisini yok edeceğini bilerek ABD Kongresi’ne Türkiye’yi şikâyet etmesini, Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın sürekli Türkiye’yi suçlayan açıklamalarda bulunmasını ya da emekli bir Yunanistan amiralinin “Boğazları bombalama” tehdidini tüm kamuoyu hatırlıyordur.
Türkiye’nin gerçek anlamda burnunun dibindeki adaların Yunanistan’a ait olmasına hayıflanmak, Yunanistan’ın bu adaları uluslararası anlaşmalara aykırı şekilde silahlandırmasına itiraz etmek ya da Ege’deki deniz sınırlarında ulusal çıkarları savunmak oldukça makul ve beklenecek siyasi tutumlar. Büyük bir diplomatik kriz çıkmasına sebep olabilecek tavırsa bir ülkedeki iktidar ortağının bir başka ülkenin toprağı üzerinde hak iddia etmesi.
Cumhur İttifakı’nın dış politikası
Genelde dış politikayı söylem düzeyinde iç politika için araçsallaştırmakla bir problemi olmayan AK Parti, pratikteyse 2010’ların başındaki gerçeklerden kopuk idealizmi bir kenara bırakarak daha temkinli ve realist adımlar atıyor. Örneğin Ukrayna’da taraf olmaktansa denge politikası izliyor, NATO’nun genişlemesine engel çıkarmıyor, Körfez ülkeleriyle, İsrail’le, Mısır’la ve Ermenistan’la karşılıklı normalleşme adımları atıyor ve dahası uluslararası aktörlerin tepkisinin ardından Suriye’de yapılması planlanan askerî operasyona başlamıyor. Buna hem uluslararası siyasetteki güncel büyük değişimler hem de Türkiye’de tüm dünyadakinin misliyle hissedilen ekonomik kriz sebep oluyor.
AK Parti'nin ittifak ortağı Bahçeli ise "Suriye’ye ezici harekâtın zorunlu hâle geldiğini, terörün belinin kırılacağını, fitnenin başının yerinde koparılacağını” söylüyor. Yani harekâtı talep ediyor ancak harekata başlamayan ya da başlamak için doğru zamanı bekleyen AK Parti’yi bu konuda fazla da sıkıştırmıyor.
Tutkal mı çatlak mı?
Son günlerde kimi belediye meclislerinde AK Parti ve MHP’li üyelerin tartışması ya da Bahçeli’nin daha önce "enflasyonun açıklananın çok üzerinde olduğunu, zamların milletin belini büktüğünü" söyledikten sonra MHP’den ihraç edilen milletvekili Baki Ersoy’u yeniden partiye davet etmesi ekonomik kriz nedeniyle anketlerde Millet İttifakı’nın gerisine düşen ve oy kaybı süren Cumhur İttifakı’nda “çatlak” söylentilerinin artmasına sebep oldu. Bu “çatlağın” şu an muhalif kesimin bir temennisinden öteye gitmediğini, birbirine karşılıklı şekilde bağımlı hâle gelen AK Parti ve MHP’nin özellikle seçimden önce farklı yollara sapmayacağını düşünüyorum. Hatta, oy kaybını telafi etmek ve bir kere daha seçim kazanmak isteyecek AK Parti’nin dış politikada en azından söylem düzeyinde şahinleşerek MHP’nin çizgisine yaklaşmasını bekliyorum.
Öte yandan, Süleyman Demirel’in dediği gibi siyasette 24 saat çok uzun bir süre. MHP’nin yayılmacı dış politika savunusunun yol açabileceği bir çatışma ya da diplomatik kriz, AK Parti’yi bu ekonomik koşullar altında taşımak istemeyeceği bir yükün altına sokabilir, AK Parti MHP ile arasına mesafe koyarak yeni ittifak ortakları arayışına çıkabilir. Ya da MHP oylarının daha da erimesi ve partinin de ekonomik krizin sorumlusu olarak görülmesi, MHP’nin belki de yıllardır biriktirdiği AK Parti’ye yönelik eleştirilerini bir anda ortaya dökmesine de yol açabilir. Bu durumda MHP için dış politika, AK Parti'den kendini ayrıştırabileceği bir alan olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Bahçeli'nin Yunanistan'a ait adaları Türkiye toprağı olarak gösteren haritası, Cumhur İttifakı'nın ayrıştığı iddialarını gündeme getirdi. Van Gogh'un 100 yıllık eserinin altında otoportresi bulundu.
16 Tem 2022

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





