Mısır ve Etiyopya: Su savaşına doğru mu?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Dünya ticaretinin önemli geçiş güzergâhı Süveyş Kanalı’nda karaya oturan geminin tekrar yüzdürülmesiyle Afrika kıtasında gözler tekrar Etiyopya, Mısır ve Sudan arasındaki Nahda Barajı krizine çevrildi. Dünyanın en büyük hidroelektrik santrali projesi olarak tanımlanan ve Nil nehrinden gelecek suyla doldurulacak olan barajın yapımı 2011’de Etiyopya tarafından duyurulmuştu. Ülkeler arasında 9 yıldır devam eden anlaşmazlık sürerken geçtiğimiz günlerde Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin yaptığı açıklamalar “savaşın ayak sesleri” olarak yorumlandı.
- Bir adım geriden: Etiyopya, siyasi ve ekonomik nedenlerle 1960’lardan bu yana gerçekleştiremediği Nahda Barajı projesini, 2011’de Mısır’da Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in devrilmesine sebep olan siyasi kargaşadan faydalanarak tek taraflı olarak başlatmıştı. Projeden endişe duyan Mısır, barajın tasarımı ve çalışmaları için inceleme izni istemişti. Abiy Ahmed bu isteği reddederek “Etiyopya’nın barajı inşa etmesini hiçbir gücün durduramayacağını, gerekirse bunun için savaşabileceklerini” belirtti ve 2020’de baraj rezervuarını doldurmaya başladı. Böylesi bir hamleyi 2015’te imzalanan İlkelerin Beyanı anlaşmasına aykırı bulan Mısır, Birleşmiş Milletler'i müdahaleye çağırdı. Yıllardır devam eden görüşmelerin sonuncusu 10 Ocak 2021’de başka bir çıkmazla sonuçlandı.
- Etiyopya ve Mısır barajın ne kadar zamanda doldurulması konusunda anlaşamıyor. Projeyi bir ulusal egemenlik meselesi olarak görerek bütün masrafları üstlenip yapımının %70’ini tamamlayan Etiyopya barajı 7 yılda doldurmak isterken Mısır, ülkesindeki su kaynaklarının yetersiz olacağı endişesiyle bu sürenin 12-21 yıl aralığında olmasını istiyor. Etiyopya tarafından ocak ayında Afrika Birliği’ne yapılan açıklamada, uzlaşı olsun veya olmasın temmuz ayında ikinci rezervuar çalışmalarının başlatılacağı belirtilmişti.
- ABD’nin rolü: ABD ve Dünya Bankası; Etiyopya, Mısır ve Sudan arasındaki anlaşmazlığı çözmek için 2019-2020 yılları arasında ara buluculuk görevini üstlenmişti. Şubat 2020’de ABD’nin eski Hazine Bakanı Steven Mnuchin, ülkelerin çıkarlarını koruyarak anlaşmazlıkları adil bir şekilde ele alan bir anlaşmanın imzalanacağını belirtse de Etiyopya anlaşmanın ülkenin egemenliğini ihlal edeceği gerekçesiyle görüşmelerden çekilmişti. Kahire’nin ABD’nin kilit müttefiki olması sebebiyle eski ABD Başkanı Donald Trump Etiyopya’ya birçok yaptırım uygulamıştı. Biden yönetiminin ise yaptırımları tam anlamıyla kaldırmasa bile daha diplomatik bir yaklaşım benimseyerek krize bir çözüm bulacağı öngörülüyor.
- Son gelişmeler: İki ülkenin arasında yer alan Sudan’ın olası bir su savaşı hâlinde Mısır ve Etiyopya’dan daha çok etkileneceğinin farkında olması sebebiyle Nahda Barajı krizini barışçıl bir şekilde çözüme ulaştırmada aktif rol oynaması bekleniyor. Sudan, barajın faaliyete geçtikten sonra su kaynaklarının yetersizliğinden endişe etse de üretilecek ucuz elektrikten faydalanacağı için projeye karşı olabildiğince tarafsız yaklaşmıştı. Ancak Sudan, Etiyopya’nın kuzeybatı bölgesine bitişik olan tarım alanı el-Faşaka konusunda yaşadığı sınır anlaşması sebebiyle, geçtiğimiz ay Mısır’la savunma iş birliği anlaşması imzalayarak taraf değiştirdi. İkili ayrıca Etiyopya ile müzakereleri yeniden başlatabilmek için BM, AB, ABD ve Afrika Birliği’ne çağrıda bulundu. Tüm bunlara rağmen Etiyopya hükümetinden yapıcı bir adım göremeyen Sisi, geçen hafta yaptığı açıklamada tehditkâr bir üslupla ülkesinin Nil nehrindeki payının “dokunulmaz” olduğunu belirterek barajın Nil Havzası ülkeleri arasında bir anlaşma olmadan doldurulmasının bölgede hayal edilemeyecek bir istikrarsızlık yaratacağını söyledi. Müzakerelerin taraflar arasında anlaşmaya varmak için son şans olduğu belirtilerek 3-5 Nisan tarihlerinde bakanlar düzeyinde tekrar bir toplantı gerçekleştirildi.
- Yazarın yorumu: Nil nehrinin Mısır için bir yaşam kaynağı olması ve Etiyopya’nın kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederek müzakereleri çıkmaza sürüklemesi bölgede su savaşının çıkma ihtimalini gözler önüne serdi. Fakat ikinci dolum aşaması başlamadığı sürece Mısır tarafından bir askerî müdahale olacağı düşünülmediğinden ABD’nin Etiyopya üzerinde baskı oluşturarak taraflar arasında anlaşmaya varılabileceği düşünülüyor. Zira her ne kadar bölgede bir savaş kaygısı olsa da Mısır ve Sudan’ın istekliliği ve Etiyopya’nın savunmasızlığı barışçıl bir çözümü mümkün kılıyor. Doğu Afrika’daki istikrarın öneminin farkında olan üç ülkenin de bu aşamada bir savaş başlatmaktan ziyade anlaşmazlıkları diplomasiyle çözmek istediği görülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta hikâyelerimizde Mısır ile Etiyopya'yı savaşın eşiğine getiren Nahda Barajı'nı ve Afganistan'da Taliban ile yürütülen barış sürecini ele alıyoruz.
08 Nis 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.



