Erdoğan diplomasisi: Zafer mi hezimet mi?

Erdoğan diplomasisi: Zafer mi hezimet mi?

8 Ağustos - QNB Finansbank
QNB Finansbank ile birlikte

QNB Finansbank ’tan geleceğimiz için yeni bir adım İklim değişikliğiyle mücadelede çevresel etkilerin etkin yönetilebilmesi için yenilebilir enerji kaynaklarını desteklemenin büyük önem arz ettiği bilinciyle hareket eden QNB Finansbank , sürdürülebilir gelecek konusunda tam sorumluluk almaya devam ediyor. Ne oldu? Temiz enerji dönüşümüne destek veren QNB Finansbank , sürdürülebilirlik performans kriterlerine dayalı Türk lirası cinsinden faiz takası işlemleri yapmak konusunda Merrill Lynch International ile anlaştı . Gerçekleştirilen anlaşma kapsamında banka, elektrik tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlaması durumunda rebate (para iadesi) alacak. Bir adım geriden Topluma ve çevreye ciddi zararlar verdiğine dair açık kanıtlar bulunan hiçbir finansman faaliyetinde yer almamayı ilke hâline getiren QNB Finansbank , yeni kömür termik santrali ve yeni kömür maden yatırımlarına kredi vermeyeceğini duyurmuştur. Gelecek nesillere sürdürülebilir bir gelecek bırakmak konusunda kararlığını sürdürerek, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) işbirliğinde çocuklarla gerçekleştirilen ‘İklim Koruyucuları Yetişiyor’ projesi kapsamında öncü bir projeye imza atmıştı. Sürdürülebilir bakış açısını ürünlerine entegre ederek müşterilerine sunan QNB Finansbank ’ı daha yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Uluslararası İlişkiler alanında dünyanın önde gelen dergilerinden biri olan Project Syndicate'te, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son dönemdeki dış politika hamlelerini analiz eden ve Erdoğan'ın "başarılı bir diplomat" olduğu ifade edilen bir makale yayımlandı. Söz konusu makalede, özellikle Rusya ve Ukrayna arasında İstanbul'da imzalanan tahıl anlaşmasının önemli bir diplomatik başarı olduğu ve bu anlaşmanın Erdoğan'ın hanesine yazıldığı belirtildi. Bu makaleden yola çıkarak, Türkiye'nin son dönemdeki diplomasi trafiğinin ne gibi sonuçlar getirdiğini ve cuma günü Soçi'de gerçekleşen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki ikili görüşmenin sonuçlarını değerlendireceğiz.

Ukrayna ile Rusya arasındaki köprü: Türkiye

24 Şubat'ta Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle hem Avrupa hem de Avrasya'nın siyasi ve jeopolitik dinamikleri temelden sarsıldı. Ukrayna'nın Rusya işgaline karşı direnişi savaşın ilk gününden beri kararlı şekilde devam ederken başta ABD olmak üzere Batı ülkeleri, Ukrayna'ya maddi destek ve mühimmat yardımı yapmayı sürdürüyor. Hiçbir ülke direkt olarak dâhil olmasa da Ukrayna’ya yapılan askerî ve maddi yardımlar, Rusya'ya uygulanan yaptırımlar Rusya ile Batı bloku arasındaki gergin ilişkileri kopma noktasına getirdi. Türkiye, işgalin öncesinde de hem Ukrayna hem de Rusya ile yakın ilişkilere sahip olan tek NATO üyesi konumundaydı. Türkiye ile Rusya’nın siyasi, askerî ve ekonomik alanda derinleşen iş birliği başta NATO olmak üzere Batı bloku tarafından eleştirilse de işgalin başlamasıyla Türkiye’nin, Rusya ile Ukrayna arasında bir denge siyaseti izlemeye başlaması bir diplomasi başarısı olarak görüldü. Bir yandan BAYKAR üretimi SİHA’lar Ukrayna’ya gönderilirken diğer yandan Türkiye Rusya ile yakın ilişkilerini devam ettiriyor ve Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımlara katılmıyordu.

Ekonomik krize çözüm arayışları

Derinleşen ekonomik kriz ve yapılan anketlerde muhalefetin oy oranını istikrarlı olarak artırması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iç politikadaki hareket alanını gün geçtikçe daraltıyor ve seçim öncesi ekonomide suni bir rahatlama yaratabilmek için dış kaynağa olan ihtiyacını artırıyor. Bu anlamda, Arap Baharı'nın başladığı 2010 yılından beri diplomatik ve ticari ilişkilerin neredeyse dondurulduğu Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’a açılım politikası başlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu iki petrol zengini Körfez ülkesinden yatırım ve nakit akışı sağlamayı amaçlıyor. BAE’ye art arda yapılan ziyaretler ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’la karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi, temelde derinleşen ekonomik krize çare olabilecek bir dış kaynak bulma ihtiyacını yansıtıyordu. Türkiye’nin bölgedeki diplomatik yalnızlığını bitirecek hamleler olarak görülen bu ziyaretler, ana akım medyada bir dış politika başarısı olarak gösterilse de Cemal Kaşıkçı cinayetinin Suudi Arabistan’a devredilmesi, dış kaynak bulabilme amacıyla yargı bağımsızlığının feda edilmesi olarak da yorumlanıyor.

Sonuç üretmeyen diplomasi

Nitekim, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından İsveç ve Finlandiya’nın olası bir işgal tehdidine karşı NATO’ya üyelik talepleri, Türkiye ile NATO arasında yeni bir krizin kapılarını araladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu iki İskandinav ülkesinin PKK ve YPG’ye destek verdikleri gerekçesiyle NATO üyeliklerini desteklemeyeceklerini açıklaması yoğun bir diplomasi trafiğini de beraberinde getirdi. Yapılan heyetler arası görüşmeler sonrasında Madrid’de düzenlenen NATO Zirvesi’nde Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında üçlü bir memorandum imzalandı ve Türkiye üyelik blokajını kaldırdığını açıkladı. Ancak, memorandumda taahhüt edilen suçluların iadesi veya terör propagandasına yönelik eylemlerin engellenmesi sözleri hâlâ yerine getirilmiş değil. Erdoğan’ın, ABD Başkanı Joe Biden ile ikili görüşmesinde gündeme getirdiği F-16 savaş uçaklarının satışı da Kongre’deki engelleri aşamıyor.

18 Temmuz’da İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenen Astana Zirvesi’nde Türkiye-Rusya-İran arasında düzenlenen toplantılarda da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arzu ettiği sonuçlar elde edilemedi. Ana gündem maddesinin Türkiye’nin Suriye’ye yapacağı sınır ötesi harekât olan görüşmelerde, hem Rusya hem de İran böylesi bir operasyonu bölgesel istikrarsızlığı artıracağı kaygısıyla desteklemediklerini açıkça ifade etti. Dolayısıyla, Suriye operasyonu 5 Ağustos’ta Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le yapılacak olan ikili görüşmeye kadar ertelenmiş oldu.

Rusya ile derinleşen ilişkiler

Erdoğan ile Putin’in 5 Ağustos’ta Soçi’de yaptığı ikili görüşmenin sonuçları AB kanadında büyük tepki topladı. Görüşme sonrasında yapılan açıklamada, Türkiye ile Rusya’nın ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmek amacıyla TL ve ruble üzerinden ödeme yapma konusunda anlaştıkları ve Türkiye’nin doğal gaz ithalatının bir kısmını Ruble ile ödeyeceği açıklandı. 5 Türk bankasının Rus kredi kartı ödeme sistemi MIR ile çalışma hazırlığında olduğu ve her iki ülkenin Merkez Bankaları arasında iş birliğinin artırılması gibi sonuçlar, bir yandan Türkiye’nin Batılı ülkelerden kovulan Rus oligarklarının sermayesini çekmeye çalıştığı diğer yandan da Rusya’nın Batı’nın yaptırımlarını Türkiye üzerinden aşmaya çalıştığı yorumlarını ön plana çıkarıyor.

Financial Times gazetesine konuşan AB’li yetkililer, bu hamleler nedeniyle Türkiye’nin de yaptırımlara maruz kalabileceğini ve Türkiye’de faaliyet gösteren Batı şirketlerinin pazardan çıkmak isteyebileceğini ifade ediyor. Soçi’deki görüşmenin diğer önemli gündemi olan Suriye’ye sınır ötesi harekât için, Putin’in yine yeşil ışık yakmadığı belirtiliyor. Putin’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Bu konuları Beşar Esad ile görüşerek çözün” diyerek Türkiye’nin Suriye ile siyasi diyaloğa girmesi konusunda baskıladığı görüşü ağırlık kazanıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞 Gazze’de çatışma, Erdoğan diplomasisi

Hazine, temmuz ayında 92,8 milyar liralık rekor nakit açığı verdi. BIST 100, geçtiğimiz haftayı 2.750,49 puanla tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. ABD Dışişleri Bakanı, Çin'i sorumsuz adımlar atmakla suçladı.

08 Ağu 2022

QNB Finansbank ile birlikte
AP Photo/Fatima Shbair

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta