Eski İstanbul’da Levanten ve Gayrimüslimlerin Eğlence Hayatı

https://www.sebahjoaillier.com/
Levanten denilince akla Osmanlı İmparatorluğu dönemi ve İzmir gelir. Hâlbuki İstanbul’da çok daha yüksek bir nüfus söz konusuydu ve Levanten sayısı da daha fazlaydı. Bazıları yüzyıllar önce gelmiş bu Katolik mezhebinden ailelerin kökenleri Avrupa’da genelde İtalya ve Fransa’ya dayanıyor, ancak bazı farklı ülkelerden gelenleri de Levanten kategorisine alan mecralar mevcut. Akdeniz’in doğusundaki Osmanlı şehirlerine yerleşip ticari, finansal ve sınai gelişmeleri bu topraklara ulaştıran bu toplum özellikle Batılılaşmayı teşvik eden Tanzimat sonrası ciddi bir nüfus artışı yaşadı.

Yüksek Kaldırım ve Crespin Han, Sébah&Joaillier Fotoğrafı, Fabrizio Casaretto Arşivi
Etnik çeşitliliğiyle İstanbul’un kozmopolit yapısı Batı yaşam tarzına en uygun semt olan Galata ile bitişik Pera bölgesinde en geniş nüfusuna ulaşmıştı. Bazı ülkelerin elçiliklerini Pera’da açmaları da yayılmalarında büyük etken olmuştur. Levantenlerin yoğunlukta yaşadıkları ve iş yaptıkları Pera’da sosyal hayat da gayet hızlı şekilde gelişiyordu. O zamanlar kadınlı ve erkekli eğlence tarzının bazen garipsendiği topraklarda eğlence mekânları da zamanla gelişip farklı tarzlarla çoğalıyordu. 1800’lerin sonunda İstanbul şehrinin yarısı kadarını oluşturan Levanten ve diğer gayrimüslim kesimlerin eğlence kültürünün gelişmesinde ciddi katkıları oldu.
Fransız tipi Café ve Patisserie’ler iş çıkışlarında uğrak yerlerdi. Cadde-i Kebir üzerinde bulunan Concordia ve Café Flamme gibi mekânlar hoş sohbet ve canlı klasik müzikleriyle hem günün yorgunluğunu atmak hem de son havadisleri almak için sohbet merkezleri oluşturuyordu.

1900’lerde Grande Rue De Pera (günümüzdeki İstiklal Caddesi), Sébah&Joaillier Fotoğrafı, Fabrizio Casaretto Arşivi
İzmir’de Alsancak’ta günümüzde olmayan fakat 1890’larda varlığı bilinen Cafe Eden en çok rağbet edilen mekân iken İstanbul’da bunların sayısı çok daha fazlaydı. 1850’li yıllardan itibaren Patisserie Lebon ve daha sonra Marquise, kalburüstü kesimin buluştuğu Pera’nın en meşhur Fransız tipi pastahanesi olmuştu, ancak bu mekâna sadece pastahane olarak bakmamak gerekir, ister çaylı pastalı ister yemekli davet verilebilirdi.

Cafe Eden, Sébah&Joaillier Fotoğrafı, Fabrizio Casaretto Arşivi
Özel günlerdeki kutlamalar farklı boyutlarda yaşanıyordu. Bir maskeli balo veya Karnaval genelde ağırlıklı İtalyanların kullandıkları mekânlarda yapılıyordu. Herkes o güne has renkli geleneksel otantik kıyafetler giyerek eğlenceye katılırdı. Şık restoranların yanı sıra lüks otellerin salonları bu tip eğlenceli organizasyonlar için çok elverişliydi.
Yaş günü gibi kutlamalar genelde hafta sonları yapılır, arkadaşlarla kırsal alanlarda geziler ve oyunlarla güzel bir gün geçirilirdi. Hazır getirilen zengin yemek menüleri piknik havasında yenilir, akşam eve bitkin halde dönülürdü. En çok uğranılan yerlerden birisi Kağıthane olmuştur. Yemyeşil kıyıların ortasından geçen derede kayık sefası yapılırken çimlerin üzerinde oturan veya koşuşturan şık giyimli insanlara rastlamak mümkündü.

1890’lar Kağıthane, Sébah&Joaillier Fotoğrafı, Fabrizio Casaretto Arşivi
Noel ve Paskalya gibi dini bayramlar ailece görüşüp eğlence havasında geçiyordu. İlk önce kiliseye gidilir, çıkışta avluda buluşup programın eğlence kısmı başlardı. Her iki güne özel yemekler özenle hazırlanır, sofra ziyafet havasında geçerdi.
Şehir içindeki eğlence mekânları ve konseptler günümüze göre biraz farklılık gösteriyordu. Çiçek Pasajı’nın yerinde bulunan, 1840’lardan 1870 Beyoğlu yangınına kadar ayakta kalan Naum Tiyatrosu’nun eşi benzeri olmadı. Hem opera hem tiyatrolar sahne alırken büyük masalarda şık kıyafetlerle oturan yüksek gelirli davetliler karşılıklı gülüşmeler içerisinde yemeklerini yerlerdi. İlk ve uzun yıllar tek olmasından dolayı inşaatında destek olan padişahları da seyirciler arasına çekiyordu.
Sportif faaliyetler de bir eğlence havasındaydı. Futbol 19. yüzyılın sonuna doğru Osmanlı’ya gelmişti ve kulüplerde oyuncuların büyük kısmını gayrimüslimler oluşturuyordu. O günlerden kalan film ve fotoğraflara baktığımızda şık kıyafetli insanların tribünlerde gülerek ve eğlenerek maç seyrettikleri görülüyor.
Genele baktığımız zaman geliri iyi olan kesimlerin, ki bunların birçoğu gayrimüslimdi, eğlence anlayışı ve merakı farklı konu ve konseptleri de beraberinde getirdi. Birçoğu günümüzde yok ancak ilham alındığı kesindir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Tulûat sanatının en iyi ustalarından Naşit Özcan'ın tiyatrosunda bir gece
24 Oca 2023

YAZARLAR

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?
1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.
İLGİLİ OKUMALAR


