Genç Cumhuriyet Karadeniz Vapurunda

Evrim Şencan Gürtunca tarafından kaleme alınan ve Libra Yayınları tarafından basılarak, okuyucu ile buluşan Genç Cumhuriyet Karadeniz Vapurunda isimli kitap, Seyyar Sergi’nin bu 86 günlük serüvenini anlatan özgün bir çalışmadır.
Genç Cumhuriyet Karadeniz Vapurunda

Yazı: Emine Kısıklı

Samsun’dan bir güneş gibi doğarak başlattığı kurtuluş mücadelesi ile yıkılmak üzere olan Osmanlı toprakları üzerinde yeni bir Türk Devleti kurmayı başaran Mustafa Kemal Paşa, devrimlerin devam etmekte olduğu günlerde yeni Türk Devleti’ni Batı’ya tanıtmak amacıyla bir Seyyar Sergi düzenleme kararı almıştır. 1926 yılında hayata geçirilmesi planlanan bu Seyyar Sergi projesi ticarî amaçlı düşünülmüş olsa da aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk tanıtım projesidir. Seyyar Sergi, günümüzde PR/Halkla İlişkiler olarak adlandırılan etkinliğin veya ülke propagandasının 1926 yılı şartlarındaki karşılığıdır. Seyyar Sergi projesini çok önemseyen genç Cumhuriyet, sergi heyetinin başına Celal Bayar’ın büyük oğlu Refî Bey’i getirmiş, ayrıca bir de sergi komiserliği kurmuştur. Musul sorunu yüzünden Batı ile ilişkilerin gergin olduğu bir dönemde gerçekleştirilen bu PR çalışmasıyla genç Cumhuriyet, batıya hem ürünlerini tanıtacak hem yeni ticaret antlaşmaları yapma imkânı bulacak hem de uygarlık yolunda emin adımlarla yürüdüğü mesajını verecektir.

Düzenlenen sergiye ev sahipliği yapacak olan Karadeniz Vapuru, 1905 Hollanda yapımı, S.S. Wilis isimli bir yolcu ve yük gemisidir. Türkiye Cumhuriyeti tarafından satın alınmış olan bu gemi, bir sergi vapuru olarak düzenlenmiştir. Beyaza boyanan vapur, karanlıktan aydınlığa geçişi, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık yüzünü simgelemiştir. 29 Eylül 1951’de kadro dışı bırakılan Karadeniz Vapuru, 1954 yılında satılacak; bir dönem Seyyar Sergi’nin uğradığı Cenova Limanı’nda sökülerek, ekonomik ömrünü tamamlayacaktır.

Döneminin en konforlu gemilerinden biri sayılan Karadeniz Vapuru, titizlikle yürütülen hazırlık faaliyetlerinin ardından 13 Haziran 1926 günü Lütfi Kaptan’ın idaresinde İstanbul’dan, Mudanya’ya hareket etmiş, 5 Eylül 1926 günü de İstanbul’a geri dönmüştür. 13 Haziran 1926 günü Karadeniz Vapuru, Mudanya Limanı’nda çok özel bir konuğu ağırlamıştır. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul yerine Mudanya Limanı’nda Karadeniz Vapuru’nu ziyaret etmeyi tercih etmiştir. Bu tercih bir tesadüf değildir. Çünkü Mudanya; Millî Mücadele’de sıcak savaşın bittiği, kalıcı barış görüşmelerine başlanması, yani yeni Türk Devleti’nin varlığının ve bağımsızlığının Batılı devletler tarafından kabul edilmesi kararının verildiği Mudanya Mütarekesi’nin imzalandığı yerdir. Seyyar Sergi, Mustafa Kemal Paşa’dan aldığı moral desteğinin ardından 86 gün sürecek yolculuğuna çıkmıştır. Kırk gün on altı saat denizde, kırk altı gün altı saat limanlarda kalan, 9.986 mil yol kat eden, on iki Avrupa ülkesini dolaşan Karadeniz Vapuru, uğradığı on altı limandan da olumlu izlenimlerle ayrılmıştır. Şef Osman Zeki Bey yönetimindeki Riyaset-i Cumhur Musikî Heyeti (Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası) her limanda İstiklâl Marşımızı çalmış, Türk musikisinin eşsiz örneklerini ve ziyaret edilen ülkenin eserlerini seslendirmiştir. Yolculuk süresince kırk dört yabancı kılavuz kaptan kullanılmış, vapurda on altı balo verilmiş, vapur dışında otuz altı ziyafete iştirak edilmiştir. Sergiyi yolculuğu süresince yaklaşık 65.000 kişi ziyaret etmiş, sergilenen ürünlerden yaklaşık 120.000 liralık gelir elde edilmiştir. Bu organizasyonun sorunsuz tamamlanması için hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmayan sergi heyeti, bir grup Robert Kolej öğrencisini tercüman olarak görevlendirmiş, vapurda ticarî işlemleri kolaylaştırmak amacıyla İş Bankası şubesi ve haberleşmeyi sağlamak amacıyla bir de posta şubesi açmıştır. Tasarlanan logoda ticaret ve haber tanrısı Hermes elindeki Seyr-ü Sefain amblemiyle deniz üzerinde süzülen Karadeniz Vapuru’na yol göstermiştir. Seyyar Sergi anısına bastırılan 30.000 adet hatıra pulu dağıtılmış, vapura “Beyoğlu 980” koduyla bir de telefon eklenmiştir. Bir ülkenin tanıtımında PR çalışmasının etkisini, reklamın gücünü anlamakta zorlanan bazı çevreler, içerisinde bulunulan ekonomik şartlarda böyle bir masrafın gereksiz olduğunu, Batı’ya tanıtacak fazla bir ürünümüz olmadığını savunsalar da bu tanıtım faaliyetini çok önemseyen İstanbul Ticaret Odası, sergi için yapılan 600.000 liralık bir harcamanın 500.000 lirasını finanse etmiş, 100.000 lirasını ise hükümet karşılamıştır.

Başkent Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve Uygulama Merkezi (ATAMER) öğretim üyesi Sayın Dr. Öğr. Üyesi Evrim Şencan Gürtunca tarafından kaleme alınan ve Libra Yayınları tarafından basılarak, okuyucu ile buluşan Genç Cumhuriyet Karadeniz Vapurunda isimli kitap, Seyyar Sergi’nin bu 86 günlük serüvenini anlatan özgün bir çalışmadır.

Kitap, ilk kez İngilizce, Fransızca ve henüz Harf Devriminin yapılmamış olduğu bir döneme denk geldiği için eski Türkçe gazeteler incelenerek kaleme alınmış. Ayrıca yazar, eseri hazırlarken Devlet Arşivleri, İstanbul Şehir Üniversitesi Taha Toros Arşivi ve Salt Araştırma Merkezi’nden elde ettiği belgelere, hatıratlara ve röportajlara geniş yer vermiş. Kitapta, Seyyar Sergi’de çekilen, çok özel fotoğrafları görmek mümkün. Bu nedenle Genç Cumhuriyet Karadeniz Vapurunda, konu ile ilgili yapılmış diğer çalışmalardaki boşluğu doldurmuş, özgün bir çalışma niteliği taşımakta. Ayrıca kitap, akademik bir çalışma olmasının yanı sıra akıcı bir anlatımla okuyucuyu âdeta 1926 yılına götürmekte. Soluksuz okurken, Karadeniz Vapuru’nun özel konuklarından biri olduğunuz ve Avrupa limanlarında dolaştığınız hissine kapılmaktasınız. Eserde; Karadeniz Vapuru’nun hazırlık aşamaları, yola çıkışı, sergilenen ürünlerin belirlenme kriterleri, katılımcıların kimlikleri titiz bir araştırma ile verilmiş. Genç Cumhuriyet Karadeniz Vapurunda, Karadeniz Seyyar Sergisi’nden elde edilen tecrübeler ışığında 1926’dan sonra düzenlenen sabit ve gezici sergilere geniş yer vermiş olması açısından da araştırmacılar için önemli bir kaynak niteliği taşımakta.

Kurtuluşumuzun ve kuruluşumuzun gerçekleşmesinde dönemin ulaşım araçlarından biri olan vapurların önemini çok iyi bilen Sayın Evrim Şencan Gürtunca, Emden ve Alemdar Vapurları ile ilgili çalış malarının yanı sıra, bu eserinde 86 günlük serüvenini anlattığı Karadeniz Vapuru’nu bir uygarlık projesi olarak görmüş. Yazar, Mustafa Kemal Paşa’nın, Bandırma Vapuru ile başlattığı kurtuluş mücadelesini, bir başka ifade ile tam bağımsızlığı gerçekleştirmek için verdiği sıcak savaşı bir uygarlık projesi olan Karadeniz Vapuru ile tamamladığı tezini işlemiş. Bir vapurla İtilâf Devletlerine karşı bağımsızlık mücadelesi veren bir ulusun, bir başka vapurla kurduğu yeni devleti bir dönem savaştığı ülkelere tanıttığını düşünen yazar, Türk kadınına sosyal hayatta kendini kanıtlama imkânı veren bu projenin aynı zamanda tarım toplumundan, sanayi toplumuna geçişin somutlaşmış hali olduğunu savunmakta. Yazara göre Karadeniz Vapuru bir sahnedir. Bu sahnede genç Cumhuriyeti Batı’ya tanıtma görevini üstlenenler başta kurtuluşumuzun ve kuruluşumuzun mimarı, büyük önderimiz Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Millî Mücadele’de ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda etkin rol oynayan şahsiyetlerdir. Diğer bir ifadeyle Karadeniz Vapuru, bir ulusun topyekûn kalkınma azminin somut ifadesidir. Karadeniz Vapuru; Türk ulusunun eğitimde, sanatta, tarımda, sosyal hayatta kalkınma ve modernleşme yolunda hızlı adımlarla ilerlediğini, peçeden, festen, eğitimsizlikten kurtulduğunu, ekonomik bağımsızlığını kazandığını dünyaya haykırışıdır. Karadeniz Vapuru, uygarlık savaşının bizzat kendisidir.

Genç Cumhuriyetin önemli bir uygarlık projesi olan Karadeniz Vapuru Seyyar Sergisi, ne yazık ki, konuya ilgi duyanlar ve araştırmacılar dışında çok da bilinmiyor. Genç Cumhuriyet Karadeniz Vapurunda, genç olmayı yaş ile sınırlamayan, aydın kafa yapısına sahip olan her yaştaki insanı genç kabul eden Mustafa Kemal Paşa’nın, Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiği tüm aydınlarımızın okuması gereken bir başucu kitabı. Hatta bu uygarlık projesinin üniversitelerde ders olarak anlatılması gerektiği gibi, Halkla İlişkiler bölümlerinde kaynak kitap olarak kullanılmalı. Karadeniz Vapurunda yer alan şahsiyetleri yakından tanımanız, uğranılan limanlarda yaşananlara yakından tanıklık etmeniz, genç Cumhuriyetin büyük bir cesaretle gerçekleştirdiği bu PR çalışmasını en özgün kaynaktan okumanız dileğiyle. İyi okumalar...

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Toplumsal TarihToplumsal Tarih

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Resimdeki Balık Olmak

Toplumsal Tarih'in 332. sayısından resimde balık imgesi, kitap incelemesi, Bilim Tarihi Güncesi

06 Oca 2023

Resimdeki Balık Olmak

YAZARLAR

Toplumsal Tarih

Tarih Vakfı'nın ülkemiz insanlarının tarihe bakışlarına yeni bir içerik, zenginlik kazandırmayı ve tarihi mirasın korunmasını köklü bir duyarlılıkla, geniş toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan dergisi Toplumsal Tarih'ten özel seçkiler her cuma 11.00'de Aposto'da.

İLGİLİ OKUMALAR