Geri sayım: Sosyal medyanın seçimler üzerindeki gücü


Dinlenme sırası annelerde: Yatsan İyi bir hayatın temelinde iyi bir uykunun yattığına inanan Yatsan , bizleri uyutmak için gecelerini gündüzlerine katan annelere bu Anneler Günü ’nde kaliteli bir uyku hediye ediyor. Neler var? Rahatlığıyla herkesi kendine hayran bırakan Lazyboy Koltuk , annelere gün içerisinde dinlenebilecekleri bir keyif köşesi sunuyor. Kusursuz bir uyku deneyimi vadeden Yatsan Elite Pillow Yatak , gece boyu omurgayı destekleyen yapısıyla anneler için en konforlu hediye seçeneklerinden. Uykunun kalitesini yükselten Uykucu Visco Therapy Boyun Destekli Air Yastık , dinlendirici bir uyku için boyun desteği sağlıyor. Bir annenin yumuşacık dokunuşunu andıran saf ipekten oluşan uyku maskesi , gözleri ışıktan koruyarak uykunun en derin anında ışıkla bölünmesini önlüyor. Pamuk satenin yumuşak dokusuyla uykuya davet eden Yatsan Maison Nevresim Takımları , çeşitli model ve renkleriyle annelerin beğenisine sunuluyor. Siz de bu Anneler Günü ’nde Yatsan’la annenize teşekkürlerinizi sunabilir, Yatsan’ın hediye seçeneklerini buradan inceleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Türkiye oldukça kritik bir seçime giderken sosyal medya şirketleri, seçime yönelik olarak aldıkları önlemleri açıkladı.
Bu kapsamda, WhatsApp, Instagram ve Facebook’u bünyesinde bulunduran Meta, 14 Mayıs seçimleri özelinde seçim güvenliğini sağlamak amacıyla Türkiye’de “Seçim Operasyonları Merkezi” isimli bir merkez kurduğunu açıkladı. Meta, merkezin amacının seçimlerin güvenli ve emniyetli bir şekilde yapılmasına yardımcı olmak için uygulamalarında asılsız bilgilerin yayılmasını azaltmak, zararlı içerikleri kaldırmak, potansiyel tehditleri gerçek zamanlı olarak belirlemek ve daha hızlı müdahalede bulunmak olduğunu ifade etti.
Öte yandan, TikTok da seçim öncesinde seçime yönelik dezenformasyonun ve yanlış bilginin yayılmasını engellemek için aldığı önlemleri duyurdu. TikTok Türkiye sözcüsü Emir Gelen, platformdaki seçimle ilgili yanlış bilgilerin tespitini kolaylaştırmak amacıyla 40 bini aşkın güvenlik uzmanıyla birlikte makine öğrenimi başta olmaz üzere her türlü teknolojik imkandan yararlandığını aktardı.
Dezenformasyon ve yanlış bilginin toplum üzerinde yarattığı etkiyi daha iyi anlamak için Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) ile işbirliği yapan TikTok’un yayımladığı “Türkiye'de Dijital Okuryazarlık” isimli rapora göre, vatandaşların %63 internetteki bilgilerin çoğunun gerçeği yansıtmadığına inanıyor.Rapor ayrıca insanların %59'unun güvenilir bir uluslararası ve ulusal kurum tarafından paylaşılan bilgileri dikkate aldığını, %71'inin de anonim hesapları ciddiye almadığını ortaya koydu.
Dezenformasyon ve manipülasyon
Sosyal medya platformlarını yöneten şirketlerin davranışlarınız, ilgi alanlarınız, aileniz ve arkadaşlarınız hakkında veri toplayabilmesi, hatta bu verileri daha detaylı biçimde analiz edebilecek başka şirketlere satması da mümkün.
Kurduğunuz bağlantıları ve yaptığınız yorumlar ile paylaşımlarınızı kaydeden sosyal medya platformları, oy verme olasılığınız, ne yönde oy kullanacağınız ve ne tür reklam ya da haberlerin fikrinizi değiştirmede etkili olabileceğine yönelik oldukça tutarlı çıkarımlarda bulunabilecek veri setlerini de oluşturuyor.
Dünyanın en büyük skandallarından biri olarak tarihe geçen Cambridge Analytica olayında, “tüketici, takipçi, seçmen davranışlarını değiştirmek isteyen iş dünyası ve siyasi partilere hizmet sunan bir veri analiz şirketi” olarak tanımlanan Cambridge Analytica’nın, 2016 ABD Başkanlık Seçimi’nde, Birleşik Krallık’ın 2016 yılında Avrupa Birliği'nden ayrılması için gerçekleşen Brexit referandumunda ve daha pek çok farklı ülkenin seçim süreçlerinde, seçimin sonucunu değiştirecek düzeyde aktif rol oynadığı ortaya çıkmıştı.
Buna göre, Cambridge Analytica, 90 milyon Facebook kullanıcısının verilerine izinsiz bir şekilde erişim sağlayarak bu verileri seçmen davranışını anlamlandırmak ve yönlendirmek amacıyla toplamış; olayın açığa çıkmasının ardından Meta CEO’su Mark Zuckerberg, ABD Kongresi önünde ifade vererek özür dilemişti. Meta, Facebook kullanıcı verilerinin uygunsuz bir şekilde Cambridge Analytica ile paylaşılmasının bedelini 5 milyar dolarlık bir ceza ile ödemişti.
Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu da geçtiğimiz hafta Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve ekibinin "dark web dünyası ile anlaşmaya çalıştığını" söyleyerek Altun ve ekibini "Cambridge Analytica"cılık oynamaya çalışmakla suçlamıştı. Buna ek olarak, CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek de İçişleri Bakanlığında paralel bir yapı kurulduğunu ve bakanlık bünyesinde bir seçim takip modülü oluşturulduğunu öne sürerek tüm valilik ve kaymakamlıklara talimat verildiğini iddia ederek Kılıçdaroğlu'nun söylemlerini desteklemişti.
Fahrettin Altun ise bu iddiaları, "CHP Genel Başkanının yalan siyasetinin sınır tanımazlığına bir kez daha şahitlik ettik." diyerek reddetmişti.
Bundan sadece birkaç ay öncesinde ise siber pazarda “Team Jorge” ismiyle, resmî olaraksa “Demoman International” ismiyle bilinen İsrail merkezli bir şirketin, yapay zeka, siber teknolojiler ve iletişim uzmanlarından oluşan ekibiyle 30’u aşkın ülkede dezenformasyon yoluyla seçimlere müdahalede bulunduğu ortaya çıkmıştı. Buna göre, 20 yıldan uzun bir süredir dünyanın farklı noktalarında seçimlerin sonucunu etkileyen Team Jorge; seçimlere herhangi bir iz bırakmadan gizlice müdahale etme sözüyle müşterilerine, yalan haberlerin yayılmasını sağlamaktan Twitter, LinkedIn, Facebook, Telegram, Gmail, Instagram ve YouTube'da binlerce sahte sosyal medya profilinden oluşan geniş bir orduyu kontrol eden “Aims” isimli bir yazılım paketine kadar oldukça geniş çaplı bir hizmet sunmuştu.
İşin ‘sansür’ boyutu
İktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesinden Bülent Orakoğlu'nun dün yayımlanan yazısında, Pentagon’un kontrolünde olduğunu söylediği Twitter’ın, ‘Büyük İstanbul Mitingi’ne yönelik “alçakça ve kalleşçe organize bir saldırı” düzenlediğini öne sürdü. Orakoğlu’nun iddialarına göre, Twitter, seçime giden süreçte FETÖ ve PKK yanlısı hesapları öne çıkarmaya ek olarak çeşitli iftira kampanyaları ve kara propagandaların yayılmasını sağlamış; bir algoritma düzenlemesiyle Kılıçdaroğlu’nu öne çıkarırken AK Partili vatandaşların paylaşımlarını daha az göstermişti.
Orakoğlu buna ek olarak Büyük İstanbul Mitingi için Twitter’da “#TürkiyeSanaEmanet” etiketi altında yapılan milyonlarca paylaşımın engellendiğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı’na "açıkça sansür uygulandığını" iddia ederken; "açıkça suç işlediğini" öne sürdüğü Twitter’ın seçim özelinde bir süre kapatılması için de çağrıda bulundu.
Buna karşılık, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve ARTICLE 19’un dün yayımladığı rapora göre, hükümetin internet üzerindeki kontrolü seçimleri tehdit ediyor. Sosyal medya şirketlerinin politikalarına odaklanan raporda, Türkiye’de geçmiş seçimlerde sosyal medyanın, geleneksel medyanın ve ulusal seçim makamlarının bağımsız olmadığı bir ortamda oy kullanımına yönelik usulsüzlük iddialarının ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadığı belirtilirken Ekim 2022’de kabul edilen yasal değişiklikler kapsamında internet sansürüne yönelik araçların seçim öncesinde büyük oranda arttığı ifade ediliyor.
"Hükümet, seçim sırasında muhalif görüşlerin yayılmasını engellemek için sosyal medya platformlarını tehdit etmekten veya kısıtlamaktan kaçınmalıdır" ifadelerine yer verilen raporda, "Sosyal medya platformları ve mesajlaşma servisleri, Türkiye'deki seçmenlerin demokratik bir seçime katılım hakkına saygı göstererek hükümet baskısına direnmeli ve kısıtlamalara karşı acil durum planlarını uygulamaya koyarak kâr etmek yerine insan haklarına öncelik vermelidirler" şeklinde aktarılıyor.
Buna ek olarak, sosyal medya şirketlerinin “Birleşmiş Milletler İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri uyarında faaliyetlerini demokratik seçimlere katılma hakkını zedelemeye katkıda bulunan yönlerini ele almak da dahil olmak üzere, insan haklarına saygı gösterme ve ihlalleri giderme yükümlülüklerinin” bulunduğunun kaydedildiği raporda, Meta ve TikTok haricinde hiçbir sosyal medya platformunun 14 mayıs seçimlerine yönelik yaklaşımlarını açıklamadığı; Twitter ve YouTube’un seçimler için genel politikalarının olmadığı ve Telegram’ın da dezenformayın ya da seçimle ilgili bir politikasının bulunmadığı belirtiliyor.
Ayrıca, söz konusu şirketlerin Türkiye'deki seçimler için ayırdıkları kaynaklar hakkında şeffaf olamadığını belirten İnsan Hakları İzleme Örgütü, Twitter’da devlete bağlı hesapların bu yönde etiketlenmesine rağmen Anadolu Ajansı’nın böyle bir etikete sahip olmamasının “endişe verici” olduğunu da sözlerine ekliyor. Konuya ilişkin açıklamasında ARTICLE 19 Avrupa Direktörü Sarah Clarke, şu ifadelere yer veriyor:
"Sosyal medya şirketleri, bağımsız gözlemcilerin değerlendirmeleri de dahil olmak üzere, hükümetin olumsuz gördüğü içerikleri çıkarmaları konusunda yoğun bir baskıyla karşılaşabilir. Şirketlerin bu baskılara direnmeleri ve bu kritik seçim döneminde kendilerini hak ihlallerinin ortağı hâline getirecek tedbirlere karşı koymak için ellerinden geleni yapmaları çok önemlidir."
Türkiye’de terör saldırıları ve deprem gibi olaylarda “dezenformasyon riski” adı altında –Twitter başta olmak üzere– sosyal medya platformlarına erişim engeli geldiğini; ancak bu engellerin ifade özgürlüğüne ek olarak haberleşme ve yardımlaşma faaliyetlerini de sekteye uğrattığı düşünüldüğünde, benzer bir erişim engelinin seçim zamanı gerçekleşmesinin oldukça ağır sonuçları olabileceğini söylemek pek de yanlış olmayacaktır.
Erişim engeli durumunda ne yapılabilir?
Olası bir erişim engeli, engellenen hizmetlere erişimin imkansız olduğu anlamına gelmiyor. Bu noktada, erişim engelini aşmak için VPN, anonim tarayıcılar ve merkeziyetsiz sosyal medya platformları kullanmak gibi pek çok yöntem bulunuyor.
Mesela, Twitter ve YouTube gibi popüler servislere erişimin engellenmesi hâlinde RiseUp, GetOutline ve Getlantern gibi VPN hizmetleri veya site içeriklerini merkeziyetsiz biçimde dağıtan bir mobil tarayıcı olan CENO (censorship.no), anonim iletişim imkanı sağlayan Tor ya da internet sansürünü önlemeyi amaçlayan bir araç olan Psiphon ile erişimi kısıtlanan servislere tekrar bağlanabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ODTÜ'de öğrencilerin bahar şenliği rektör tarafından iptal edildi. Moskova'daki dörtlü zirvede, Türkiye ve Suriye dış işleri bakanları 2011'den bu yana ilk kez görüştü. ABD'de enflasyon iki yılın ardından %5'in altına geriledi.
11 May 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.





