Gündemde Kalsın: Müsilaj

Hadi pek kısa olan "toplum hafızamızı" birlikte bir güzel tazeleyelim.
Gündemde Kalsın: Müsilaj

Arada bir zortlayan, ama sonra sesi kesilen konular var. Bunları gündemde tutmaya çalışmak bizim görevlerimizden biri. İlk olarak bu bölümde ‘müsilaj’ ile başlıyoruz. 

Google Trends, internette ne hakkında muhabbet dönüyor, bunun analizinin yapıldığı temel kriter gibi düşünüyoruz (aksini düşünürseniz, bize yazın!). 5 yıllık trend yapmayı düşündük, ancak zaten Nisan 2021 öncesi müsilaj kelimesinin Google’da esamesi okunmamış. Bu yüzden son 12 aylık müsilaj kelimesinin trendi aşağıda: 

Şimdilik müsilajın popülaritesi geçmiş gibi gözüküyor. Ancak işin uzmanına sorduk, müsilaj geçti mi diye. Doç. Dr. İnci Tüney, deniz biyoloğu ve bu yaz da müsilaj üzerine çalışmış: 

“Müsilajın belirli bölgelerde dibe çöktüğü farklı derinliklere yapılan dalışlarda gözlemleniyor, yüzeyde görünmüyor olması yok olduğu anlamına gelmiyor. Deniz tabanının müsilajla kapanması bentik (deniz tabanında yaşayan) canlılar için oldukça  tehlikeli, canlıların üzerini kapladığı ve oksijensiz bir ortam oluşturduğu için olumsuz etkileri oldukça büyük. 

Daha önceki çalışmalarımızda ve yaptığımız dalışlarda müsilaj benzeri oluşumları Güllük Körfezi’nde (Bodrum) ve hatta Temmuz ayı içerisinde İzmir Körfezi kıyısında gözlemledik. Henüz durum Marmara Denizi’ndeki gibi değil fakat bu ileride olmayacak anlamına da gelmiyor. Marmara Denizi’nde de durum henüz gözle görülmezken çeşitli üniversitelerden akademisyenler, bilim insanları bu konuya dikkat çekmeye çalışmışlardı. Yani felaket göz göre göre gerçekleşti. Benzer durumlar sadece denizlerde değil iç sularımızda (göller) da gözlemleniyor.  

Bafa Gölü bu durumdan etkilenen iç sularımızın başında geliyor. Müsilajın deniz sıcaklıkları ve kirliliği arttıkça daha sık yaşanacağını biliyoruz. Son dönemlerde ağırlıklı olarak  Gökova Körfezi’nde çalışıyorum, yaptığımız düzenli ölçümlerde yaz mevsiminde yüzey suyu sıcaklığının 28-29°C, 40 metre derinlikte ise 25°C olduğunu tespit ettik. Normalde ortalama yüzey sıcaklıklarının Ege Denizi’nde 24°C olması gerekiyor. Bu sıcaklık artışı denizel ekosistemi fazlasıyla etkiliyor ve etkilemeye de devam edecek. 

Bir an önce kirliliği durdurmaya yönelik tedbirlerin alınması ve iklim krizinin etkilerinin en aza indirilmesi yönünde çalışmaların etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekiyor. 

Bu konuda bizler neler yapabilir derseniz, denizleri kirletmeyip, plastik kullanımını azaltıp, suyu boşa kullanmamız bile bireysel olarak alabileceğimiz küçük görünen büyük katkılar. Yeryüzünde yaşam ilk olarak denizlerde başladı ve hala atmosferdeki oksijenin %70’i denizlerde üretiliyor. O nedenle nefes almak için denizleri yaşatmamız en büyük sorumluluğumuz olmalı.”

Müsilaj üzerine daha önce Akdeniz Koruma Derneği Kurucusu Zafer Ali Kızılkaya ile konuşmuştuk. ‘Denizlerimize neler oluyor?’ diye sormuştuk. Spotify linkini buraya bırakıyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

İklim krizi senin de sinirini bozmuyor mu?

Bizim sinirimizi çok bozuyor. Bu yüzden de harekete geçtik. Esmiyor Post!'da bu hareketlerin biri. İlk sayımıza hoşgeldin.

02 Eyl 2021

İklim krizi senin de sinirini bozmuyor mu?

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR