Haluk Şahin ile bir gelenek yaratmak üzerine: Ozanın Günü ve Homeros Okumaları

Homeros’un anısına, 2002 yılında gazeteci Haluk Şahin tarafından başlatılan “Ozanın Günü ve Homeros Okumaları" etkinliği o tarihten bu yana Bozcaada'nın hem tarihinin hem de bugünün bir parçası. Şahin, Bozcaada'ya bir gelenek armağan etmesinin hikayesini anlatıyor.
Haluk Şahin ile bir gelenek yaratmak üzerine: Ozanın Günü ve Homeros Okumaları

15 Eylül - Akbank - Gündem
Akbank ile birlikte

Geleceği inşa eden girişimciler için burada: Boost The Future Akbank ve Endeavor Türkiye iş birliğiyle düzenlenen girişim hızlandırma programı Boost the Future ’ın 6’ncı dönem başvuruları için bugün son gün . Nedir? Boost the Future programına katılan startuplar, 10 hafta boyunca hibrit sunulan program içerikleriyle işlerini ölçeklendirerek büyütme yolunda destek bulacaklar. Programa kabul edilecek 8 startup kurucusu, haftalık olarak gerçekleşecek eğitim ve mentorlük süreçleriyle Endeavor’ın yerel ve uluslararası uzman ağından destek alabilecek. Neden Boost the Future? Program, dünyanın en büyük girişimci ağı olan ve Türkiye’nin önde gelen girişimlerini ağında bulunduran Endeavor Türkiye ve Akbank yöneticilerinden oluşan mentorlar tarafından yürütülüyor. Girişimciler mentorluk seanslarında da strateji, hukuk, teknoloji, markalaşma ve yatırım gibi alanlarda uzmanlardan rehberlik alacaklar. Program girişimcileri Akbank LAB ile yakından çalışma fırsatı bularak girişimci-kurum iş birliğinden yararlanabilecekler. İş fikirlerini olgunlaştırma, yatırım alma ve uluslararası arenaya açılma gibi birçok fırsata sahip olacaklar. Strateji ve İş Geliştirme Atölyeleri ’nde ürün, strateji, satış, pazarlama gibi konulara odaklanacaklar. Benzer zorluklarla karşılaşan girişimcilerle Endeavor çatısı altında bir araya gelen katılımcılar birlikte paylaşım ve öğrenim ortamına erişecekler. Girişimciler, Entrepreneur Experience (EX) ekibi tarafından yakın takibe alınarak Endeavor Yerel Seçim Panelleri ’ne katılım önceliği yakalayacaklar. Girişimlerini tüm ekosisteme tanıtma ve yatırım yolunda bir adım öne çıkma fırsatı sunan Demo Day etkinliğinde girişimciler yatırımcılarla buluşacak. Geleceğin girişimcilerini arayan Boost the Future Programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilir, başvuru formunu şuradan doldurabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Söyleşi: Ayşe Şahin

Homeros’un anısına, 2002 yılında gazeteci Haluk Şahin'in Cevat Çapan ve Manfred Korfmann ile başlattığı “Ozanın Günü ve Homeros Okumaları" etkinliği o tarihten bu yana tam 23 yıldır Bozcaada'nın hem tarihinin hem de bugünün bir parçası. Bu yalnızca bir kutlama değil, adanın kültürünün, tarihinin ve ruhunun da bir yansıması. Yazın son demleri arkada kalırken bu ada geleneği, bazı hikayelerin tekrar ve tekrar anlatılmayı hak ettiğini de bize hatırlatıyor.

Ozanın Günü ve Homeros Okuması’nın kökeni nereye dayanıyor?

Aslında pek çok kökeni var. Bunlardan biri, İlyada ve Odysseia'yı okuma şansını yakaladığım Bursa'daki lise yıllarım. Edebiyat öğretmenim, Batı edebiyatının kurucu babası kabul edilen Homeros'u okumamızın iyi bir fikir olduğunu düşünmüştü. Bu eserler tam da burada, Anadolu'da yaşanmış olayları anlatıyordu. Homeros'a yönelik ilginin evrensel olduğu aşikar fakat benim asıl dikkatimi çeken bu topraklarla olan bağlantılarıydı.

Bu ilk alaka, hayatım boyunca beni takip etti. Yıllar içinde Troya'da ve yakın çevresinde yaşananlar hakkında birçok makale yazdım ve sonunda bunların bir derlemesi olan Troyalılar Türk müydü? adlı kitabım yayımlandı. Yazılarım Türkiye'de Osman Bey olarak tanınan ünlü arkeolog Manfred Korfmann'ın da dikkatini çekti. Korfmann, yaşamı boyunca Troya ve Homeros üzerine çalışmıştı. Arkeoloji camiasını Troya'nın aslında bir Yunan şehri değil, bir Batı Anadolu şehri, hatta muhtemelen bir Luvi şehri olduğuna ikna etmeyi başarmıştı. Benim de bu tezi çok makul bulmamla konuya ilgim derinleşti. Korfmann'la tanışıklığımız, çalıştığım medya şirketi için onunla yaptığım söyleşiye dayanıyor. Bu söyleşinin ardından arkadaş olmamızla, kendisi benim için bu kadim hikayenin hayata dahil edilmesinde kilit bir figür hâline geldi. 

1990'ların sonu ve 2000'lerin başında Bozcaada'da yaşarken, adanın hikayesiyle ile Truva hikayesi arasında bir bağlantı kurabileceğim aklıma geldi. Korfmann'a ve şair arkadaşım Cevat Çapan'a, İrlandalıların James Joyce'un Ulysses'i için yaptıklarına benzer bir Homeros okuması düzenleme önerisiyle gittim. Başta pek hevesli değillerdi ama hiç değilse bir deneyip görmeyi kabul ettiler. 2002 yılında saatlerce İlyada okuduğumuz gün, etkinliğin başlangıç noktası oldu.

Homeros Okuması, Bozcaada ve sakinleri için nasıl bir anlam taşıyor?

Homeros, bir anlamda dünyanın en büyük “influencer”ıydı. Son 25 yılda, kısmen Brad Pitt'in başrolünde olduğu 2004 yapımı Troy filmi sayesinde de iyice popülerleşmişti. Film, özellikle genç kuşaklar arasında Homeros'un antik öyküsüne ilgiyi yeniden canlandırmıştı. Bunun arkasından gelen Pat Barker'ın The Silence of the Girls'ü gibi feminist ve LGBTQ adaptasyonları da bir uyarlama dalgasını tetikledi. Bu modern uyarlamalar, günümüzün ırk ve toplumsal cinsiyet konularını yansıtma şekilleriyle Troya hikayesinin hâlâ güncel olduğunu kanıtlıyor.

Ancak asıl ilginç olan, antik Truva'nın hemen karşısında yer alan Bozcaada'nın bu destansı hikayeyle bağlantısını bugüne dek sahiplenmemiş olmasıydı. Bozcaada, Homeros'un İlyada'sında Truva Savaşı'nın kritik noktalarından olan Tenedos olarak geçiyor. Yunanlıların meşhur tahtadan at numarasının ardından Troya'nın yanışını Bozcaada kıyılarından izleyebilirdiniz. Ancak yıllarca adanın Truva mirası gözardı edildi.

Aslında bakarsanız, Troya'yı arayan gezginlere, efsanevi kenti bulmak için önce Bozcaada'ya bakmaları, ardından Anadolu yakasına geçmeleri söylenir. Bozcaada, yüzyıllar boyunca çok sayıda kavim ve devlet tarafından yönetilmiş olsa da, kültürel olarak her zaman Truva hikayesine bağlı kalmıştır. Ada, tarihi boyunca Venedikliler, Cenevizliler, Araplar, Fransızlar, İngilizler, Bizanslılar, Osmanlılar ve Yunanlılar tarafından işgal edilmiş ve yönetilmiş olmasına rağmen, Troya ile bağını her zaman korumuştur.

Yıllardır Bozcaada'nın bu büyük hikayenin bir parçası olduğunu söylüyor olsam da insanlar ancak yakın zamanda bununla gurur duymaya başladı. Bu değişimin en önemli nedenlerinden biri turizm. Halk uzun zamandır Troya'nın kendilerine mi yoksa başka bir kültüre mi ait olduğunu merak ediyordu. Ben her zaman Türkiye topraklarının altında veya üstünde yatan her şeyin bizim sorumluluğumuzda olduğuna inandım. Troya'yı da böyle görüyorum. Bu bizim mirasımızın bir parçası ve bunu benimsemeliyiz.

Ayrıca altı yıl önce açılmış, muazzam bir Troya Müzesi var. Dünya standartlarında birinci sınıf olarak nitelendirilebilecek bu müze, Troya'ya ilginin artmasına da yardımcı oluyor. Troya Müzesi ve Homeros Günü gibi etkinliklerle birlikte, daha fazla kişiyi bu hikayeyle ilgilenmeye ve kültürel önemini takdir etmeye teşvik ediyoruz.

Peki etkinlik adanın kültürel kimliğine nasıl bir katkı sağlıyor?

Bozcaada, Troya'nın “büyük hikayesinin” bir parçası ve bu da adanın yavaş yavaş benimsemeye başladığı bir durum. Biz, 30 yıldır insanlara adanın tarihî önemini hatırlatmaya çalışıyoruz. ABD'den Brezilya'ya kadar dünyanın her yerinden insanlar Truva hikayesini romanlarında, filmlerinde ve diğer sanat eserlerinde kullanıyor ancak Bozcaada, bu bağlantının kimliğini nasıl şekillendirdiğini daha yeni fark etmeye başlıyor.

Bozcaada’nın Çanakkale Boğazı'na yakın konumu, adayı yüzyıllar boyunca pek çok istilacının hedefi hâline getirmiş. Venedikliler, Osmanlılar ve diğerleri burada izler bırakmış. Homeros Okuması, Bozcaada'nın bu tarihle ve şimdiye kadar anlatılmış en büyük hikayelerden biriyle bağlarını yeniden kurmasına yardımcı oluyor.

Sizce Ozanın Günü ve Homeros Okuması, şiir ve edebiyatın daha geniş bir kitle tarafından takdir edilmesine nasıl katkıda bulunabilir?

Homeros sadece tarihî bir figür değil, hikayeleri bugün de canlılığını koruyor. Ozanın Günü gibi etkinlikler, hikayelerin yanı sıra arkalarındaki derin tarih ve kültür katmanlarının da insanlar tarafından takdir edilmesini sağlıyor. Homeros'un eserlerinin en önemli özelliklerinden biri, yalnızca sözcüklere değil, imgelere, tarihe ve insanlığa dair kavrayışınızı da genişletmesidir.

Bozcaada kıyılarında dururken adanın Truva Savaşı ile bağlantısını bilmek, olaylara bakış açınızı değiştiriyor. Homeros'un öyküleri, edebiyatın da ötesinde adanın yaşayan kültürünün bir parçası hâline geliyor. Ozanın Günü'nün altında yatan öz de bu: Şiirsel duyarlılığı canlı tutarken yüzeyin altında yatanı görmemizi sağlamak.

Etkinliğin gelecekte ne gibi zorluklarla karşılaşabileceğini düşünüyorsunuz?

Asıl zorluk, etkinliğin köklerine sadık kalmak. Gençlere hitap etmek için bazı öğeleri daha popüler yollarla anlatmak cazip gelebilir, ancak Ozanın Günü, şiir ve tarihi merkezinde tutmaya devam etmeli. Etkinliğin bütünlüğünü korurken genç neslin katılımını sağlamak elbette ki çok önemli.

Etkinliği genişletmek veya geliştirmek için ne gibi fırsatlar görüyorsunuz?

Sadece Bozcaada için değil, tüm insanlık için Homeros'un mirası üzerine inşa edilebilecek birçok olasılık var. Etkinlik anlamını koruyarak Homeros'un dehasını onurlandırmaya odaklanmalıyız. Genç izleyicileri de şiirin güzelliği ve kültürel mirasımızla buluşturabiliriz. Homeros'un hikayeleri, bazen yeni kitaplara ilham vererek, bazen de dünyaya bakış açımızı değiştirerek hâlâ dünyayı derinden etkiliyor.

Toparlayacak olursak...

Homeros Okuması, yerel bir kutlamadan çok daha fazlası... Etkinlik, Bozcaada'nın geçmişiyle yeniden bağ kurması ve Homeros'un eserlerinin ve şiirinin ruhunun yaşatılmasında önemli bir rol üstlenebilir. Bu etkinlik, bize Troya gibi hikayelerin neden zamanın ötesinde olduğunu hatırlatıyor. Bozcaada içinse bu, şimdiye kadar anlatılmış en büyük hikayelerden birindeki yerini kutlamanın bir yolu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📬 MTV Ödülleri, Homeros Okumaları

MTV Video Music Awards'da Sabrina Carpenter, "Espresso" şarkısıyla Yılın Şarkısı ödülünü, Chappell Roan ise "Good Luck, Babe!" şarkısıyla En İyi Yeni Sanatçı ödülünü kazandı.

15 Eyl 2024

Akbank ile birlikte
Chappell Roan, Fotoğraf: Mike Coppola, Kaynak: Getty Images for MTV

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta