Hayaller (Demirtaş'a, Kavala'ya) Özgürlük, Hayatlar Aşırı Sağ

AK Parti'nin Avrupa'daki kalesi Hollanda Krallığı'ndan herkese selamlar. Ben Büşra, Twitter'a yapışık geçirdiğim, duygusal iniş çıkışlarla dolu bir haftanın sonunda öfkemin boyutlarını kabul ettiğim bir gün oluyor. Cishet Müslüman erkeklere ait olduğunu düşündüğüm "safları sıklaştıralım" deyişinin Nâzım Hikmet'in "Hürriyet Kavgası" şiirinden geldiğini öğrendiğim bir gün de oluyor. İnsan kendi ülkesinin umut ve devrim teşebbüsleri tarihini bilmeyince böyle oluyor.
Bu bir "seçim analizi" değil, eleştirilecek *çok* yanı olmasına rağmen bir Millet İttifakı eleştirisi hiç değil. Bireysel hayatlarımızı bir kenara koymuş, 28 Mayıs 2023'ün gelmesini beklerken ve bilgi akışı/dezenformasyon fırtınası devam ederken bu haftanın bülteni birbirleriyle alakasını bir anlığına fark edip paylaşmak istediğim "şey"lerin kısa bir listesinden oluşuyor.
Seçimle ilgili bir şeyler söylerken defalarca düşünmek gerekiyor: Seçim gecesi ve sonrasında Cizre sokaklarında dolaşan zırhlı araçlardan seçimden bir gün sonra Yenikapı Marmaray'da hayatına son veren Kübra Ergin'e, davaları ve tutuklulukları devam eden vatandaş ve politikacılara, şiddetten ölen kadınlara ve bu ülkede büyüyecek çocuklara, yolsuzluk ve liyakat yoksunluğunun kesiştiği yerde, depremde hayatını kaybeden milyonlara ve binbir tehlikeyi ardında bırakarak Türkiye'ye sığınmış göçmenlere; ülkenin en az yarısı için bu seçim ve gelecek seçimler sadece bir varoluş değil, ölüm-kalım meselesi. Pek çok kişi gibi, bu ağırlığı omuzlarımda hissederek ikinci turu beklediğim bu haftadan bültene yolunu bulanlar:
Olmasaydı olmazdı: Pride ve kadın hareketinden "radikal sevgi" kampanyasına
CHP'nin 15 Mayıs 2023 itibariyle, kimi seçmenin ise biraz daha önce bıraktığı radikal sevgi stratejisi ve amblemleşen "el ile kalp"e meydanlarda cesaret verenin kadınların ve kuirlerin yıllardır Feminist Gece Yürüyüşü ve İstanbul Onur Yürüyüşü'nde pankartlarıyla insan olmaya açtığı alan olduğuna yemin edebilirim ama kanıtlayamam.
Nereden çıktığını bilmiyoruz ama kimin çıkarttığını biliyoruz: HÜDA-PAR
Feminist Gece Yürüyüşü ve İstanbul Onur Yürüyüşü demişken, ülke tarihinde ilk defa kadınların, LGBTQIA+'ların ve çocukların hayatına bu kadar büyük bir tehdit unsuru girdi. 1990'larda, JİTEM'le işbirliği içinde insanları vahşice katleden Hizbullah'la ilişki geçmişiyle, hayatın şeriat kanunlarına göre düzenlenmesi gerektiğini savunan bu partinin dört vekili artık mecliste.
Sağın günleri bitmedi ve sırada daha sağcı günler var
AKP'nin yirmi yılı aşkın iktidarı, CHP'nin Altılı Masası'ndaki herkesin sağcı olması (ve oy anlamında neredeyse hiçbir işe yaramamaları), Meral Akşener'in geçmişindeki çok karanlık ilişkilerle geri gelmesi ve Kılıçdaroğlu'nun ağzından yükselen "sınır namustur" retoriği yeterince kötü değilmiş gibi hiç yoktan beliren kafatasçı Zafer Partisi ve Sinan Oğan'ın %5 seçmeni, size de merhaba.
Cumhurbaşkanı kim olursa olsun, ilerleyen günlerde bu ultra sağcı Türkiye'de ırkçılığın daha da yükselmemesi için kafa kafaya verip eylem planları üretmemiz gerekecek.
Bonus:
Her şeye rağmen: 28 Mayıs'ta oyumuzu veriyoruz, sandıklara sahip çıkıyoruz.
Acılara yürüyor korkmuyorum,
Büşra
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Büşra Erkara
Büşra Erkara, İstanbul'da yaşayan bir yazar. Kültür-sanat, yemek ve kurguyla diğer "şeylerden" daha çok ilgileniyor.

Tutto
Şimdiki zamanla ağır çekimde yeniden buluşmalar.
İLGİLİ OKUMALAR







