Hrant Dink davasında karar


Kitabın tamadres’inde bu ay: Çocuk Kitapları Şenliği
Pandemide sevdiğimiz kitabevlerinin rafları arasında kaybolmayı özlemiş olsak da kitap tutkumuzu e-ticaretin avantajlarıyla canlı tutmayı başardık. Öyle ki çevrimiçi kitap satışlarının neredeyse %100, çocuk kitap satışlarının da %200…
Daha fazlasını öğren →
19 Ocak 2007 tarihinde gazeteci Hrant Dink, genel yayın yönetmenliğini yaptığı Agos gazetesinin kapısında suikasta uğramıştı. Tetikçi Ogün Samast olayın ertesi günü Samsun otogarında yakalanmış, suikastın organizasyonundan sorumlu tutulan Yasin Hayal ve Erhan Tuncel ile beraber yargılanmıştı. 2015 yılında ise suikast döneminin kamu görevlilerine soruşturma davası açılmıştı. 2016 yılında Yargıtay ana davayı kamu görevlilerinin ihmali davasıyla birleştirmiş, aynı yıl 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ise savcılık suikast için “FETÖ’nün ilk kurşunu” değerlendirmesini yapmıştı.
- Hrant Dink Suikastı: 1954 Malatya doğumlu Hrant Dink, 1996 yılında Ermenice ve Türkçe yayın yapan Agos gazetesinin çıkarılmasına öncü olmuş ve gazetenin genel yayın yönetmenliği görevini üstlenmişti. Gazetede kimlik tartışmaları, demokratikleşme, Avrupa Birliği ile ilişkiler, Ermenistan’la ilişkiler gibi konuları işledi. Sabiha-Hatun’un Sırrı başlıklı yazısında Atatürk’ün üvey kızı Sabiha Gökçen’in Ermeni kökenli olabileceğini yazmasına tepki olarak Genelkurmay Başkanlığı açıklama yaparak Atatürk milliyetçiliğine, millî birliğe ve bütünlüğe zarar verebilecek tehlikeli düşüncelerin medyada yayımlandığını belirtmişti. Ermeni Kimliği Üzerine başlıklı yazı dizisiyle "Türklüğü aşağıladığı" gerekçesiyle anayasanın 301. Maddesine dayanarak kendisine dava açılmıştı. 12 Ocak 2007 tarihli Niçin Hedef Seçildim yazısında bu süreçleri değerlendiren Dink, bir hafta sonra suikast sonucu öldürüldü.
- FETÖ bağlantısı: 5 kez mahkeme heyetinin, 5 kez de soruşturma savcısının değiştiği 14 yıllık Hrant Dink suikastı davasında 2015’ten itibaren FETÖ üyeliğine, FETÖ yöntemlerinin kullanıldığına dair kanıtlar ortaya çıktı. Mahkeme ayrıca, suikastın FETÖ’nün amaçları doğrultusunda gerçekleştiğini ve organizasyon sırasında ByLock gibi FETÖ haberleşme metotlarının kullanıldığını belirtti. Nisan 2017’de suikastla ilgili 3. İddianamede Dink cinayetinin, “Gülen’in sapkın dini inançları referans alınarak başka bir düzen getirmek için başlangıç eylemi” olduğu ifade edildi. Ayrıca, cinayet şüphelisi askerlerin 15 Temmuz darbe girişiminde aktif rol oynadığı tespiti de iddianamede yer aldı.
- Son kararlar: 26 Mart günü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasında, sanıklara son sözleri soruldu, tutuklu sanıklardan eski Emniyet Müdürü Ali Fuat Yılmazer "son söz söylenecek noktada olmadıklarını çünkü mahkemenin bağımsız, tarafsız ve adil olmadığını" belirtti. Sanık eski Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek ise “Masumiyetim açık olmasına rağmen tutuklu yargılanıyor olmam çok büyük bir haksızlıktır,” dedi. İçlerinde FETÖ lideri Fethullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, dönemin Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Hamza Celepoğlu ve dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz’ün bulunduğu 77 sanık için, davanın 131'inci duruşmasında 33 beraat, 27 mahkûmiyet, 4 müebbet ve 2 ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Ayrıca mahkeme; Ogün Samast, Erhan Tuncel ve Yasin Hayal için FETÖ üyeliğinden suç duyurusunda bulundu. 13 firari sanığın dosyasının ayrılmasına karar verildi.
- Tepkiler: Dink ailesi avukatları, kararın cinayette sorumluluğu olan birçok kişinin beraatı ile sonuçlandığını ve sorumlular hakkında hüküm kurmayan bu kararın bozulacağını belirtti. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan da benzer bir şekilde, “Hrant'ı öldüren mekanizmanın açığa çıkartılmasını istiyoruz. Bu kararla Hrant Dink'i öldüren mekanizma tam anlamıyla açıklanmamıştır,” dedi. Hrant’ın Arkadaşları inisiyatifi ise Hrant Dink'in eşi Rakel Dink ile suikastın işlendiği noktada pankartlar açtı. Rakel Dink "cinayetin 14 yıldır çözülmediğini, maksadın çözmek değil üstünü kapatıp devam etmek olduğunu" belirterek dava sürecinde devletin sorumluluğuna şu sözleriyle dikkat çekti: “Hrant'ı 'FETÖ öldürdü' demek 'ben yapmadım elim yaptı', 'Ergenekon yaptı' demek de 'ben yapmadım ayağım yaptı' demektir.” Öte yandan, 2008 yılından bu yana cinayetin aydınlatılmasıyla ilgili çalışmalarda bulunan gazeteci Nedim Şener, dava sürecinde “FETÖ’cü istihbaratçı, FETÖ’cü hâkim ve savcılar yanında FETÖ’cü gazetecilerin, faili oldukları cinayetin üzerini örtmeye çalıştıklarını, önceden "Katil devlet hesap verecek” diye bağıranların, cinayet işlendiği sırada devletin tüm kurumlarını ele geçirmiş olan FETÖ mensupları yargılanırken sessizliğe büründüğünü" yazdı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta hikâyelerimizde Myanmar'daki giderek büyüyen insani krize, İran ile Çin'in vardığı anlaşmanın uluslararası ilişkilerdeki yerine ve Hrant Dink suikastı davasında çıkan kararlara odaklanıyoruz.
01 Nis 2021

YAZARLAR

Deniz Kaptan
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR



