İktidar değişebilir, baskılar bitebilir, LGBTİ+'ların talepleri değişmeyecek

Tüm hedef gösterme ve müdahalelere rağmen LGBTİ+ Onur Yürüyüşü gerçekleştirildi. Asıl mücadele organize saldırılar ve baskılar bitince başlayacak.
İktidar değişebilir, baskılar bitebilir, LGBTİ+'ların talepleri değişmeyecek

29 Haziran - Citroën - Spektrum
Citroën ile birlikte

Karavan konseptli yeni Citroën Jumper şimdi çok daha konforlu 100 yılı aşkın geçmişi ile otomotiv dünyasının en köklü markalarından olan Citroën , zahmetsizce karavana dönüştürülebilen Jumper modeliyle müşterilerine yeni bir konfor deneyimi sunuyor. Nedir? Üst düzey konforu, geniş iç hacmi ve yüksek yükleme kapasitesiyle dikkat çeken Citroën Jumper , kusursuz boyutları sayesinde kolaylıkla karavana dönüşerek karavan tutkunlarının dikkatini çekmeye hazırlanıyor. Neler var? Sınıfında fark yaratan konforu ve 17 m³’e varan yükleme kapasitesiyle rakiplerinden ayrılan Jumper , aynı zamanda mobil ofis ortamı yaratan aksesuar seçenekleri de sunuyor. 4 farklı uzunluk, 3 farklı dingil mesafesi ve 3 farklı yükseklikle Citroën Jumper, en uygun olan boyutun seçilmesine olanak tanıyor. Dahası: 96° veya 180° açılma açısıyla kolay bir yükleme sunan iki kanatlı bagaj kapıları akıllı bir bağlantı sistemi tarafından açıldığı açıda sabit tutuluyor. Yakıt tüketimi ve CO2 emisyon salım değerleriyle yüksek verimlilik seviyesi sunan yeni nesil motorlar güç aralıkları 120 HP ile 165 HP arasında değişen üç farklı motor seçeneğiyle tercih edilebiliyor. Her koşulda ev konforunda bir seyahat sağlayan Citroën Jumper ’ı daha yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

26 Haziran Pazar günü 30. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nın kapanış etkinliği olan 20. İstanbul Onur Yürüyüşü gerçekleştirilmek istendi. Zaten hafta başında Beyoğlu ve Kadıköy kaymakamlıklarınca hem Onur Haftası etkinlikleri hem de Onur Yürüyüşü yasaklanmıştı. Tabi ilk kez yürüyüşe ek olarak etkinliklerin de yasaklandığını ayrıca not edelim.

İstanbul Valiliği etkinlikleri yasaklamakla kalmadı. 26 Haziran Pazar günü saat 11.00 itibarıyla M2 Yenikapı-Hacıosman metro hattının Şişhane ve Taksim istasyonları ile F1 Taksim-Kabataş Füniküler Hattı’nı faaliyete kapatarak Şişhane ve Taksim üzerinden meydana çıkışları engellemeye çalıştı. Yine İstanbul Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamada Sıraselviler, Gümüşsuyu, Refik Saydam ve Asmalımescit gibi caddelerin de geçici olarak kapatıldığı duyuruldu. Bütün bu engellemelere rağmen Beyoğlu’nun pek çok sokağında LGBTİ+’lar toplandı ve sloganlar eşliğinde yürüdü.

Hedef gösterme çabaları

İstanbul Onur Yürüyüşü, aralarında TÜGVA, Genç Hareket, Önder Genç, Genç İHH İstanbul, Genç Öncüler, Alperen Ocakları ve Yeniden Refah Partisi'nin de olduğu bazı radikal İslamcı ve ultra milliyetçi kurumlar tarafından hedef gösterilmişti. Bu gruplar aynı tarih ve saate toplanma çağrısı yapılmıştı. Fakat her ne olduysa bütün bu kurumlar yürüyüşten bir gün önce çağrılarını geri çekti. Çağrıların geri çekilmesi yürüyüşe yönelik provokasyon girişimlerini engellemedi. Yürüyüşe gelen ve “İslamcı” olduklarını söyleyen üç kişi LGBTİ+ aktivistlerini hedef gösterdi.

Gözaltılar ve kötü muamele

Yürüyüş günü güvenlik güçleri bir anayasal hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının korumak yerine, bu haklarını kullanmak isteyen LGBTİ+’lara çok sert müdahale etti, müdahale anını kaydetmek isteyen gazetecileri ablukaya alıp tartakladı. İşkence ve kötü muamele ile dolu geçen gözaltıların sayısı 373’ü gördü.

Bu sayı hem Türkiye onur yürüyüşleri tarihi hem de diğer toplumsal grupların sokak eylemleri açısından bir rekor oldu. Gözaltılara ve ifadelere eşlik etmek isteyen avukatlar ise karakollarda polisin her türlü engellemesi ve kötü muamelesi ile karşı karşıya kaldı. 27 Haziran Pazartesi sabahı itibariyla bütün gözaltılar serbest kaldı, hepimiz rahat bir nefes aldık. 24 saat mesai yapan avukat arkadaşlarımız, İstanbul Onur Haftası Komitesi, basın emekçileri arkadaşlar ve o gün sokakları dolduran, her şeye rağmen "ne yanlış ne de yalnız olmadığını" haykıran binlerce LGBTİ+ aktivistinin emeklerine sağlık.

Altılı masadan ses yok

Siyasi iktidar, atadığı bürokratları ve kolluk kuvvetleri ile LGBTİ+’lara adeta savaş açmışken, İstanbul’un orta yerinde bir protestoda anayasal haklarını kullanmak isteyen 34'ü çocuk toplamda 373 kişi gözaltına alınmışken altılı masa liderlerinden herhangi bir ses çıkmadı. Bu durum altılı masanın bir parçası olan siyasi partilerin Türkiye’nin geleceğine dair ortaya koydukları vizyon ile örtüşmemekle birlikte, yaşanan adaletsizliğe karşı susmayı tercih etmeleri başta LGBTİ+ yurttaşların olmak üzere daha özgür, daha demokratik ve daha barışçıl bir Türkiye tahayyülü olan herkesin samimiyetlerini sorgulamalarına sebep oldu. Çünkü gelinen durumda LGBTİ+ haklarını savunmak aynı zamanda demokrasiyi, barışı, cumhuriyeti ve laikliği savunmak ile aynı anlama geliyor. Tarih LGBTİ+’lara karşı pozisyon alanları yazdığı kadar, LGBTİ+’ların yaşadığı şiddet ve adaletsizliğe karşı pozisyon almayanları da yazıyor.

İktidar değişebilir, talepler değişmeyecek

Önümüzde önemli bir seçim var. Her yeni bir gün seçime biraz daha yaklaşıyoruz. Seçim sath-ı mailine girildiğinde ise siyasi iktidarın LGBTİ+’ları toplumu daha çok kutuplaştırmak için araçsallaştıracağını öngörmek yanlış olmaz. 

LGBTİ+ dernekleri ve hak savunucuları ise siyasi partileri seçim döneminde çok daha fazla yakından izleyecekler. Özellikle seçim beyannameleri, iktidar değişiminden sonra ilk haftada, ilk 100 günde, ilk bir yılda yapılacaklar listesinde kendileriyle ilgili bir şeyler var mı yok mu diye bakacaklar. Buralarda gördükleri veya görmedikleri LGBTİ+ yurttaşların sandığa gitmeleri, gidince hangi partiye eğileceklerini doğrudan etkileyecektir.

Siyasi muhalefetin herkes için yaşanabilir, demokratik ve özgür bir Türkiye için çizdiği resimde LGBTİ+ yurttaşlar da yer almalıdır. Aksi takdirde özgürlük, refah, demokrasi ve barış için söylenen sözlerin hiçbir anlamı olmayacaktır.

Türkiye’de toplum seçimle iktidarın değişeceğini düşünüyor. İktidar değişebilir fakat LGBTİ+ derneklerinin ve hak savunucularının talepleri değişmeyecek. Asıl mücadele şu an yaşadığımız organize saldırılar ve baskılar bitince başlayacak ve LGBTİ+ yurttaşların anayasal talepleri karşılanana kadar da bu mücadele devam edecek. Müstakbel iktidara şimdiden açıkça söyleyelim.

*SPOD Siyasal Katılım Ekip Sorumlusu 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Baskılar ve "henüz başlamayan" LGBTİ+ mücadelesi, Erdoğan'ın görev onayı

LGBTİ+'ların siyasi partilerden beklentileri, Erdoğan'ın azalan görev onayı, açlıktan öldüren küresel gıda krizi

29 Haz 2022

Citroën ile birlikte

YAZARLAR

Marsel Tuğkan Gündoğdu

Türkiye’de ve dünyada insan hakları ve sivil toplumu ilgilendiren gelişmeleri takip eder.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak