Instagram Yasağı

Türkiye 2 Ağustos 2004 sabahına ülkede en çok kullanıcısı bulunan (48 milyon) sosyal medya platformu Instagram’ın erişime engellendiği haberi ile uyandı. Engellemenin nedeni konusundaki yasal belirsizlik hâlâ sürüyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), erişimin engellenmesi kararının sadece tarih ve sayısını açıkladı ama bu kararı kamuoyu ile paylaşmadı. Dolayısıyla kararın yasal dayanağının somut olarak ne olduğu bilinmiyor. Ulaştırma Bakanı[1] ve Bakan Yardımcısının[2] açıklamalarından engellemenin 5651 sayılı İnternet Kanununun 8. Maddesinin dördüncü fıkrasına dayandığı anlaşılıyor. Ancak aşağıda açıklanacağı gibi gerçek nedenin hukuki olmaktan ziyade siyasi olduğu görülüyor. Zira yapılan açıklamalar, hem 8/4 maddedeki düzenlemenin koşullarına uymuyor, hem de Instagram’ın Tahran’da öldürülen Hamas lideri İsmail Haniye hakkındaki taziye mesajlarını yayınlamamasına yönelik tepkileri içeriyor.
Söz konusu 8. madde, içeriği suç teşkil eden internet yayınlarının soruşturulmasını ve koruma tedbiri olarak bunlara erişimin engellenmesini düzenliyor. Maddenin birinci fıkrasında bu tedbirlerin uygulanabileceği on tane suç sayılıyor. Bu suçlar arasında müstehcenlik, fuhuş, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu kullanmayı teşvik, intihara yönlendirme, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama, Atatürk aleyhine işlenen suçlar, yasa dışı bahis ve istihbarat örgütünün belgelerini ve mensuplarını açıklama gibi suçlar yer alıyor.
İnternet ortamındaki bir içeriğin bu suçları oluşturduğu konusunda yeterli şüphe olması halinde soruşturma ve kovuşturma sürecinde söz konusu yayınlarla ilgili olarak hâkim veya mahkeme kararıyla içeriğin çıkarılması ya da erişimin engellenmesi kararı verilmesi mümkün. Ancak 8. maddenin dördüncü fıkrasında bu içerikler bakımından BTK başkanına idari bir önlem olarak içerikten çıkarma ve/veya erişimin engellenmesi kararı verme yetkisi tanınıyor. Bu yetkinin kapsamı daha önce çok daha dar iken, 6518, 7226 ve nihayet 2023 yılında çıkarılan 7418 sayılı Kanunlarla kapsamı gitgide genişletildi. Daha önce sadece yayıncısı yurt dışında olan ve birinci fıkrada yer alan çocukların cinsel istismarı ve müstehcenlik suçları açısından bu yetki tanınmış iken, yapılan değişikliklerle yetkinin kapsamına yayıncısının yurt içinde veya dışında olduğuna bakılmaksızın birinci fıkrada yer alan tüm suçlar dahil edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi 2017 yılında verdiği bir karar ile bu yetkiyi müstehcenlik suçu yönünden iptal etmişti.[3] Ancak hükümet AYM’nin bu kararına uymak yerine yetkiyi giderek genişleten değişiklikler yaptı. Anayasa Mahkemesi 2023 yılında verdiği yeni bir karar ile de BTK başkanına 7253 sayılı kanunla tanınan içerikten çıkarma yetkisini iptal etti.[4] Mahkeme BTK başkanına bir eylemin suç teşkil ettiğine karar verme ve yargı denetimine tabi olmaksızın ilelebet bir içeriği yasaklama yetkisi veren kuralın masumiyet karinesini ihlal ettiğine vurgu yaptı. Bu gerekçenin erişimin engellenmesi kararları bakımından da evleviyetle geçerli olduğunda kuşku yok.
Çeşitli hükümet çevrelerinden yapılan açıklamalarda Instagram’ın ‘’katalog suçlar’’la ilgili talepleri yerine getirmediği için topyekûn erişime engellendiği belirtiliyor, ancak hangi suçlarla ilgili hangi içeriklerin çıkarılmadığı açıklanmıyor.[5] Ayrıca 8. maddenin 17. fıkrasına göre erişim engelleme ve içerik çıkarma kararlarının öncelikle URL bazlı verilmesi gerekiyor. Topyekûn engelleme yasada son çare olarak öngörülmüş. Niçin topyekûn engellenme uygulandığı da açıklanmıyor.
Meta şirketinin Facebook ve Instagram’ı da içeren 31 Temmuz 2024 tarihli şeffaflık raporunda[6] 1 Ocak-30 Haziran 2024 dönemini kapsayan süreçte Türkiye’den şirkete 2580 içerikle ilgili talep gittiği, 504 içeriğin Meta ilkelerini ihlal ettiği için çıkarıldığı 1941 içeriğin ise Türkiye'den görünmez kılındığı belirtiliyor. Dolayısıyla taleplerin %95’inden fazlasının şirket tarafından karşılandığı anlaşılıyor.
Kamuoyuna yansıyan açıklamalardan hükümet yetkililerinin Meta şirketinden terör gibi 5651 sayılı kanunda yer almayan hususlarda talepte bulunduğu anlaşılıyor. Kendileri kanuna ve hukuka uymayan kamu makamlarının sosyal medya şirketlerinin kanuna uymadığı yönündeki açıklamaları ve hukuk devleti vurguları ise inandırıcı olamıyor.
Sosyal medya şirketlerinin kendi ilkeleri doğrultusunda bazı içerikleri terör gerekçesiyle kendi kendilerine çıkarmaları oldukça sorunlu. Meta şirketinin bu tür uygulamalara karşı bir iç itiraz mekanizması (Oversight Board) var. Ancak Türkiye’de şirketlerin bu tür uygulamalarıyla ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmuyor. Hükümet bu alanları şeffaf bir şekilde düzenlemeye yanaşmıyor.
Hamas ve Haniye paylaşımlarını terör gerekçesiyle çıkardığı için Instagram’ı erişime engelleyen hükümetin, erişim yasağını kaldırmak için Meta şirketinden kendisinin terörle alakalı saydığı bazı içerikleri çıkarmasını istemesi de ironik görünüyor.
Türkiye’de 48 milyon takipçisi olan ve hatırı sayılır bir ölçüde ekonomik faaliyetin de yürütüldüğü bir sosyal medya platformunun hukukî dayanağı açıklanamayan keyfî bir kararla yasaklanması, ülkenin her gün daha fazla hukuksuzluğa teslim olduğunu gösteriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hükümet Harekete Geçti: Muhalif Belediyelere Haciz İşlemleri Başladı, Kara Pazartesi ve Piyasaların Kurtarılma Sorunu, Instagram Yasağı.
12 Ağu 2024

YAZARLAR

Ali Rıza Çoban
Anayasa hukuku doçentidir. Doktorasını temel haklar alanında İngiltere'de Leeds üniversitesinde yapmıştır. İnsan hakları hukuku, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, anayasa yapımı, karşılaştırmalı anayasa yargısı alanlarında çalışmaktadır. Kendi uzmanlık alanlarında sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR



