İsrail-İran savaşında olası senaryolar


El emeğiyle şekillenen sürdürülebilir tasarım: Kale'den Zero 2.0 Artizan Lavabo Kale'nin 'İyi Bak Dünyana' hareketinin yansıması olan sürdürülebilir üretim anlayışı ve kaynakları verimli kullanma yaklaşımıyla üretilen Zero 2.0 serisinin yeni üyesi Artizan lavabo, ustalıkla tasarlanan formu ve özgün rengiyle öne çıkıyor. Zero 2.0 Artizan lavabonunun el emeğiyle renklendirilen her bir parçası doğal ve derinlikli renk geçişleriyle fark yaratıyor. Üretim sürecinde ortaya çıkan seramik atıklarının yüzde 100 geri dönüştürülerek ürünün çamuruna eklenmesiyle üretilen üretilen Zero 2.0 Artizan Lavabo, çizilmeye, lekelere ve yüksek ısıya dirençli, pürüzsüz, kolay temizlenen yapısıyla uzun yıllar sorunsuz bir kullanım deneyimi sunuyor. Ürünlerde; çizilmeye, lekelere, yüksek ısıya direnç gösteren fireclay çamuru kullanılıyor. Yalın ve işlevsel formuyla dikkat çeken ürünün ambalajı da geri dönüştürülebilir OSB malzemeden, etiketleri ise biyolojik olarak parçalanabilir, doğa dostu kraft kağıttan üretiliyor. Yeniden kullanılabilir yapısıyla yaşam alanlarında saklama kutusu, kedi yatağı, sukulent/bitki bahçesi gibi işlevlerle kullanılarak ileri dönüştürülebiliyor. Kale’nin Zero 2.0 Artizan lavabolarına buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İsrail’in 13 Haziran Cuma günü İran’ın nükleer tesislerini vurmasıyla başlayan ve İran’ın misillemesiyle süren saldırılar tüm yıkıcılığıyla devam ediyor. Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde pek çok ülke lideri itidal çağrıları yaparken taraflar diplomasi masasına davet ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump şu ana dek çatışmalara müdahil olmadıklarını vurguluyor ama bundan sonra araya girebileceklerini de dile getiriyor. Ayrıca Trump iki ülke arasında bir anlaşmanın yakın olduğunu savunuyor. Tüm bunlar yaşanırken savaşın yükselmesi ve yayılması ihtimali de göz önünde bulunduruluyor ve her şeye hazırlıklı olmak adına olası senaryolar masaya yatırılıyor.
ABD müdahalesi
ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü Truth Social hesabından yaptığı açıklamada “İran ve İsrail bir anlaşmaya varmalı ve anlaşacaklar” dedi. Washington, şu ana kadar İsrail’in operasyonlarının dışında olduğu yönünde mesajlar vermeye özen gösteriyor. Ancak aynı mesajlar ABD’nin ne tarafta durduğuna dair de açık ifadeler içeriyor. Örneğin Trump, -uzun süredir ılımlı tonda devam eden müzakerelere rağmen- açıklamalarında İran’ı nükleer tesislerini tamamen kapatmayı kabul etmeye çağırıyor ve aksi hâlde İsrail’in -ABD tarafından üretildiğini vurguladığı- gelişmiş silahlarını kullanmaya devam edeceğini söylüyor. Kısacası ABD, İsrail’e doğrudan destek vermese de Tahran’a gözdağı vermeyi sürdürüyor.
- Bir adım geriden: Trump, saldırılar sonrası ilk açıklamasında İran’ı “geriye hiçbir şey kalmadan önce anlaşma yapmaya” çağırmıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Umman’daki müzakerelere katılıp katılmayacaklarına dair soruya yanıt verirken “İsrail’in saldırıya ABD'nin işbirliği olmadan kalkıştığını düşünemez” ifadesini kullanmıştı.
Kısacası şu aşamada ABD’nin saldırılara İsrail’in yanında dahil olması beklenmiyor. Ancak İran’ın karşı saldırıları İsrail kentlerinde beklenenden daha fazla tahribat yaratmaya devam ederse, karşılıklı bombardımanlar sertleşirse ve bundan ABD vatandaşları da zarar görürse işler değişebilir.
BBC, askerî uzmanlara dayandırdığı haberinde sadece ABD’nin İran’ın en derin nükleer tesislerine nüfuz edebilecek bombardıman uçaklarına ve sığınak delici bombalara sahip olduğunu ve Cumhuriyetçiler içinde çok sayıda kişinin Tahran’da rejim değişikliğine gitme zamanının geldiğine dair görüşü desteklediğini hatırlatıyor. Seçim kampanyası sırasında Ortadoğu’da “sonsuza dek sürecek savaşlar başlatmama” sözü veren Trump’ın buradan geri adım atması savaşın çok daha yıkıcı bir hâl almasını beraberinde getirebilir.
Tahran’da rejim değişikliği
ABD’nin Fox News televizyonuna konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sürecin “İran’da rejim değişikliği” getirebileceğini söyledi. İran’ın yüzde 80’inin mevcut yönetimi desteklemediğini söyleyen Netanyahu’nun “rejim değişikliği” vurgusu ABD’nin çatışmalara İsrail’in yanında müdahil olmasının da olası sonuçlarından biri olarak görülüyor. Suriye’de Esad rejiminin yıkılması, İsrail’in Gazze ablukası sonrası Lübnan’da Hizbullah’a ağır kayıplar verdirmesinin ardından İran’ın bölgede zayıflaması ve yalnızlaşmasının İsrail’i, nihai hedefi “rejim değişikliği” olan bu saldırılar konusunda cesaretlendirmiş olabileceği konuşuluyor. Irak ve Libya gibi örnekler hatırlandığında İran’da yaklaşık yarım asır sonra yaşanacak yeni bir rejim sarsıntısının kısa vadede hem ülke içinde hem de bölgede istikrarı getirmesi ise zor. Bu muhtemel istikrarsızlığın küresel ekonomiye de etkileri olacaktır.
Hürmüz Boğazı’nın kapatılması
Küresel petrol fiyatlarının zaten yüksek ve genel ekonominin kırılgan olduğu bir ortamda İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatarak petrol akışını kısıtlaması bu endişelerden biri. Böylesi bir adımın dünya genelindeki petrol akışının yaklaşık beşte birini etkileyeceği belirtiliyor. JP Morgan Haziran ayında, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının petrol fiyatlarının varil başına 120-130 dolar seviyesine yükselebileceği uyarısında bulunmuştu.
- Geniş açı: Umman Körfezi ve Basra Körfezi arasında yer alan ve İran ile Umman’a sınır oluşturan Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’daki petrol üreticisi ülkelerin dünyanın geri kalanına yaptığı sevkiyatlarda yüzde 20’lik önemli bir rol oynuyor.
Hâlihazırda pek çok ülkenin hayat pahalılığı ve enflasyonla boğuştuğu ortamda yükselen petrol fiyatı, Trump’ın gümrük vergilerinin etkisiyle birleşerek bunalımın artması anlamına gelebilir. BBC’nin analizinde petrol fiyatlarının artmasından Rusya’nın fayda sağladığı vurgulanırken bunun da Kremlin’in Ukrayna’ya karşı savaşını finanse etmesini kolaylaştıracağına işaret ediliyor.
Körfez ülkelerinin pozisyonu, Rusya, Çin ve Türkiye…
Merkezinde Hürmüz Boğazı’nın yer aldığı bir enerji krizi, İran’ın Körfez ülkeleriyle zaten inişli çıkışlı olan ilişkilerini daha da bozma riski taşıyor. İran ve Yemen’deki Husiler, yakın dönemde Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgenin üç önemli aktörüyle karşı karşıya gelmişti. İran’ın bu süreçlerde ABD ve hatta İsrail’le işbirliğiyle suçladığı bu ülkelerle gerilim yaşaması, krizin tüm bölgeyi sarması tehdidini artıracaktır.
Tabii tüm bu süreçlerin şekillenmesinde Rusya ve Çin’in tutumu da belirleyici öneme sahip. Şu ana kadar Moskova ve Pekin beklendiği gibi, İsrail’in saldırılarına tepki gösterdi ve İran’a daha yakın bir pozisyon aldı. Ancak “arabulucu” rolünü oynayabileceklerini de dile getirdiler. ABD Başkanı Donald Trump da Putin’in böyle bir görev üstlenmesine açık olduğunu söyledi.
Benzer şekilde Türkiye de ilk andan itibaren diplomasi kanallarının açık tutulması için çaba sarf ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trump’la görüşmesinde tüm bölgeyi ateşe atabilecek bir felaketin engellenmesi için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini söyledi ve Ankara’nın “kolaylaştırıcılık dahil her türlü gayreti sergilemeye hazır olduğunu” belirtti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
İsrail ile İran arasında karşılıklı saldırılar devam ederken olası senaryolar da masaya yatırıldı. Belçika'dan Güney Kore'ye birçok ülkede Gazze için eylemler yapıldı.
16 Haz 2025

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




