İsveç ve Finlandiya için yolun sonu mu?


Bir tercih çok şey değiştirir : Yapı Kredi Step
Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’na göre Türkiye, 163 ülke arasında 71’inci sırada yer alıyor. Raporun sunduğu tabloya göre tercihlerimizin sorumluluğunu almamız, daha iyi bir gelecek için doğru olanı yapmamız gerekiyor.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Türkiye'nin iade taleplerine ilişkin İsveç tarafından somut bir adım atılmaması, üçlü mekanizmanın kurulduğu günden beri başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere üst düzey yetkililer tarafından sıklıkla eleştiriliyordu. Rasmus Paludan'ın 21 ve 27 Ocak'ta Kur'an-ı Kerim yakması ise iki ülke arasındaki ilişkileri kırılma noktasına getirdi.
İsveç makamlarının, Kur'an-ı Kerim yakma eylemine izin verirken İsrail Büyükelçiliği önünde Tevrat yakma eylemine izin vermemesi ise hükümet tarafından "İsveç’in ikiyüzlü davrandığı" ve "Bu eyleme izin verilmesinin ifade özgürlüğünden ziyade İslamofobi’nin bir yansıması" olduğu eleştirilerinin yapılmasına zemin hazırladı.
Neler söylendi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada İsveç'in NATO üyeliğine destek verilmeyeceğini şöyle ifade etti:
"…İsveç'teki çirkin eylem, en başta Müslümanlar olmak üzere, insanların temel hak ve özgürlüklerine saygı duyan herkese yapılmış bir hakarettir. Kur'an-ı Kerim'e yönelik bu alçak saldırının Türkiye Büyükelçiliği önünde gerçekleşmesi ise konuyu bizim açımızdan hem dini hem millî bir mesele hâline dönüştürüyor. Kalkacaksın, senin polisinin koruması altında bu ihaneti, edepsizliği, alçaklığı, adiliği, namussuzluğu yapacak, onların korumasıyla da orada 'ha biz müslümanlara ne yaptık?' diyecek. Böyle bir kepazeliğin yaşanmasına sebebiyet verenlerin NATO'ya üyelik başvuruları konusunda artık bizden herhangi bir destek bekleyemeyecekleri açıktır."
İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ise aşırı sağcı politikacı Rasmus Paludan'ın eylemine ilişkin "İfade özgürlüğü demokrasinin temel bir parçasıdır. Ancak her yasal olan şey, yakışık değildir. Birçokları için kutsal olan kitapları yakmak son derece saygısız bir davranıştır. Stockholm'de yaşananlardan rahatsız olan tüm Müslümanlara sempatimi iletiyorum" açıklamasında bulunmuştu.
İsveç hükümetinden eyleme verilen tepkiler, Türkiye makamları tarafından yeterli bulunmadı ve Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, İsveç Savunma Bakanı'nın Türkiye'ye yapacağı ziyaretin iptal edildiğini açıkladı. İsveç'in Ankara Büyükelçisi Staffan Herrström'un da Dışişleri Bakanlığı'na çağrılarak Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur'an-ı Kerim yakılması eylemine izin verilmesinin en güçlü şekilde kınandığı belirtildi.
Rasmus Paludan ise eylemine ilişkin "Türkiye'ye karşı gol attığımı sanıyordum. İşte bu dedim. Hayal ettiğim gibi sonuçlanmadı" demiş ve kendisine yöneltilen "Pişman mısınız?" sorusuna ise "Hayır. Önemli politik sebepler olduğunu düşündüğüm için yaptım. Bu kadar insanın beni ölümle tehdit etmesine üzüldüm" cevabını vermişti. Paludan'ın bunun üzerine aynı eylemi Kopenhag'da bir kez daha gerçekleştirmesi ise tepkilerin boyutunu daha da artırdı.
NATO üyeliği mümkün mü?
İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström, hafta sonu yaptığı açıklamada İsveç'in NATO üyelik sürecinin askıya alınmadığını; ancak üçlü müzakere sürecinin geçici süreliğine durdurulduğunu açıkladı. Billström "NATO süreci duraksamadı. Hükümet Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan mutabakatı uygulamaya devam ediyor. Ama üyeliğin ne zaman onaylanacağı Türkiye'nin vereceği bir karar" ifadelerini kullandı.
Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto ise mevcut atmosferde müzakere sürecinin duraklamaya girdiğini; ancak Türkiye’deki seçimlerin ardından müzakere sürecinin tekrar başlayabileceğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun sert açıklamalarıyla Türkiye'nin İsveç'in NATO üyeliğini kısa vadede onaylamayacağı yönünde güçlü bir kanaat var. FETÖ ve PKK mensuplarının İsveç'teki varlığı Türkiye kamuoyunda İsveç karşıtı tutumların güçlenmesine neden olurken Kur'an-ı Kerim yakılması eylemi İsveç karşıtlığını daha da keskinleştirdi. Bu atmosferde, Erdoğan'ın kamuoyunda yükselen İsveç karşıtlığını uluslararası arenada bir koz hâline getirerek İsveç ve Finlandiya'dan taleplerini daha da artırması muhtemel bir senaryo olarak önümüzde duruyor.
Öte yandan, genel seçimlere 4 aydan az bir süre kala hem iç hem de dış politikadaki başarı algısını artırmak ve dışarıdan gelen saldırılara (!) karşı toplumdaki milliyetçi-muhafazakâr duyguları keskinleştirmek isteyen iktidarın İsveç'in NATO üyeliğini onaylaması bir geri adam atmak olarak görülebileceği için hükümet açısından prestij kaybı oluşturabilir.
Dolayısıyla, 14 Mayıs’ta düzenlenecek olan genel seçimlerden önce İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğinin iç siyasette bir güçlü ülke imajı çizmek için sıklıkla kullanılabileceğini ve seçimlerden önce bu konuda somut bir adım atılmasının mümkün olmadığı öngörülebilir.
Nitekim, Finlandiya Dışişleri Bakanı da mayıs ayından önce NATO üyeliği konusunda Türkiye’den bir adım beklemediklerini ve konunun temmuz ayında Litvanya'da düzenlenecek olan NATO Liderler Zirvesi'nde ele alınmasının en makul seçenek olduğunu ifade ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bakan Bilgin, enflasyonun düştüğünü bu nedenle asgari ücrete bir ara zam beklemediğini söyledi. Türkiye'de antidepresan kullanımı 10 yılda %66 oranında arttı. Taliban, kadınların özel üniversitelerin giriş sınavlarına katılımını yasakladı.
30 Oca 2023

YAZARLAR

Abdullah Esin
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




