Jordan Peele’in yeni filmi: “Nope’a hayır ya!”

Get Out ve Us’la çağdaş korku sinemasının kalbini fetheden yönetmen Jordan Peele’in yeni filmini beğenmeyenler için bir manifesto denemesi.
Jordan Peele’in yeni filmi: “Nope’a hayır ya!”

7 Eylül - Pemy Store - Fanon
Pemy Store ile birlikte

Bir yaz günü gibi: Pemy Store Pemy Midsummer elbise Fanon ’un dünyasına, renkli ve keyifli ürünleriyle gardroplarımıza neşeli günlerden rüzgârlar estiren Pemy Store ’u konuk ediyoruz. Nedir? Neşeli bir alışveriş deneyimi sunma hedefiyle 2019 yılında iki arkadaş Pelin ve Miray tarafından İstanbul'da kurulan Pemy , kendini ve sevdiklerini mutlu etmek isteyenlerin yolculuğuna eşlik ediyor ve tasarımdan paketleme sürecine kadar her aşamada bizleri gülümsetmeyi hedefliyor. Neler var? Pemy’nin yaz koleksiyonu A Summer Day , bir yaz günü gibi rengârenk ve canlı parçalardan oluşuyor. Bir hafta sonu tatili, deniz kenarı ya da şehirde bir teras buluşması; neresi olduğu fark etmeksizin bu koleksiyon her plana renk ve keyif katmayı amaçlıyor. Fanon okurlarına özel: Pemy’nin eğlenceli koleksiyonlarıyla tanışmak isteyen Fanon okurları, PEMYFANON15 indirim kodunu kullanarak %15 indirime sahip olabiliyor. Giydiklerimizin etrafa yaydığı mutluluğa inananlardan oluşan #PemyFriends topluluğunun bir parçası olmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

En yakın arkadaşınızla nasıl ritüelleriniz var? Mesela bizimki 12 yaşımızdan beri her çıkan korku filmine muhakkak beraber gitmek. “Gitmekti,” diye düzelteyim hemen: Araya pandemi girmeden önce vizyon tarihlerine bakar ve birlikte heyecanlanırdık. Birlikte filmi izleyeceğiz diye kek yakmışlığımız, Japonca altyazıların çıkmadığını ekran boyutunu ayarlamadığımız için fark etmediğimiz ve “DVD bozuk herhâlde,” deyip mimiklerden olayları çıkartmaya çalışmışlığımız var. 

Hadi sadede geleyim: Sinemaya yeniden gidebilmeye başladığımızdan beri birlikte gideceğimizden emin olduğumuz film Nope’tu. Raw’un çıkışından beri Jordan Peele ve Ari Aster, son birkaç yılımızın “çiftlerin öpüşmek için girdiği janr”ı aldı, sonunda hak ettiği değeri görmesi için bir alan tanıdı sanki—Hereditary’le başlayan “Sonunda dişimizin kovuğuna göre bir şeyler bulduk,” hissi, dediğim gibi, pandemiyle bölünmüş olsa da bir türlü yan yana yatıp kaçırdığımız filmleri izleyemediğimiz bir çalışma düzeni yoğunluğuyla devam etti.

🎬 Nope (2022)


Ritüele geri döndüren film: Nope

Saat, 02.03—İpek’e 10 saat sonra gerçekleşecek seans için mesaj atıyorum: “12.30 Kanyon’da Nope’a gidelim mi?” Akabinde uyuyorum. Sabah kalktığımda bildirimle mutlu oluyorum; o, bana 08.06’da yazmış: “10’da sporum var, sonra duş alır fırlarım hemen.” İşte biz, gerçek korku janrının ve arkadaşlığımızın ritüellerinin savaşçıları!

İlk seansa giriyoruz; öncesinde minik bir enflasyon sponsorlu “Bu bilet fiyatları ne ya?” muhabbeti dönüyor. Sinema salonu sihirli klimasıyla buz gibi, İstanbul’un ağustos sıcağında yanımda hırka taşımayayım diye gömlek giymişim. “İyi ki,” diyorum içimden, “biliyorum işimi ya.” Derken fragmanlar çok uzamadan film başlıyor. Bu yazıyı yazacağımı bildiğim için hafızama altın harflerle kazıyorum: Filmin yapımcı şirketi Monkeypaw Productions’ın tanıtım videosuna bayılıyorum!

Bu bazen bana janrın geliştiğinin bir kanıtı gibi geliyor. Eskiden daha “popüler” sinema salonlarına gelmeyen filmler artık o “popüler” salonlara gelebiliyor ve prodüksiyon şirketlerinin videoları “ucuz” değil! Seviniyorum işte, keyifleniyorum—filmden almayacağım keyfin bir habercisi değil bunların hiçbiri.

🎥 Monkeypaw Productions


Biraz da brain-food: Peele sinemasında içselleştirilmiş ve sistematik ırkçılığın imgeleri

Sarı ışık. Aklıma ilk takılan şey bu—“Sanatçı bununla ne demek istemiş?” düşüncelerine dalacağımı bildiğim için dikkat kesiliyorum. İkinci farkındalık Get Out’ta da karşımıza çıkan Daniel Kaluuya oluyor. At çiftliğinde bulutlardan dökülen itemler üzerine ölen babadan kalan Hollywood işleri devam ediyor ve böylece işler hareketleniyor zaten. Bu arada Kaluuya’nın karakterinin ismi de OJ, O.J. Simpson’daki gibi değil ama film setindeki ünlü beyaz kadın bunu sorguluyor tabii ki. Akabinde Keke Palmer’ın perdeye dalmasıyla daha da heyecanlanıyorum—en son kendisini bu kadar heyecanla izlediğimde Disney yapımı Jump In!’de oynuyordu zira.

Açıkçası sahneler ilerledikçe merakımı bir kenara bırakıyor ve sadece Keke Palmer’ın karakteri Emerald'ın yapacaklarına odaklanıyorum. Dışa dönük, kendinin reklamını yapmaktan utanmayan ve aile şirketinin tarihçesini akıcı şekilde anlatan kişi o. Zaten yine onun sayesinde kendilerinin (kaç jenerasyon “büyük” diye bahsedilmesinin belli olmadığı) büyük babasının Muybridge’in filmindeki siyah jokey olduğunu öğreniyoruz. Beyazlarla dolu film ekibine “Bunu biliyor muydunuz?” diye sorarken Bunun dışında beni sahnelerde tutan başka detaylar öyle çok da yok. Peele’in odaklandığı Get Out ve Us’taki içselleştirilmiş ırkçılık imgelemlerini bekliyorum heyecanla.

Burada sevgili Aslı Ildır’ın yazısını alıntılayacağım:

[Nope], ırkçılığa ve ABD’nin fazlaca beyaz tarihine dair imgeler Hayır’ın her anına ve karesine sinmiş durumda. Tüm at çiftlikleri dururken gelip de tek siyah çiftlik sahibi ailenin toprağına dadanan UFO, tamamı beyazlardan oluşan bir film ekibi, Hollywood’un ve ABD’nin kuruluş mitolojisinin komik bir gösteriye dönüştüğü, western temalı bir eğlence parkı ve dev bir yalnız kovboy balonu…

🤜🤛 Jupe ve şempanze


İkinci yarıya giriş düşünceleri: “Nope’a hayır ya!”

Patlamış mısır almadım. Nope, Get Out ve Us’taki gibi beni içine almadı ve ritüelin bir kısmını kapı dışarı etmeye karar verdim. En yakın arkadaşıma bir bakış attım, hani dünya üzerindeki en önemli sırrı açığa çıkaracakmış gibi, “Ben sevmedim ya,” dedim uzatarak, “Nope’a hayır ya.”

Enflasyon dışında beni ikinci yarıda tutan şey: Sosyal bilimcilerin olayıdır, yakın okumada sistematik problemlere göndermeleri seversin. Anlayınca insana iyi gelir, “Oh be, nasıl da çözdüm,” cümlesine gelir modun. Nope’ta—sistemin bizden sakladığı—UFO’lar var, atları yutan ve kameraların izlediği ne idiği belirsiz varlıklar—iyi, tamam. Yetmedi. Ben alamadım anlatılanı veya, bilemem şimdi. Sinema eleştirmeni de değilim, edebiyatçıyım sonuçta. Çıkmamı engelleyen anlatı şekli flashback’lerdi. Filmin başında ziyaret ettiğimiz sette kanlı ayakkabının sebebi neydi?

İki hikâyenin birleştiği nokta için çiftlikteki atlara dönüyoruz. Şimdilerde OJ’nin babasının çiftliğine yakınlarda konuşlanan eğlence parkının sahibi Jupe, paraya sıkışan ailenin atlarını bir süreliğine kiralıyor. 

Üzerine düşünülecek kısımsa şu bilgi: Jupe, çocukken bir aile dizisinin de Asyalı Amerikalı temsiliymiş meğerse. Öğreniyoruz. Öyle şahane kesişimsel, süper sağlıklı bir temsilden de bahsetmiyorum elbette. Peele’in bakışı tam olarak yine ekranda.

Dizinin ve Jupe’un rol arkadaşı ünlü şempanze, flashback’lerden ve Hollywood hayranlarından öğrendiğimiz üzere, bütün karakterleri öldürdükten sonra yalnızca Jupe’a saldırmıyor. Bense “Şempanzenin yalnızca beyazlara saldırdığını düşünsem çok fazla mı durumu okumuş olurum?” diye düşünüyorum. İşte bunlar bana şey gibi hissettiriyor, ben her şeye yakından bakabilirmişim gibi…

Peele, yeni filmiyle sıradan bir izleyici olarak beni doyurmuyor. Merak ettiklerim, “Hah, burayı neyle düşünsem beynim keyiflense?” diye sordurtanlar oluyor ama tam olarak doyamıyorum. Bu yüzden “Hayır,” diyorum Nope’a ve bir daha Peele sinemasını ziyaret edeceğim zaman gözümü tekrar Get Out ve Us’a yönlendirmeye karar veriyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

FanonFanon

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🤜🤛 Nope filmi, Kız Başına'dan Türkü Ata, pop albümlerinin gücü

Bugün Jordan Peele'in Nope'unu neden sevmediğimizi konuşuyoruz. Sen de 2000'ler başındaki pop albümlerinden ilham alıp daha rahat kendini yansıtıyor musun? Kız Başına ve Ayıptır Söylemesi programından tanıdığımız Türkü Ata nelere hayran?

07 Eyl 2022

Pemy Store ile birlikte
Brandbook: İrem Türkmen, Tasarım: Alara Demirel

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Fanon

Fanzin kültürünü dijitale taşıyan Fanon, popüler kültürle ilişkili konuları her hafta çarşamba günü 18.00’de ele alıyor.

İLGİLİ OKUMALAR