Kaçak yapılar yasallaştırılıyor

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İmar affı, bir diğer ve sevimli adıyla “imar barışı”, imar mevzuatına ya da ruhsata aykırı şekilde inşa edilen binalara yapı kayıt belgesi verilmesi anlamına geliyor. Yani imar aflarıyla kaçak yapılara resmi olarak izin veriliyor, kaçak yapılaşma teşvik ediliyor. Popülist iktidarlar çoğunlukla seçimlerden hemen önce ruhsata aykırı evlerin sahiplerini tapu sahibi yaparak oy devşirmeyi amaçlıyor.
İmar aflarından arsa veya hisse tapusuna sahip ancak oturma izni olmayan konutlar, konut olarak kayıtlı olsa da iş yeri olarak kullanılan yerler ya da iskân belgesi olmayan, kat irtifak tapusu olup kat mülkiyet tapusu olmayan, belirlenen azami yüksekliği aşarak ruhsatsız kat çıkan yüksek binalar faydalanıyor.
Türkiye’de ilk kez 1949 yılında ruhsatsız binaların imar planına uygun bulunmaları halinde yıkılmamalarını sağlayan bir yasa değişikliği yapıldı. Bildiğimiz anlamda ilk imar affı 1984’te uygulandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2018 yılı verilerine göre Türkiye’deki binaların yaklaşık 13 milyonu, yani yarısından fazlası imara aykırıydı.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Taner Yüzgeç "Mühendislik hizmeti almadığını varsaydığımız yapıların yasallaştırılması, deprem gibi doğal olaylarda yıkıntı olmaları halinde sorumluluğu, bu kararı alan devletin veya siyasi iktidarın üzerine bırakmaktadır." diyerek imar affının insanların sağlıklı ve güvenli bir konutta yaşamasını belirsizliğe soktuğunun altını çiziyor.
En son imar affı ise 24 Haziran 2018’deki genel seçimden hemen önce, 6 Haziran 2018’de yürürlüğe girmişti. 31 Aralık 2017 'den önce ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılmış kırsal ve kentsel alanlardaki tüm yapılar af kapsamına alınmıştı. Bu aftan 5 milyon 848 bin 927’si konut, toplam 7 milyon 85 bin 969 adet bina faydalanmıştı.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 2019’da "İmar affının binanın sağlam olduğunu göstermediğini” söylemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, reklamlarla müjde olarak duyurulan imar affı için “Hatay’da 205 bin, Kahramanmaraş’ta 144 bin 556 vatandaşımızın tapu sorununu çözdük.” yorumunda bulunmuştu.
İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Tulumtaş, Şubat 2019’da kaçak ve riskli yapıların affedilmesi sonucu 2 milyon 700 bin kişinin risk altında olduğunu açıklamıştı.
2020’de 113 vatandaşın hayatını kaybettiği İzmir depreminden sonra Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu imar aflarının yasaklanması ve imar affıyla sağlanan tüm ruhsatların iptal edilmesi çağrısı yapmıştı.
TMMOB Şehir Plancıları Odası Genel Sekreteri Gencay Serter, 1999 depremi sonrasında depreme dayanıklı yapıların denetimi ve inşası için yeni yasal düzenlemeler yapıldığını, bunların 2018’de güncellendiğini ancak “belirli aralıklarla gündeme getirilen imar affı uygulamalarının risk azaltmayı hedefleyen bilime dayalı mevzuatı ve idari işleyişleri işlevsiz kıldığını” ifade ediyor. 2001 öncesi yapılan binaların depreme dayanıklılığı konusunda belirsizlik olduğunu söyleyen Serter, “Deprem bölgesinde bulunan kırılgan yapı stokunun depreme dayanıklılık noktasında envanterinin çıkarılarak bu yapıların dönüşümüne ilişkin iş ve işlemler zamanında yapılmış olsaydı bunca bina elbette ki yıkılmazdı.” yorumunu yapıyor.
Uzmanlar, Kahramanmaraş merkezli depremlerde yeni yapılan pek çok binanın yıkılmasına rağmen iyi inşa edilen binaların yıkılmadığını, yeni yapıların yıkılmasının doğrudan imar aflarıyla ve bina deprem yönetmeliğinin ciddiyetle uygulanmamasıyla ilgili olduğunu söylüyor.
Yasal kazanımlar, imar barışı sebebiyle uygulamaya geçirilemiyor. Türkiye bir deprem ülkesi olduğunun bilinciyle kentlerini depreme dayanıklı hale getirmek yerine, mevzuata uygun olmayan binaları dahi yasal hale getirmeyi uygun gören bir anlayışla idare ediliyor.
Depremin ardından yeniden gündeme gelen son imar affına AK Parti ve MHP’li milletvekilleriyle birlikte evet oyu veren 8 CHP milletvekili, torba yasaya evet dediklerini, imar affına şerh düştüklerini, torba yasada emeklilere bayramlarda iki maaş ikramiye verilmesi gibi uygulamalar olduğu için evet oyu verdiklerini, oturuma sadece 8 CHP’linin katılmasının da imar affına yönelik bir tepki olduğunu dile getiriyor.
Eski AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya da evet oyu verdiği imar affıyla ilgili depremden sonra yaşananlardan ders çıkarılması ve imar affını her şartta yasaklayan bir anayasa değişikliği yapılması çağrısı yapıyor.
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici tarafından 25 Temmuz 2022’de TBMM’ye sunulan ve Ekim 2022’de Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm komisyonuna sevk edilen yeni bir imar affı tasarısı bulunuyor. “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla Yapı Kayıt Belgesi başvuruları için daha önce belirlenmiş sürelerin uzatılması ve daha önce bu sürelerden kaynaklı belgeleri iptal edilenler hakkında tesis edilen idari işlemlerin ve para cezalarının iptal edilmesini” amaçlayan imar affının kaderini, depremden ne kadar ders alacağımız belirleyecek gibi duruyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İmar afları, yapı denetimleri, deprem vergileri, deprem önergeleri, başarısız sınav veren kurumlar
22 Şub 2023

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




