"Kadının beyanı" ne değildir?

Türkiye'de #MeToo hareketinin tekrar alevlenmesi, kafa karışıklığı yaratan bazı tartışmaların açıklığa kavuşturulmasını gerektiriyor.
"Kadının beyanı" ne değildir?

PRP  Business Solutions 18 Aralık
PRP ile birlikte

PRP Business Solutions ile robotik otomasyon devri Robotik Süreç Otomasyonu iş süreçlerinize entegre olabilen ve sizin günlük rutinlerinizi yapabilen bir yazılım robotu otomasyonudur. Sistemler arasında bağlantı sağlayabilir ve tekrarlı görevleri 7 gün 24 saat boyunca, 0 hata ve %100 verimli bir şekilde belirlenen zamanlarda tamamlar. Günümüzde yazılım robotları insanların klavye ve mouse kullanarak yapabildiği her operasyonu yapabilir hâlde. Robotik otomasyon dönüşümü Dönüşüm kelimesini içeren bu olgunun çok zor olduğu sanılır. PRP Business Solutions olarak biz, 1-2 hafta içinde sistemlerinizi ayağa kaldırıp neredeyse sıfır altyapı maliyeti ile bu dönüşümü başlatıyoruz. Öncelikle RPA yetkinliklerinin gösterildiği yarım günlük ücretsiz bir workshop ile RPA gereksinimlerini çıkarıyoruz. Bu gereksinimlerle doğru ürün ve danışmanlığa, sizinle birlikte karar verip RPA dönüşümünün ilk adımını atıyoruz. Yine 1-2 hafta içinde en az 2 adet süreciniz için RPA dönüşümü sağlanıp bu süreçleriniz robotlara devredilmiş oluyor. Toplamda 1 ay bile geçmeden artık RPA adaptasyonunun tamamlanıyor. Süreç boyunca, ihtiyaç duyulan tüm birimleri bir araya getirip, uzman kadromuzla gereksinimleri eksiksiz olarak tamamlayıp, departmanlarınıza ekstra iş süreçleri doğurmuyor, RPA Proje Yönetimini de biz üstleniyoruz. Artık daha fazla sürecinizi, robotlara devrediyoruz ve kendi robotik süreçlerinizi geliştirebileceğiniz bir yapıyı oluşturup dönüşümünüzü tamamlıyoruz. Tüm bu süreçte PRP Business Solutions olarak yanınızdayız. Sizin süreçleriniz için de geçerli... Mali işler, İnsan Kaynakları, Satın Alma, IT, Satış Pazarlama, Rakip Analizi, Raporlama, Regülatif Süreçler... Kısaca kurumunuzda dijital dünyanızdaki tüm süreçleri ihtiyaçlar doğrultusunda adapte edebiliyoruz. Webinar’larımızda tüm bu süreçleri konuşuyoruz UiPath Satış Direktörü Cem Şatana ve PRP Business Solutions İş Geliştirme ve Strateji Planlama Direktörü Eren Doğanay 8 Aralık’ta, “RPA Nedir ve Nereden Başlanmalıdır?” konulu webinar’ımızda çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Misafirlerin sorularıyla da katkıda bulunduğu webinar’ımızda, akıllara takılan birçok soruya cevap verme fırsatı bulduk. LinkedIn sayfamızdan ve prpbs.com‘dan bizi takip ederek, birçok konuda soruları cevaplayacağımız webinar’larımıza katılım için takipte kalabilir, RPA hakkındaki birçok sorunun cevabına ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Geçtiğimiz hafta Leyla Salinger isimli kullanıcının Twitter hesabından Hasan Ali Toptaş’a ithafen yazdığı cinsel taciz açıklamalarından sonra Türkiye’de #MeToo hareketi tekrar alevlendi. #MeToo; eril düşünce, eril davranış, eril bir dünyanın ifşası için mağdurların buluşma noktası. Ne bir cinsiyetin ne bir kişi nefretinin sonucu olan #MeToo, mağdurların iyileşme çabası. “Ben de varım, ben de yaşadım, ben de seni anlıyorum,” demenin kolektif hâli. Mağdurlar, seslerini duyuramadığı noktada bu kolektif hareketten cesaret alarak yargıyı harekete geçirmeyi amaçlıyor. #MeToo hareketinin desteklenmesi için ise kafa karışıklığı yaratan bazı tartışmalar açıklığa kavuşturulmalı.

İllüstrasyon: Ece Tugay
İllüstrasyon: Ece Tugay

“İfşa değil iddia”

İfşa kelimesi, Türk Dil Kurumu sözlüğünde "gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma" olarak tanımlanıyor. İfşa, kişiye değil eyleme yönelik bir açıklamadır. Bu eylemin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ise kişiye yönelik bir “iddia”dır. Bu iddiayı mağdurun beyanını esas alarak araştıracak kişiler ise kolluk güçleri, savcı ve hâkimdir. 

“Mağdur olan hakkını mahkemede arasın”

Mağdurların ifşa kültürü üzerinden sosyal medyada çağrıda bulunması mağdur suçlayıcı yaklaşıma, cezasızlık kültürüne ve hukuk kurallarının eril okunmasına bir tepki olarak yorumlanabilir.

Hukuku toplumun sosyolojik yapısından ayrı okumak mümkün değil. Bir ülke için dört dörtlük olan bir hukuk sistemi ve kurallar; başka bir ülke için çok adaletsiz bir noktada olabiliyor. Metropollerde yaşayan bir mağdur, hukuka görece daha kolay ulaşabilirken küçük şehirlerde veya köylerde yaşayan bir mağdurun hakkını araması zorlaşabiliyor. Kimi zaman da failin güçlü konumu, hukuken sonuç aramayı güçleştirebiliyor. Bunlara ek olarak acil tedbirlere gerek duyulması ve bir an önce yaşanan duruma dikkat çekilerek can güvenliğinin korunma çabası da düşünüldüğünde, mağdur olanın hakkını mahkemede araması her koşulda mümkün olmayabiliyor.

“Kadının beyanı mağdurlar yaratıyor”

“Masumiyet karinesine aykırı”

Sosyal medya kimi zaman çok faydalı bir kamusal alan olabilse de konuya dair kulaktan dolma bilgilerle sirkülasyonlar yaratılması, #MeToo mücadelesine zarar verebiliyor. Bu hareketle beraber en çok tartışılan konulardan biri olan “kadının beyanı esastır” ifadesinin bambaşka yerlere çekilmesi ve sonucunda provokasyona yönelik paylaşımlar yapılması, bu zarara somut örnekler oluşturuyor. Yakın dönemden bir örneğe bakacak olursak, “kadının beyanı esastır” ilkesinin yanlış yorumlanması üzerinden İstanbul Sözleşmesi’nin eşitsiz olduğu veya her durumda kadının korunduğu propagandaları yapılmıştı. Bu tür yanlış yorumların yayılması, hukukun meşruluğuna zarar verebiliyor. Bunun engellenmesi ve mücadeleye zarar verilmemesi için her yerde aslolanı anlatmak gerekiyor.

“Kadının beyanı esastır” ilkesi, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin “cinsel suç mağdurunun beyanı esastır” olarak okunmalıdır. Şimdi, bu ilkeyi iki yönden ele almamız gerekiyor: Ceza muhakemesi ve idari tedbirler.

  • Ceza muhakemesinde soruşturma başlangıcı için “basit şüphe” gerekir, soruşturma basit şüphe ile kalırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Kovuşturma aşamasına geçilmesi için "yeterli şüphe" oluşması gerekir. Cinsel suç mağdurlarının beyanı yalnızca basit şüphe içinde olan bir olayı yeterli şüphe olarak değerlendirilmesi anlamına gelir. İddianame ile olay, kovuşturma aşamasına taşınır. Bu aşamada yine masumiyet karinesi korunur çünkü kişi hâlâ suçlu olarak değerlendirilmez, “sanık” olur; yani hukuken suç işlemiş olma şüphesi içindeki kişidir. Lehine ve aleyhine deliller toplanır. Mahkeme, bu deliller ışığında sonuca varacaktır. İstanbul Sözleşmesi ve 6284’ten önce bir Yargıtay Kararı’nda “Cinsel suçlar geriye kanıt bırakmayan suçlardır, bu yüzden illa somut kanıt aranırsa sanığın beraat etmesi kaçınılmazdır. Kadının cinsel saldırıya uğradığının duyulmasının kendi itibarına vereceği zararı göze alarak şikayetçi olması, bir kadının bir başkasına zarar vermek için kendisine bu şekilde zarar vermeye cesaret etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, samimi ve tutarlı olduğu ölçüde, iddianın doğruluğunu gösterebilir," gerekçesiyle sanık aleyhine hüküm vermek için mağdurun beyanı yeterli görülmüştür; ancak bu hâkimin değerlendirmesinin bir sonucudur. Yargılamada her olay kendi içinde değerlendirilir; sanığın suçsuzluğuna dair kanıt sunamaması, mağdurun beyanlarını tutarlı olması, sanık ile başka bir husumetinin olmaması gibi birçok durum dikkate alınır.
     
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında can güvenliğini sağlayan birçok acil tedbirde "Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz” ve mağdurun beyanı esas alınır. Bu noktadaki şikâyetler acil durumlarda devreye giren bir önlem mekanizması olduğu için beyanların tutarlı olması hemen sonuç alınması için yeterli görülür. Kanun, "önleyici tedbir kararının verilmesi Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez" diyerek bu kararlarla korunmak istenen durumu açıklar.

 

Yazarın yorumu: Şiddetsiz toplum için elimizdeki araçları ve kaynakları kullanırken dikkatli olmak gerekiyor. Psikolojik/cinsel/ekonomik/fiziksel her türlü şiddeti engellemek için bu tür değerli mücadelelerin zarar görmemesini sağlamak da bir o kadar değerli. Tartışılabilecek her noktayı açığa kavuşturalım. Mağdurlara ses olan, kolektif bilinci sağlayan #MeToo iyi ki var!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🚨 Google'a üçüncü antitröst davası

Herkese günaydın. Bugün gündemde Google-ABD mücadelesi, krizdeki turizm sektörü ve (yine) Brexit görüşmeleri var.

18 Ara 2020

PRP ile birlikte
Julian Hochgesang / Unsplash

YAZARLAR

Nesibe Kırış

@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR