Kafkasya ve Ortadoğu’da sular ısınıyor


Kanserde umut tedavinin bir parçasıdır 1 Küreselde her beş kişiden birine yaşamları boyunca kanser teşhisi konuyor. 2 Her sekiz erkekten biri ve her on bir kadından biri kanserden yaşamını kaybediyor. 3 Pfizer Türkiye Onkoloji kanserle mücadele eden herkesle el ele, hastaların hayatını değiştiren çığır açan yenilikler için çalışıyor ve birçok proje yürütüyor. BirArada : Kanser yolculuğunda doğru bilgiye ulaşabilmeyi sağlıyor. Kanserle Yaşam : Kanserle yaşayan hastalara ve yakınlarına daha güçlü bir şekilde destek olmayı hedefliyor. Bizim Rengimiz Cesaret - Bilgi Cesaret Verir 5,6 : Kalıtımsal meme kanseri yatkınlık geni BRCA ile ilgili bilgi ve farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Referanslar: 1. Seiler A, Jonewein J. Resilience in cancer patients. Front Psychiatry 2019;10:208. 2. WHO. WHO launches new campaign to amplify the lived experience of people affected by cancer. https://www.who.int/news/item/18-10-2022-who-launches-new-campaign-to-amplify-the-lived-experience-of-people-affected-by-cancer . Son erişim tarihi: 04.01.2023. 3. WHO. Globocan 2020. Cancer Today. All cancers. https://gco.iarc.fr/today/data/factsheets/cancers/39-All-cancers-fact-sheet.pdf . Son erişim tarihi: 13.12.2022. 4. https://www.worldcancerday.org/about-us Son erişim tarihi: 04.01.2023. 5. National Cancer Institute. BRCA Gene Mutations: Cancer Risk and Genetic Testing. https://www.cancer.gov/about-cancer/causes-prevention/genetics/brca-fact-sheet . Son erişim tarihi: 04.01.2023. 6. Vrinten et al. What do people fear about cancer? A systematic review and meta-synthesis of cancer fears in the general population. Psychooncology 2017;26:1070-79. PP-UNP-TUR-0480
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
20. yüzyılın en önemli gelişmelerinden biri olarak kabul edilen Sovyetler Birliği’nin dağılması Avrupa’dan Balkanlar’a, Kafkaslar’dan Asya’ya uzanan bir coğrafyada çeşitli sınamaları da beraberinde getirdi, ayrıca donmuş bazı ihtilafların da su yüzüne çıkmasına neden oldu.
Azerbaycan’ın bağımsızlığa kavuşması İran’da endişeyle karşılandı. Azerbaycan’ın seküler yapısı ve İran’da yaşayan ve nüfusun %40’ını teşkil ettiği düşünülen Azerbaycan Türkleri hem Molla rejiminin geleceğine hem de ülkenin bütünlüğüne tehdit teşkil edebilirdi.
Güçlü bir Azerbaycan istemeyen İran, Ermenistan’la ilişkilerini geliştirme yoluna gitti. Ermenistan İran için bir nefes borusu oldu. Denize açılımı olmayan, Türkiye’yle sınırları kapalı olan, Azerbaycan’la ihtilafı süren Ermenistan için de İran tercih edilebilir bir ortak olarak ortaya çıktı. Ermenistan, İran açısından Karadeniz’den Basra Körfezi’ne yeni bir kuzey-güney transit koridorunun oluşturulması açısından da önemli hale geldi.
2020 Karabağ Zaferi’yle birlikte sahadaki gerçeklik değişti. Bu durumu ne İran ne de Ermenistan kabullenebildi. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan her ne kadar Azerbaycan’la barış müzakereleri için adım atsa ve Türkiye’yle ilişkilerin normalleştirilmesi için cesur davranmış olsa da içerideki muhalefet ve Ermeni diasporası her iki süreci de akamete uğratmak için elinden geleni yapmaya devam ediyor.
Karabağ Zaferi’nin ardından Ermenistan-İran ilişkileri daha da derinleşti. Son dönemde, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki gerginlik tırmanıp barış müzakereleri akamete uğrayınca, İranlı yetkililer Kafkaslar’da sınırların değiştirilmesine müsaade etmeyecekleri yönünde çeşitli vesilelerle açıklamalarda bulundu. Azerbaycan’ı Nahçivan’a bağlayacak olan Zengezur koridoruna Ermenistan’dan sonra en fazla muhalefet eden ülke İran oldu. İran koridora çok yakın olan Kafan şehrinde 21 Ekim 2022’de bir Başkonsolosluk açarak bir kez daha Ermenistan’dan yana net bir tutum benimsedi. Dahası İran geçtiğimiz aylarda bölgede askerî tatbikatlarının sayısının ve kapsamını da artırdı.
İran’ı rahatsız eden bir diğer gelişme ise, Ukrayna savaşıyla birlikte kuzey koridorunun riskli hale gelerek, orta koridorun öneminin artması oldu. Enerji krizi yaşayan Avrupa, Azerbaycan’ın kapısını aşındırmaya başladı. Buna ilaveten Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan cumhurbaşkanları 14 Aralık 2022’de Hazar kıyısındaki Avaz şehrinde bir araya gelerek Türkmen gazının Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına ulaştırılması konusunu ele aldılar. Türkmen gazını kendilerine rakip olarak kabul eden Rusya ve İran bu gelişmeyi kaygıyla izledi.
Azerbaycan, İran’ın iyi komşuluk ilişkileriyle bağdaşmayan bu kışkırtıcı tutumuna tabiatıyla kayıtsız kalmadı. Türkiye ile Azerbaycan 6 Aralık 2022 tarihinde Kardeş Yumruğu tatbikatını gerçekleştirdi. 15 Haziran 2021 tarihli Şuşa Beyannamesi’yle Azerbaycan’la ilişkilerini en üst seviyeye çıkartan Türkiye bu vesileyle İran’a net bir mesaj da vermiş oldu. Azerbaycan ayrıca, İran’ın Kafan’da açtığı Başkonsolosluğa misilleme olarak Tel Aviv’de Büyükelçilik açacağını duyurdu. Esasında Azerbaycan’ın İsrail’le ilişkileri son yıllarda zaten gelişerek derinleşti, iki ülke arasındaki askerî işbirliği de kayda değer oranda arttı.
Türkiye ve Azerbaycan’ın İsrail’le yakınlaşması, ayrıca 2020 tarihli İbrahim Anlaşmaları sonrasında İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin düzelme sürecine girmesi de bölgesinde giderek yalnızlaşan İran’ı tedirgin eden bir başka gelişme.
Bunlara ilaveten, Eylül 2022’de 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrasında patlak veren ve İran’ın geneline ve tüm kesimlerine yayılan protesto gösterileri 1979 İslam Devrimi’nden bu yana gerçekleştirilen en uzun ve kapsamlı protesto gösterileri oldu. Halk molla rejiminin reform yapmasını değil, rejimin yıkılmasını istiyor. Bu iç tehdit, bölgede devrimden bu yana istikrarsızlaştırıcı bir rol izleyen İran’ın dış politikada daha da agresif bir tutum benimsemesine neden oluyor.
Tüm bu gelişmeler arka planı üzerinde, 27 Ocak 2023 tarihinde yaşanan elim bir olay ise Azerbaycan ile İran arasındaki diplomatik ilişkileri kopma noktasında getirdi. Azerbaycan’ın Tahran Büyükelçliği’ne düzenlenen saldırıda güvenlik şefi şehit olurken iki kişi de yaralandı. İran, ilk etapta saldırının ailevi nedenlerden dolayı yapıldığını açıklasa da ortaya çıkan bilgilerden ve görüntülerden saldırının münferit bir eylem olmadığı ve İran makamlarının bilgisi ve açık ihmalinin olduğu görüldü.
Azerbaycan güvenli olmadığı gerekçesiyle Tahran Büyükelçiliği’ni tahliye etti, ayrıca kendi vatandaşlarına yönelik seyahat uyarısında bulunarak, acil olmadıkça İran’a gitmemelerini tavsiye etti. Saldırganın yakalandıktan sonra çeşitli televizyon kanallarına mülakat vermesi ve sorgusunun kameralar önünde yapılması saldırıya ilişkin soru işaretlerinin artmasına neden oldu.
Gelinen noktada İran şeffaf bir soruşturma gerçekleştirip Azerbaycan’ı tatmin edecek açıklamalarda bulunamazsa Kafkaslar’daki gerilimin artması kaçınılmaz görünüyor.
Diğer yandan, yine 27 Ocak tarihinde Kudüs’teki bir sinagoga terör saldırısı düzenlendi. Söz konusu saldırıdan bir gün sonra İran'ın İsfahan şehrinde Savunma Bakanlığı'na ait bir mühimmat üretim tesisinde patlama meydana geldi. Günler sonra İran’dan, yürütülen ön soruşturmadan saldırının İsrail tarafından yapıldığının tespit edildiği ve İran’ın gerekli görülen yerde ve zamanda karşılık verme hakkını saklı tuttuğu yönünde açıklama geldi.
Öte yandan, altıncı kez başbakanlık koltuğuna oturan Binyamin Netanyahu İsrail tarihinin en sağcı koalisyonunu oluşturdu. Geçmişten bu yana İran’a karşı şahin tavırlarıyla bilinen Netanyahu İran’a yönelik sert çizgisini sürdüreceğini iktidara geldiği ilk günden itibaren belli etti.
Aşırı sağcı İtamar ben-Gvir’in Ulusal Güvenlik Bakanı olarak atanması ve göreve geldikten hemen sonra Filistinlilere yönelik baskıcı politikalar izlemesi, kutsal mekanların statüsünü hiçe sayması, ayrıca Netanyahu hükümetinin “yargı reformu” adı altında yargı erkinin yetkilerini sınırlandırmaya yönelik attığı adımlar toplumda büyük tepkiye neden oldu. Geçtiğimiz haftalarda Tel Aviv başta olmak üzere birçok şehirde onbinlerce Netanyahu karşıtı sokaklara döküldü.
İran, dikkatin dışa yöneltilmesi ve ABD’den gelen desteğin sürekliliğinin sağlanabilmesi amacıyla Netanyahu için önemli bir koz olarak ortaya çıkıyor. Aynı husus iç karışıklığa teslim olan İran için geçerli. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde Kafkasya’ya ek olarak Ortadoğu’da da suların ısınması yüksek ihtimal.
Not: Serbest Kürsü'de yer alan tüm görüşler yazarlara ait olup, Aposto'nun editoryal bakış açısını yansıtmamaktadır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İyi hafta sonları. Türkiye, demokrasi endeksinde ve yolsuzluk algı endeksinde geriledi. Elton John, turne geliriyle rekor kırdı. Sundance’te ödül alan filmler belli oldu.
04 Şub 2023

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




