Kılıçdaroğlu'ndan dört ayaklı Yeni Türkiye vizyonu

Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi'nde konuştu.
Kılıçdaroğlu'ndan dört ayaklı Yeni Türkiye vizyonu

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi'ndeki konuşmasında dört ayaklı yeni Türkiye vizyonunu tanıttı

Konuşmasından öne çıkanlar şöyle oldu: 

İkinci yüzyılı birlikte inşa edeceğiz. İşimizin çok kolay olduğunu kimse düşünmesin. İlk yüzyılın kongresinde de o dönemin liderlerinin işinin çok kolay olmadığını onlar da biliyordu. Güzel, yaşanabilir, barış içinde, kalkınan ve büyüyen, bölgesinde ve dünyada saygınlığı olan bir Türkiye hepimizin idealinde olan Türkiye'dir.

"Siyasi bağımsızlığın kalıcılığını ekonomik bağımsızlık sağlar"

Hepimizin zor zamanlardan geçtiğinin farkındayım. Benim gönlümde Gazi Mustafa Kemal'in iki temel ilkesi vardır: Siyasi bağımsızlık ve ekonomik bağımsızlık. İzmir’de 100 yıl önce yapılan kongrede Mustafa Kemal şöyle der: "Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun iktisadi zaferlerle taçlandırılamazsa sürdürülemezler." Bugüne kadar büyük sıkıntılar çektiğimizi biliyoruz. Ama öyle bir sistem, öyle bir düzem kuralım ki kim iktidara gelirse gelsin en azından bir daha bu tür krizlerle Türkiye karşı karşıya gelmesin.

Size dört ayaklı bir stratejiden bahsedeceğim.

1- Güçlü demokrasi, güçlü parlamenter sistem

Altı lideri bir araya getiren felsefenin özünde demokrasi yatıyor. Demokrasinin gelişmediği hiçbir ülke gelişmemiştir. Kuvvetler ayrılığını getirmek zorundayız. Yasama yürütme ve yargıyı sağlıklı işleyen, birbirini denetleyen bir hale getirmeliyiz. TBMM de denetlenmelidir Anayasa Mahkmesi tarafından.

Özgür medya. Özgürlüğün olmadığı bir yerde demokrasi olmaz. Bunun altyapısının koşulsuz sağlanması gerekir. Demokraside her güç mutlaka denetlenebilir olmalıdır. Bunu mutlaka ve mutlaka hayata geçirmek gerekiyor. Siyaset kurumunun halkına hesap vermesi gerekir. Demokrasinin varlığı halktan toplanan vergilerin hesabının halka verilmesi ve devlette saydamlığın sağlanmasıdır. Siyasetle halk arasındaki güvenin sarsılması siyasi etik yasası olmamasındandır.

Kesin Hesap Komisyonu kuracağız. Başkanı ana muhalefet partisinden olacak. Bütçenin nereye harcandığı TBMM'de muhalefet tarafından denetlenecek. Ulusal Vergi Konseyi kuracağız. 85 milyondan toplanan vergilerin nerede harcandığını bu kurul denetleyecek, Resmi Gazete'de yayımlanacak. Herkes bilecek vergilerin nereye harcandığını. Sayıştay raporlar, iktidarımızda asla makaslanmayacak. 

2- Üreten Türkiye

Sanayiden tarıma, kültüre, hayatın her alanına kadar üreten bir Türkiye güçlü bir Türkiye’dir. Herkesin ürettiği bir Türkiye dışarıya el avuç açmayan bir Türkiye’dir. Neyi nasıl üreteceğimiz çok iyi bilmek zorundayız.

21. yüzyılın ekonomisi artık bir tarım, sanayi ekonomisi değil, bilgi ekonomisidir. Hangi ülke bilgi üretirse o ülke hızla kalkınır ve büyür. Bilgiyi üniversitelerde üreteceğiz. Bizim iktidarımızda üniversitelerde her türlü düşünce özgürce karşılanacak. Hiç kimse farklı düşündü diye üniversiteden atılmayacak. Üniversiteler bilgi üretecek.

Üniversitelerin ürettiği bilgiler sanayiciler tarafından elle tutulur metaya dönüştürülecek. Teknoloji üreten Türkiye olacağız. Bu hedefi gerçekleştireceğiz. Katma değeri yüksek ürün üreten bir Türkiye inşa etmek zorundayız.

Millet İttifakı iktidarında bilgi üreten ülkelerin pazarı olmayacağız. Biz üretip ihraç edeceğiz.21. yüzyılda çip savaşlarını görüyoruz. Petrol nerede biliyoruz, nasıl çıkarılacağını da biliyoruz. Ama çipin nerede üretileceğine bilgi üretenler karar verir. 21. yüzyılın Türkiye’sinin hedefi çip üreten bir ülke olmaktır.

3- Güçlü sosyal devlet

İstediğiniz kadar üretin, hakça bölüşmezseniz, bir kesim yoksul bir kesim varsıl olursa huzur ve bereket olmaz. Hiçbir çocuuğun yatağa aç girmediği Türkiye'yi demokrasiyle yeniden inşa edeceğiz.

Özellikle son 5-6 yılda Türkiye’de alt gelir grubundan bir avuç üst gelir grubuna milyarlarca lira servet aktarıldı. Bunu düzeltmek bize nasip olacak. 

Her ailenin, her bir bireyin kesinlikle sosyal güvencesi olacak ve bunu yaparken de kişinin yoksulluğu asla afişe edilemeyecek.

4- Sürdürülebilirlik

Dünyadaki değişime ayak uydurmak zorundasınız. Sürdürülebilirliğin kilidi devlette liyakattir. Değişime ayak mı uyduracağız yoksa değişime öncülük mü edeceğiz? Biz öncülük etmek istiyoruz. Güçlü kurumlar ve eğitim sürdürebilirliğin anahtarıdır. Eğitim yeniliğe açık olmalıdır. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Nart Özel

·

11 Tem 2026

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Görüş | Butlan krizi nasıl bir fırsata dönüştürülebilir?

Mutlak butlan kararı, yalnızca CHP iç dengelerini değil, toplumsal muhalefetin yönünü, enerjisini ve mücadele kapasitesini de doğrudan etkileyen bir kırılma noktası oldu. CHP’nin seçilmiş yönetiminin butlan tartışmalarına ayırdığı enerjiyi azaltıp odağını muhalefeti örgütlemeye ve CHP’yi de aşan geniş bir özgürlük cephesi kurmaya yöneltmesinin imkanları neler olabilir?

08 Tem 2026

Görüş | Butlan krizi nasıl bir fırsata dönüştürülebilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Trump’ın Türkiye’ye hediyesi: CAATSA yaptırımlarının kalkması ne anlama geliyor?

Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi aldığı için ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit oluşturan devletleri ekonomik ve askerî olarak sınırlandıran CAATSA yaptırımlarına Aralık 2020’den beri maruz kalan Türkiye’ye ABD Başkanı Trump’tan müjde geldi. NATO Zirvesi için Ankara’ya gelen Trump, hediye paketini Erdoğan’a sundu: Yaptırımlar kalkacak, F-35 konusu ele alınacak.

Pelin Cengiz

·

08 Tem 2026

Trump’ın Türkiye’ye hediyesi: CAATSA yaptırımlarının kalkması ne anlama geliyor?