'Komisyon' belirsizliği: Süreç nasıl ilerleyecek?

MHP lideri Devlet Bahçeli, geçen hafta kritik bir çağrıda daha bulundu. Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, PKK’nın fesih sürecine ilişkin Meclis’teki tüm partilerin temsilcilerinin yer aldığı “Millî Birlik ve Dayanışma Komisyonu” kurulmasını istedi. Peki bu süreç nasıl ilerleyecek?
'Komisyon' belirsizliği: Süreç nasıl ilerleyecek?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan, İmralı ziyaretlerinin başlamasıyla devam eden, Abdullah Öcalan’ın örgüte yaptığı çağrıyla boyutlanan ve PKK’nın fesih kararı almasıyla yeni bir evreye giren "çözüm süreci"nin nasıl devam edeceği merak konusu…

İktidar bloku, ısrarla, pazarlıksız biçimde, hiçbir şart öne sürülmeden “Terörsüz Türkiye” sürecinin başlatıldığını ve devam ettiğini söylüyor ancak örgütün de bir takım güvenceler verilmeden hareket etmeyeceğine şüphe yok.

Sürecin en mayınlı alanı Suriye. Suriye’de PKK’nın kolu YPG’nin fesih ve silah bırakma gibi kararlara karşılık, bu kararların kendisiyle ilgili olmadığı gibi bir tavır alması ve herhangi bir aksiyonda bulunmamasına rağmen süreç devam ediyor.

Ankara, Öcalan’ın çağrısının PKK’nın tüm kollarına yönelik olduğunu, YPG’nin de bundan muaf olamayacağını belirterek, beklentisini ifade ediyor.

Ancak bu sorunlu alan şimdilik bekletici bir mesele yapılmış değil. Suriye merkezî hükümeti ile yapılan protokol, Suriye’de, sahada işlerin nasıl ilerleyeceği, Ankara’nın da bu konuda “bekle-gör” politikasına geçmesine yol açtı.

Bahçeli’nin hamlesi

Ankara, bu aşamada, PKK’nın fesih kararı doğrultusunda hareket ederek Irak’taki kamplarını boşaltmasını, silahlarını belirlenen yerlere teslim etmesini bekliyor. Buna paralel olarak örgüt liderlerinin Kandil’i ve bulundukları diğer alanları terk etmesini, örgütün organizasyon yapısının da dağıtılmasını istiyor.

Tam da bu aşamada MHP lideri Devlet Bahçeli, kritik bir çağrıda daha bulundu. Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, PKK’nın fesih sürecine ilişkin Meclis’teki tüm partilerin temsilcilerinin yer aldığı “Millî Birlik ve Dayanışma Komisyonu” kurulmasını istedi. Bahçeli, kurulmasını istediği komisyona ilişkin ayrıntıları da şöyle özetledi:

  • Teamüllere uygun olarak TBMM Başkanı’nın çağrısıyla "Yeni Yüzyılın Terörsüz Türkiye Stratejisi; Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu" kurulması teklif ve temennimizdir.
  • Evvelemirde, komisyon çalışmalarının geniş katılımlı ve şeffaf yürütülmesi amacıyla, Gazi Meclis’te temsil edilen 16 siyasi parti temsilcilerinin bulunacağı komisyon 100 üyeden oluşmalı, çalışma şartlarına göre komisyonlar kurulmalıdır. 
  • İkinci olarak, TBMM’de temsil edilen her siyasi parti en az bir üye ile temsil edilmeli, diğer üyeler grubu bulunan partilerin temsil oranına göre belirlenmelidir. 
  • Üçüncü olarak, TBMM’de temsil edilen her siyasi parti komisyonda çalışmak üzere alanlarında uzman iki kişi görevlendirebilmelidir. 
  • Dördüncü olarak, komisyon çalışma usul ve esaslarını kendi belirlemelidir. 
  • Beşinci olarak, TBMM Başkanı komisyona başkanlık etmelidir. 
  • Altıncı olarak, komisyonda kararlar salt çoğunlukla alınmalıdır. 
  • Yedinci olarak da komisyonda alınan kararlar milletvekilleri tarafından teklif hâline getirilerek ilgili ihtisas komisyonlarına ve TBMM Genel Kurulu’na sunulmalıdır.

AK Parti bu hamleyi bekliyor muydu?

Bahçeli’nin çağrısı özellikle DEM Parti’de memnuniyet yarattı. AKP ise bu konuda temkinli bir bekleyiş içerisinde. AKP kulislerinde bir komisyonun kurulması gerektiği ancak bu konuda örgütün silah bırakmasından sonra harekete geçilmesinin daha doğru olacağı görüşü hâkimdi. Bu anlamda Bahçeli’nin çağrısı AKP açısından da sürpriz oldu. 

  • Buna karşılık Bahçeli’nin çağrısından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da önceden haberdar olduğu, MHP liderinin çağrıyı yapmadan önce iki lider arasında konunun müzakere edilmiş olabileceği yorumları da yapılıyor.

Yine de AKP’de şu anda bekleyiş hâkim. Erdoğan’dan bir işaret gelmeden komisyon kurulması için harekete geçilmesi beklenmiyor. Parti yönetimi de komisyonun silahların fiilen bırakılmasından sonra kurulmasının daha iyi olacağı görüşünü açıktan dillendiriyor.

Baştan bu yana sürecin Meclis’te yürütülmesini isteyen CHP ise Bahçeli’nin önerisinin muhalefeti sadece meşruiyet aracı kıldığı görüşünde. Kararların Cumhur İttifakı tarafından alınacağı bir komisyonun sadece sürece meşruiyet kazandırmaya yol açacağı, muhalefete söz hakkı tanınmayacağı ifade ediliyor. 

Bu nedenle, daha önce Anayasa ile ilgili kurulan, herkesin eşit oya sahip olduğu komisyon benzeri bir yapının kurulması talep ediliyor.

Nasıl ilerleyecek?

Bahçeli’nin dediği gibi komisyon hemen kurulacak mı yoksa PKK’nın silah bırakma konusunda adım atması mı beklenecek, henüz belirsiz. Ancak komisyon kurulmadan örgütün de yapısal, sonuç verici adımlar atmayacağı değerlendirmesi yapılıyor. Bu nedenle Meclis kapanmadan komisyonun kurulabileceği ancak çalışmalarına yeni yasama yılında başlayabileceği de söyleniyor.

Komisyonun alt komisyonlar hâlinde çalışabileceği, Anayasa, silahların bırakılması, demokratikleşme, suçluların tespiti gibi alanlarda çalışacak alt komisyonların komisyona görüşlerini iletmesiyle ilerlenebileceği değerlendiriliyor.

Buna paralel olarak Ankara, PKK’nın belirlenen noktalara silahlarını bırakmasını ve örgüt liderleri ile kadrolarının dağıtılmasıyla ilgili sonuçların görülmesini de istiyor. 

Suriye başlığı ise başta belirtildiği gibi şimdilik izlenen bir başlık. Ancak bu başlığın, sürecin gerçekten sonuç verip vermemesi konusunda en kritik nokta olduğuna da kuşku yok.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu

Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Nart Özel

·

11 Tem 2026

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Görüş | Butlan krizi nasıl bir fırsata dönüştürülebilir?

Mutlak butlan kararı, yalnızca CHP iç dengelerini değil, toplumsal muhalefetin yönünü, enerjisini ve mücadele kapasitesini de doğrudan etkileyen bir kırılma noktası oldu. CHP’nin seçilmiş yönetiminin butlan tartışmalarına ayırdığı enerjiyi azaltıp odağını muhalefeti örgütlemeye ve CHP’yi de aşan geniş bir özgürlük cephesi kurmaya yöneltmesinin imkanları neler olabilir?

08 Tem 2026

Görüş | Butlan krizi nasıl bir fırsata dönüştürülebilir?