Küresel Sumud Filosu'na İsrail müdahalesi: 'Bu gemiyi götüren motor değil, dayanışma'

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Gazze ablukasını kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve 50’den fazla tekneden oluşan Küresel Sumud Filosu, Yunanistan’ın Girit Adası açıklarında İsrail güçlerinin müdahalesine uğradı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, filodaki 20’den fazla tekneden yaklaşık 175 aktivistin gözaltına alındığını açıkladı. Filoda 30’dan fazla ülkeden yaklaşık 350 kişinin yer aldığı, aralarında 31 Türk aktivistin bulunduğu bildirildi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in müdahalesini "korsanlık eylemi" sözleriyle kınadı. Açıklamada, "İsrail, Gazze'deki mazlumların yaşadığı insani felakete dikkat çekmeye çalışan Küresel Sumud Filosu'na saldırarak insani değerleri ve uluslararası hukuku hedef almıştır" denildi. Filoda yer alan Türk vatandaşlarının ve diğer yolcuların durumu konusunda ilgili diğer ülkelerle beraber gerekli "tüm girişimlerin" yapıldığı belirtildi.
Gemideki Türk aktivist Ömer Aslan, saldırıyı şu sözlerle anlattı:
“Bize uluslararası sularda hukuka aykırı şekilde saldırdılar. Drone'larla, silahlarla, gemilerle geldiler. Dünyanın dört bir yanından dili, dini, inancı farklı insanlar, burada sadece bir amaç uğruna toplandık. Biz sonuna kadar devam edeceğiz. Korkmuyoruz, inanıyoruz, istikrarlıyız. Gazze’deki ablukayı şiddetsiz bir eylem olarak kırmaya geliyoruz. Yolumuza devam ediyoruz."
Bir adım geriden: Küresel Sumud Filosu, 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona şehrinden hareket etti. İtalya’nın Sicilya Adası’nda hazırlıklarını tamamlayan filo, 26 Nisan’da Gazze’ye doğru yeniden yola çıktı.
Filo, 50’den fazla gemiden oluşuyor. Binden fazla katılımcının yer aldığı filoda doktorlar, sağlık çalışanları, eko-inşaatçılar, savaş suçları araştırmacıları ve sivil gönüllüler bulunuyor. Yol boyunca yeni gemi ve katılımcılar da filoya katılacak.
İsrail, Eylül 2025’te de benzer şekilde Sumud Filosu’na müdahale etmiş; Gazze kıyılarından yaklaşık 70 deniz mili açıkta gemilere zorla çıkarak el koymuş, iletişimlerini kesmiş ve sinyalleri engellemişti.
Greenpeace Türkiye’den Barış Eceçelik: ‘Arkadaşlarımızla iletişimimiz tamamen kesildi’
Greenpeace Türkiye de Arctic Sunrise gemisiyle filoya katıldı. Gemide bulunan Greenpeace Türkiye sözcüsü Barış Eceçelik, 26 Nisan’da Sicilya'nın Sirakuza Limanı'ndan yola çıkarak filoya dahil oldu.
Greenpeace, filodaki gemilerin Gazze kıyılarına kalan son 200 deniz milini tamamlamadan önce Akdeniz’i güvenli bir şekilde geçebilmeleri için teknik ve operasyonel denizcilik desteği sağlamakla görevli. Aposto’ya konuşan Eceçelik, 29 Nisan’da yaşadıkları İsrail saldırısını şöyle anlatıyor:
“Uluslararası sularda, insani yardım taşıyan sivil gemilere müdahale edildi. Yaklaşık 175 barışçıl sivil, yasa dışı olarak gözaltına alındı; gemiler hasarlı hâlde açık denizde terk edildi. Bu uluslararası hukukun açık ve ağır bir ihlalidir.”

İsrail donanması, 30 Nisan 2026 | Greenpeace
Eceçelik, İsrail saldırısından sonra gözaltına alınan aktivistlerle hâlâ iletişim kuramadıklarını söylüyor:
“Filoda haftalardır birlikte yol aldığımız insanlar var. Birbirimizin gemilerine destek verdik, birlikte çalıştık, birlikte yemek yedik. Şu anda o insanların bir kısmıyla iletişimimiz tamamen kesilmiş durumda. Bu çok ağır bir durum.”
Arkadaşlarının ve tüm aktivistlerin serbest bırakılması çağrısında bulunan Eceçelik, “Bu insanlar doktor, sağlık çalışanları, sivil gönüllülerdi. Taşıdıkları şey insani yardımdı. Gözaltına alınan herkesin bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz” diyor.
Barış Eceçelik, 30 Nisan itibarıyla Yunan karasularında seyir hâlinde olduklarını da ifade ediyor:
“Önceliğimiz filonun geri kalanına destek sağlamak. Gemileri Girit'e güvenli bir şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yakıt ikmali, teknik onarım, tıbbi destek, ne gerekiyorsa sahada yapıyoruz. Mürettebatımız, müdahale sonrası gemilerin hasarlı ve terk edilmiş hâlde denizde bırakıldığını doğruluyor.”
‘Bu bir sivil direniş girişimi’
“Küresel Sumud Filosu halk tarafından yürütülen bir sivil direniş girişimi. Biz Filistinlilerin küresel dayanışma çağrısına yanıt vererek Arctic Sunrise ile bu filoya katıldık” diyor Eceçelik. Arctic Sunrise’ın filoda üstlendiği görevleri ise şu sözlerle anlatıyor:
“Arctic Sunrise’ın görevi, filodaki gemilerin Akdeniz’i güvenle geçebilmesi için teknik ve operasyonel denizcilik desteği sağlamak. Gemiler Gazze kıyılarına kalan son 200 deniz miline ulaştığında Arctic Sunrise görevini tamamlayacak ve bir sonraki kampanyasına geçecek.
Open Arms ve diğer ekiplerle birlikte ekibimiz gece gündüz çalışıyor. Karmaşık motor ve şanzıman bakımları, elektrik sistemlerinin onarımı, gemiler arasında gıda transferi ve doktor nakli yapıyoruz. Botlarımız sürekli sahada, çekme operasyonları ve acil transferler yaparak yardımın en çok ihtiyaç duyulan yere ulaşmasını sağlıyoruz.”
İnsani yardımın engellenmesinin uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu söyleyen Barış, “Bu yılki filo daha büyük. 50'den fazla gemi, binden fazla katılımcı ve uluslararası kamuoyunun çok daha yoğun ilgisi var. Bu barışçıl bir sivil direniş misyonu” diyor.
‘Uluslararası toplum sessiz’
Eceçelik'e göre, hükümetler uluslararası hukuku uygulamakla, sivilleri korumakla ve insani yardımın engelsiz ulaşmasını sağlamakla yükümlü. Ancak bu sorumluluk yerine getirilmediği için sivil toplum devreye giriyor.
Uluslararası toplumun Gazze’de yaşananlara sessiz kaldığını söyleyen Barış, “Gazze'de insanların gıdaya ve tıbbi yardıma erişimi sistematik olarak engelleniyor. Sözde ateşkese rağmen her gün insanlar hayatını kaybediyor” diyor ve Küresel Sumud Filosu’nun hükümetlerin gösteremediği cesaret ve iradeden doğduğunu söyleyerek uluslararası topluma çağrıda bulunuyor:
“Filodaki binden fazla katılımcı, hükümetlerin yapması gerekeni yapmaya çalışıyor. Greenpeace olarak biz de bu dayanışma çağrısına kayıtsız kalamadık. Ama asıl mesajımız hükümetlere: Sessizliğinizi bozun, insani yardımı koruyun, uluslararası hukuku uygulayın. Bu sizin sorumluluğunuz.”
Gemide bir gün nasıl geçiyor?
Eceçelik, gemiye ilk adımını attığında neler hissettiğini şu sözlerle anlatıyor:
“Korku mu hissettim mi diye sorarsanız, doğrusunu söylemek gerekirse asıl beni etkileyen korku değil, sorumluluk hissi oldu. Gazze'de insanlar gıdaya, tıbbi yardıma erişemiyor, her gün hayatını kaybeden insanlar var.
Siz böyle bir gerçekliğin karşısındayken ve elinizde onlarca yıllık denizcilik deneyimi olan bir gemideyken, hissettiğiniz şey orada olmanız gerektiği. Doğru yerde, doğru zamanda olduğunuzu biliyorsunuz.”

Barış Eceçelik | Küresel Sumud Filosu
Gemide günler çok erken başlıyor ve yoğun geçiyor:
“Sabah erkenden başlıyoruz. Ekip toplantıları, filodaki gemilerin durumlarının değerlendirilmesi, hangi gemiye ne tür desteğin gerektiğinin planlanması. Sonra sahaya çıkıyoruz. Ben iletişim tarafını yürütüyorum, gemide olup biteni belgeliyorum, fotoğraf ve video çekiyorum, sosyal medya içerikleri üretiyorum.”
Gemide her gün hissettiği şey ise “dayanışma”:
“Şu an gemide hissettiğim şey ise dayanışmanın somut hâli. Burada bir slogan yok, bir sembol yok. Gece gündüz çalışan bir ekip var. Motor onarımları, elektrik sistemleri, gemiler arası gıda ve doktor transferleri. Her gün bir önceki günün devamı gibi başlıyor ama hiçbir gün birbirine benzemiyor çünkü filo her geminin farklı bir ihtiyacı var.”
Yolculuğun kendisi için ne ifade ettiğini sorduğumuzda ise Greenpeace’in 1971’deki nükleer protestosu hikayesini örnek gösteriyor:
“Greenpeace'in hikayesi bir gemiyle başladı. 1971'de bir grup aktivist nükleer denemeleri protesto etmek için bir tekneyle yola çıkmıştı. Bugün ben de bir Greenpeace gemisindeyim, Akdeniz'de, insani yardımın Gazze'ye ulaşabilmesi için destek veren bir filonun parçası olarak. Bu benim için bir döngünün tamamlanması gibi. Greenpeace gemileri denizlerde her zaman adaletin birer aracı oldu. Bugün de buradayız.”

Max Cavallari | Greenpeace
‘Gazze’de insanlar her şeye rağmen ayakta duruyor’
Eceçelik, Gazze’deki son durumu hem uluslararası medya hem de filodaki koordinasyon ağı üzerinden takip ettiklerini söylüyor. Ama en çarpıcı bilgiler filodaki katılımcılardan geliyor:
“Bu gemilerde Gazze'den çıkmış doktorlar, sağlık çalışanları, daha önce bölgede görev yapmış insani yardım gönüllüleri var. Onların anlattıkları hiçbir haber bültenine sığmıyor.”
Ekim 2023'ten bu yana 70 binden fazla Filistinli İsrail tarafından öldürüldü. 2,1 milyon nüfusun büyük çoğunluğu yerinden edildi. En az 235 gazeteci ve medya çalışanı öldürüldü. Gıdaya ve tıbbi yardıma erişim sistematik olarak engelleniyor. Tüm bu sayıların ötesinde bir gerçeklikten bahsediyor Eceçelik:
“Gazze'de insanlar hayatta kalmaya çalışırken aynı zamanda direniyor. Arapçada sumud, direnmek ve ayakta kalmak anlamına geliyor. Bu filonun adı da buradan geliyor. Bu insanlar her şeye rağmen ayakta duruyor. Manşetler soluklaşmış olabilir, hükümetler sessiz kalmış olabilir ama insanlar sizi unutmadı. Bu gemiyi götüren şey motor değil, dayanışma.”
Eceçelik, Gazze için çağrısını ise şu sözlerle bitiriyor:
“İsrail hükümeti karadan ve denizden tam bir abluka uygulayarak insani yardımın Gazze'ye ulaşmasını engellemeye devam ediyor. Tüm hükümetleri uluslararası hukuku ivedilikle uygulamaya, yasa dışı olarak gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını sağlamaya ve insani yardımın Gazze'ye güvenli bir şekilde ulaştırılması için somut adımlar atmaya çağırıyoruz."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


