Mecliste Olağanlaşan ve Tasdik Edilen Şiddet

TBMM'de yaşanan şiddet olayları, son dönemlerde demokratik değerler ve hukuk devleti anlayışını derinden sarsan gelişmeler olarak karşımıza çıkıyor. AK Parti Milletvekili Alpay Özalan TBMM’de kürsüde konuşan TİP Milletvekili Ahmet Şık'a saldırdı. AYM'nin "Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesi yok hükmündedir" kararı gündemiyle olağanüstü toplanan, yani Can Atalay için düzenlenen özel oturumda, Şık’ın “Sizde hiç utanma yok. Zerre miktar utanmanız yok. Haysiyetiniz yok" sözlerinin ardından yaşanan arbedede kavgayı ayırmaya çalışan iki milletvekili de darbeler aldı ve meclis basamaklarına kan sıçradı. DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in kaşı açıldı ve Meclis hastanesine kaldırıldı. CHP'li Okan Konuralp de yaralandı. Mecliste çıkan kavga sonrasında Şık ve Özalan'a kınama cezası verildi.
Birçok siyasetçi bu saldırıyı kınarken iktidar kanadından ortalığı sakinleştirecek açıklamalar yapmak yerine saldırıyı tasdik eder ifadeler kullanıldı. Örneğin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu “Burası TBMM dingonun ahırı değil, hakaret edersen cevabını da alırsın. Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Can Atalay teröristtir” dedi.[4] AKP İnsan Hakları Başkan Yardımcısı Ceren Tuncer, olayın hemen ardından X platformunda Özalan'ın Şık'a saldırdığı anı gösteren bir videoyu "Anlayana, anladığı dilden" ifadesiyle paylaştı. Daha sonra, Özalan'ın 2018'de çekilmiş başka bir videosunu paylaşarak "Kral gereğini yaptı" dedi. MHP lideri Devlet Bahçeli kavgayla ilgili olarak “Cumhur İttifakı’nın kurucularından AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi olmadan da gereğini yapmış, takdire şayan bir duruşla haksızlığa, hukuksuzluğa ve eşkıyalığa müsaade etmemiştir. ‘Küçük ortak nerede?’ diyenler ağızlarının payını almış, biz olmadan da milletimizin beklentisine müzahir bir karar alınmıştır.” ifadelerini kullandı.[5] Yaşanan olaylar sonrasında iktidar kanadından yapılan bu açıklamalar şiddetin olağanlaşmasına ve toplumsal kutuplaşmayı artırmaya katkıda bulunmuştur.
CHP lideri Özel ise yaşanan şiddeti eleştirdi ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'u duruma müdahale etmeye çağırdı. Ayrıca, Kurtulmuş'tan inisiyatif alarak siyasi parti temsilcileriyle yapılacak toplantıya başkanlık etmesini istedi. Ayrıca Ahmet Şık’ı da ‘üslubu üzerinden’ eleştirmiş, Ahmet Şık da “Grup başkanı Özgür Özel ile CHP Genel Başkanı Özel arasında bir uçurum olduğunu söylemek istiyorum. Özgür Özel, Alpay Özalan'ın yaptığı saldırıyı kınamak için önce beni kınaması gerektiğine inanıyor. Zaten iktidarın çizdiği siyasi hat da bu.” diyerek Özel’i karşılık vermişti.
Bu olayın ihlal ettiği en önemli kurumlardan biri yasama dokunulmazlığının bir unsuru olan yasama sorumsuzluğu (veya kürsü dokunulmazlığı) olmuştur. Anayasanın 83. Maddesince güvence altına alınan yasama sorumsuzluğu kurumu milletvekillerinin "meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden" sorumlu tutulamayacaklarını öngörmektedir. Bu, milletvekillerinin baskı ve tehdit altında kalmadan, halkın temsilcisi olarak görev yapabilmelerini sağlamaya yönelik bir güvencedir. Ancak, milletvekillerinin kürsüde ifade ettikleri görüşler nedeniyle fiziksel saldırıya maruz kalmaları, bu dokunulmazlıkların anlamını yitirmesine ve demokratik sistemin işleyişine ciddi zarar vermektedir.
Mecliste yaşanan bu olay, sadece bireysel bir saldırı olarak görülmemelidir. Bunun olağan hale gelmesi ve bazı partilerce tasdik edilmesi, toplumun genelinde şiddetin normalleşmesine ve halihazırda erozyona uğrayan Türk demokrasisinin daha da zayıflamasına neden olacaktır. Bu bakımdan kürsü dokunulmazlığının korunması, milletvekillerinin beden bütünlüğünün tehdit altında olamaması demokratik sistemin asgari koşularına sahip olmak açısından elzemdir. Meclis Başkanlığı ve siyasi partiler, şiddeti önlemek ve demokratik tartışma kültürünü yeniden inşa etmek için gerekli adımları atmalıdır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
AYM’nin Son Can Atalay Kararı, Cari Denge Üzerinden Kura Müdahale Tartışması, Mecliste Olağanlaşan ve Tasdik Edilen Şiddet.
26 Ağu 2024

YAZARLAR

Ömer Faruk Şen
2015 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Şen, Fulbright bursiyeri olarak Missouri Üniversitesi’nde siyaset bilimi doktorası yapmaktadır. Uluslararası para sistemi, yükselen güçler, dolar hegemonyası ve digital paralar gibi Uluslararası Politik Ekonomi (UPE) konularında çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR



