Mobil uygulamalar yerine SMS ile satış, ReplyBuy

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
- Spor takımlarının maç biletlerini SMS ile satan ReplyBuy'a göre kullanıcı için en kolay satın alma deneyimi, gelen SMS'e yanıt vermek.
- 2011'de kurulan ReplyBuy'ın ürünü oldukça basit. Desteklediğiniz spor kulübünün satışa çıkan biletlerini telefonunuza gelen SMS'e "satın al" cevabını vererek hızlıca edinebiliyorsunuz.

Nasıl?
- ReplyBuy'a abone oluyorum.
- Kredi kartı bilgilerimi giriyorum.
- ReplyBuy'dan desteklediğim spor kulüplerine ait, bana özel kampanyalar SMS olarak cep telefonuma geliyor.
- Gelen SMS'e "Satın al" cevabını veriyorum.
- Ta-da! Biletim alındı bile. Bilete ulaşmak için ReplyBuy'ın gönderdiği bağlantıya tıklıyorum ve biletin QR kodunu telefonuma indirebiliyorum.
- ReplyBuy, servisini kullanan spor kulüplerinin kendisi üzerinden sattığı biletlerden komisyon alarak para kazanıyor.
- Yapay zekâlı SMS: ReplyBuy.ai ismini verdiği ürünle de kullanıcılarının istedikleri bir organizasyona bilet almalarına olanak sağlayan ReplyBuy bunu yapay zekâ yardımıyla yapıyor. ReplyBuy.ai "Kaç adet bilet istiyorsun?" ya da "Belli bir fiyat aralığı düşünüyor musun?" gibi tamamlayıcı sorular sorarak kullanıcılarla SMS üzerinden karşılıklı mesajlaşarak hızlıca istenilen organizasyona bilet alabiliyor.
- Güzel haber: Kurulduğu günden bu yana 4 milyon dolar yatırım toplayan ReplyBuy, 24 Eylül 2020'de Airship tarafından satın alındığını açıkladı. Satın almanın ne kadara yapıldığı açıklanmasa da kullanıcılarına push notification ile erişen Airship'in, ReplyBuy'ın SMS ile iletişim kasını kullanarak portföyünü genişletmeyi amaçladığını söyleyebiliriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.

Gıda markaları, restoranlar ve kafeler, son dönemlerde giderek artan oranda yapay zeka üretimi görsellere başvuruyor. Fakat bu görseller, iştah açıcı görünmek yerine, “mide bulandıran” etkileriyle viral oluyorlar. Bu durum, dikkat çekici bir soruyu da gündeme taşıyor: Fotogerçekçi görüntüler üretme konusunda bu denli yetenekli hâle gelen yapay zeka modelleri, neden iştah açıcı yemek görselleri üretemiyor?




