Otomotiv sektöründe cevapsız sorular

Devlet için otomotiv sektörü iyi bir gelir kaynağıdır. Otomotiv endüstrisi, ÖTV’si, KDV’si, ihracatı ve ödediği vergilerle devletin en iyi gelir kalemlerinden biridir. Ama yine de ne sektör, ne de otomobil alan vatandaşlar ne yaparsa yapsın devlete yaranamaz. Mesela Türkiye’de otomobil alan bir vatandaş, kendine aldığı otomobilden bir tane de devlete alır. Vatandaş, “Bir bana bir sana” diyerek kardeş payı yapsa da devletin gözünde sektör de otomobil alan vatandaş da günah keçisidir.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen otomotiv sektörü yöneticileri de olanlara tepki göstermez ya da devleti karşısına alacak bir söylemde bulunmaz. Vatandaşlar da her vergiyi sineye çeker. Yani sektör ve devlet arasında böylesi toksik bir ilişki var. Ama işte seven katlanıyor…
Bu ülkeye saçma sapan bir nedenden dolayı 9 aydır ne Japonya’dan, ne Amerika’dan, ne de Çin’den elektrikli araç gelemiyor. Nedenini de kimse izah edemiyor. Bu önleme “Togg’u koruma yasası” dense de Togg’un üretimi belli, satacağı araç belli… Yani bu açıklamanın da geçerli bir zemini yok.
Geçen yıl sonunda yürürlüğe giren bir tebliğle, Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması’na (STA) dahil olan ülkeler dışındaki ülkelerden elektrikli otomobil ithal etmek için şirketlere kendilerine ait 20 adet servis açma zorunluluğu getirildi. Mevcut servisler yeterli görülmeyip Türkiye’de yatırımı olan markalara bile servis açma koşulu konulunca sektör karıştı. Tebliğ nedeniyle 9 aydır bu ülkelerden ithalat yapılamıyor. Markalar da tebliğin değiştirilmesi veya kaldırılmasını istiyor.
29 Kasım 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 29 Aralık’ta yürürlüğe giren “Bazı Elektrikli Araçların İthaline İlişkin Tebliğ”, ilk bakışta her önüne gelenin Türkiye’ye yeni marka getirmesini önleyecek olması açısından önemli bir karar olarak değerlendirildi. Fakat ülkede fazlasıyla yetkili servisi olan marka ve distribütörlerden de 7 bölgede 20 servis açmaları istenince işler karıştı. Zira bu markalar veya distribütörler, hâlihazırda yetkili satıcılarının bünyesindeki servislere de rakip olmak istemedi.
Ama aradan 9 ay geçmesine rağmen tebliğ ile ilgili hiçbir açıklama yapılmadı. Bu da Japonya, Çin, Amerika ve Meksika gibi ülkelerden yapılan elektrikli otomobil ithalatını durdurdu. Bugün birçok marka, yeni nesil elektrikli araçlarını Türkiye’ye getirebilmek için tebliğ ile ilgili nihai kararı bekliyor.
Çin istilası önlenebildi mi?
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) Başkanı Ali Haydar Bozkurt, bu tebliğ nedeniyle Avrupa Birliği (AB) ve STA ülkeleri dışındaki ülkelerden yapılan elektrikli otomobil ithalatının durma noktasına geldiğini belirtiyor. Bozkurt ayrıca, Japonya, Amerika ve Meksika gibi birçok ülkede üretilen elektrikli araçların da ülkeye ithalatının ve rekabetçi fiyattan müşterilere sunulmasının imkansız hale geldiğini söylüyor.
Yani Çin merkezli şirketlerin Türkiye’ye girmesinin ardından önlem olarak alınan bu kararın ayaklarının yere basmadığı ortada. Tebliğ hazırlanırken sektör yetkililerinden görüş alınmadığı da aşikar…
Tebliğ nedeniyle Türkiye’ye getirilemeyen bazı elektrikli otomobil modelleri arasında BMW iX3, BYD Atto 3, BYD Han, BYD Seal U, BYD Dolphin, Cupra Tavascan, Dacia Spring, Ford Mustang Mach-E, Hongqi E- HS9, Leapmotor T03, Lexus RZ 450E, Lexus UX, MG Cyberster, MG MG4, MG Marvel R, MG ZS EV, Neta U, Neta GT, Neta AYA, Nissan X-Trail e-Power, Seres 3, Skywell ET5, Skywell EA3, Skywell EA5, Subaru Solterra, Toyota bz4x, Volvo EX30 ve Volvo EX90 da var.
Peki bu markaları satan şirketlere ve bu otomobilleri almayı bekleyen vatandaşlara yazık değil mi? Ya da başımız ağrımayacaksa şu soruyu soralım: Devlet böyle ne olduğu belli olmayan bir iş yapar mı?
Cevapsız diğer sorular
Bu konuyu bir Almana, bir Fransıza ya da bir Amerikalıya anlatamazsınız. İngilizceniz yetse bile kelimeler kifayetsiz kalır. Gelelim ikinci cevapsız sorumuza…
Bilmeyenler için kısaca özetleyelim. Tofaş, 1 Mart 2023’te Stellantis Otomotiv Pazarlama AŞ’nin Türkiye’deki faaliyetlerinin tamamını 400 milyon avroya devraldı. Şirket, bu yatırımla çatısı altında Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles’ın da bulunduğu Stellantis’in Türkiye operasyonlarını bünyesine katmış olacaktı. Dahası bu olası birleşmeyle Tofaş, Türkiye’deki otomotiv sektörünün %45’ini yönetiyor hâle gelecekti.
Fakat uzun bir süredir Rekabet Kurulu’ndan bu anlaşmayla ilgili bir karar bekleniyor. Standart prosedür çoktan aşıldığı halde Rekabet Kurulu bunca zamandır neyi inceliyor veya neyi bekliyor; bilinmiyor.
Rekabet Kurulu nasıl bir açıklama yapmıştı?
Kurul, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Rekabet Kurulu, Stellantis Otomotiv Pazarlama AŞ’nin tek kontrolünün Tofaş Türk Otomobil Fabrikası AŞ tarafından devralınmasına ilişkin başvuruyu 23.11.2023 tarih ve 23-54/1029-M sayılı kararı ile nihai incelemeye aldı.
Bilindiği üzere 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile Rekabet Kurulu, piyasalarda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak birleşme ve/veya devralma işlemlerini denetlemekle görevlidir. Kurul, piyasadaki rekabetin yapısına etkileri bakımından incelemenin derinleştirilmesi ihtiyacı duyulan işlemleri Kanun’un 10. maddesi çerçevesinde nihai incelemeye alabilmektedir.
Kurula bildirilmiş bir birleşme/devralma işlemi, Kanun’un 10. maddesine göre nihai karara kadar askıda olup uygulamaya konulması mümkün değildir. Bununla birlikte işlemin nihai incelemeye alınması, izin verilemez nitelikte olduğu anlamına gelmemektedir.”
Öte yandan anlaşmada şu maddeler de yer alıyor:
- Stellantis, 2025 yılı başından itibaren üretime başlama hedefiyle 5 marka için planlanan hem orta boy hafif ticari araç hem de binek otomobil versiyonlarında “K0” modelinin üretimini Tofaş’a tahsis edecek.
- Mevcut Doblo üretiminin, Temmuz 2023’te “K0” modelinin üretim bantlarında çalışmalar başlayıncaya kadar devam etmesi planlanıyor.
- Mevcut Fiat Egea/Tipo projesi 2025 yılı sonuna kadar uzatılmıştır.
- İlgili rekabet otoritelerinin onayı da dahil olmak üzere gerekli düzenleyici onaylara tâbi olacak işlemin, 2023 yılının ikinci yarısında tamamlanması beklenmektedir.
Bir tarafta çaresizce tebliğ ile ilgili açıklama bekleyen marka yöneticileri, diğer tarafta milyonlarca avroluk yatırımla ilgili nihai kararı bekleyen dev markalar…
Bunlar, otomotiv sektöründeki cevapsız sorulardan yalnızca ikisi. Ama vatandaşın yıllardır sorduğu şu soruları da unutmamak lazım: Neden otomobil ücreti kadar vergi ödeyerek dünyanın en pahalı otomobillerini ben alıyorum? Neden dünyanın en pahalı akaryakıtını ben kullanıyorum?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Audi’nin Brüksel fabrikasındaki işçiler greve başladı. BYD ve Mercedes-Benz’in 13 yıllık ortaklığı sona erdi. Karsan, hidrojen yakıt hücreli otobüs üretmek için Toyota ile işbirliği yaptı. Fiat, 500e’nin üretimini geçici olarak durdurdu.
18 Eyl 2024

YAZARLAR

Ahmet Çelik
Otomobil Gazetesi, OtoDergi

Pareto Mobilite
Otomotiv sektöründen haberler ve raporlar, yeni model incelemeleri, pazar payı analizleri, sektörel öngörüler, en önemli basın açıklamaları.
İLGİLİ OKUMALAR



