Pandemide mülteci olmak


Uzaktan eğitimin Türkiye'deki ilk ve öncü şirketi: Enocta
Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan pek çok araştırma, ihtiyaç duyulan yetişmiş iş ve beyin gücü için şirketlerin bir eğitim seferberliğine girmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Yine başka araştırmalar; online eğitim sayesinde hız ve…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Türkiye’de statü talepleri karşılanmayan 5,5 milyon mülteci ekonomik krizin ardından pandemiyle sarsıldı. Salgın, işsizlik ve açlıkla birlikte geldi. Düşük ücretle, güvencesiz şekilde çalıştırılan mülteci işçilerin yaşadığı sorunlar salgınla birlikte katlandı.
- Veriler: Türkiye’de farklı hukuki statülerde yaklaşık 5,5 milyon mülteci ve uluslararası göçmen bulunuyor. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de 3,6 milyon “geçici koruma” altında Suriyeli kayıtlı. Suriyeli mültecilerin yaklaşık %2’si kamplarda ve çoğunluğu İstanbul, Gaziantep, Urfa ve Hatay gibi şehirlerde yaşıyor. Ayrıca Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne kayıtlı yaklaşık 400 bin şartlı mülteci bulunuyor. Bu mültecilerin çoğunluğu Afganistan ve Irak’tan geliyor.
- Sağlık: OECD’nin Covid-19’un mülteciler üzerindeki etkisine yönelik raporu mültecilerin ortalama olarak yerli nüfustan daha genç olduğunu, bu nedenle teorik olarak Covid‑19'un meydana getirdiği ciddi sağlık etkilerini geliştirmeye daha az duyarlı olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, sosyoekonomik dezavantajlara sahip nüfus gruplarının kötü sağlık koşullarına sahip olma ve kronik hastalıklardan daha fazla etkilenme ihtimalinin yüksek olduğu ve bunun da Covid‑19 bağlamında eşlik eden hastalık riskini artırabileceği biliniyor. Kötü barınma koşullarının yanı sıra mültecilerin kalabalık yapılarda ve mahallelerde yaşama olasılığının daha yüksek olduğu; bu durumun hem sosyal mesafeyi hem de Covid-19 pozitif kişilerin izolasyonunu zorlaştırdığı söylenebiliyor.
- Türkiye: Türkiye'de 11 Nisan 2013 tarihinde yürürlüğe giren ve uluslararası göçmenlerin sağlık hakkı ve sağlık hizmetlerine erişim şartlarını belirleyen Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, mültecilerin sosyal sigortaya erişim ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanma hakkına sahip olduğunu öngörüyor. Ancak sağlık hizmetlerine erişimleri İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi tarafından karar verilen, ikamet etmeleri öngörülen şehirlerle sınırlı tutuluyor. Aralık 2019 tarihli 30988 sayılı kanun, bu şehirlerde 2019 yılının sonuna kadar sağlık hizmetlerinden yararlanma konusunda vatandaşlarla aynı haklara sahip olan mültecilerden Türkiye’de bir yıldan beri bulunan ve 18 yaş üstü uluslararası koruma statü başvurusu olan veya sahibi kişilerin genel sağlık sigortalarının sonlandırılmasını öngörüyor. Sonuç olarak 1 Ocak 2020'den bu yana, ödeme imkânı olmadığını belgeleyebilen kişiler dışındakilerin genel sağlık sigortalarını kendileri ödemeleri gerekiyor.
- Pandemide tanı koyma sürecinde ise şu an ülke genelinde 29 şehirde 180 Göçmen Sağlığı Merkezi bulunuyor. Covid-19 şüphesiyle bu merkezlere başvuran mültecilere ateş ölçümü yapılıyor ve kişiler gerekli görülürse hastanelere yönlendiriliyor. Acil başvuru durumunda hastaların reddedilmesi gibi bir durum olmasa da bazı hastaneler, sağlık sigortası olmayan kişilerden sağlık hizmeti sunulmasından önce ücret talep edebiliyor. Ayrıca düzensiz göçmenlerle başka şehirde kayıtlı olan mültecilerin hastane tarafından polise bildirilme riski de bulunuyor.
- Eğitim: Pandemi sürecinde okulların aşamalı olarak kapatılmasının, çevrim içi öğrenme fırsatlarını her düzeyde eğitim için kritik hâle getirdiği biliniyor. Okullar dijital araçlarla her zamankinden daha iyi donanımlı olsa da dijital öğrenme fırsatlarına erişim hâlâ eşit değil. Kızılay’ın bir raporu, Türkiye’de ikamet eden mültecilerin %68’inin okul çağında çocuk sahibi olduğunu gösteriyor. %93’ü okula kayıtlı olan bu çocuklardan %31’inin uzaktan eğitime katılım gösteremediği biliniyor. Bunun ana sebepleri olarak televizyona, EBA Uzaktan Eğitim Sistemi'ne ve internete erişimin kısıtlı olması veya uzaktan eğitim müfredatını takip edebilmek için yeterli bilgiye sahip olmamak gösteriliyor. Ayrıca mültecilere yönelik Türkçe kurslarına pandemide ara verilmesi sebebiyle bir kısım öğrenci ders dilini anlamıyor.
- İşsizlik: Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu’nun, Türkiye'de yaşayan mültecilerin Covid-19 salgınından nasıl etkilendiklerini inceledikleri araştırma, mültecilerin yaklaşık %70'inin pandeminin başlangıcından bu yana işlerini kaybettiklerini gösteriyor. İşini kaybetmeyen kesimin ise evden çalışma imkânı olmayan meslek kollarında çalışması pandemi koşullarında büyük risk yaratıyor. Bazı göçmenler bu süreçte kayıtsız olarak çalışmaya ve ayrıca Covid-19 pozitif olmaları durumunda bile maddi gelirlerinin kısıtlı olması nedeniyle işe gitmeye devam ediyor. Kadir Has Üniversitesi'nin her yıl hazırladığı Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması'nın 2020 raporuna göre, Türkiye'de özellikle Suriyeli göçmenlerden duyulan rahatsızlık büyük ölçüde sürüyor. Bu rahatsızlığın sebeplerinden biri ise "istihdamda rekabeti artırmaları" olarak ortaya çıkıyor.
- Yazarın yorumu: Salgın sürecinde işini kaybeden göçmen ve mültecilerin ekonomik ve sosyal desteğe ihtiyacı vardır. İşsiz ya da maddi gerekçelerle pozitif olmalarına rağmen çalışmaya devam eden göçmenlere yerel yönetimler ve uluslararası kuruluşlar tarafından ekonomik destekte bulunulmalı, çalışmaları engellenmeli ve karantina sürecini evde geçirmelerine destek olunmalıdır.
* Bu yazıda geçici koruma altındaki Suriyeliler, şartlı mülteciler, düzensiz/belgesiz göçmenler gibi farklı statülerde bulunan kişilerin tümü için “mülteci” terimi kullanılmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kabine toplantısı ardından risk haritasında değişikliğe gidilmedi. Birleşik Krallık Suriye’ye yaptırım uyguladı. Myanmar’da protestolar sürüyor.
16 Mar 2021

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.



