Pandemide mülteci olmak

Pandemi şartları mültecilerin hayat koşullarını oldukça zorlaştırıyor.
Pandemide mülteci olmak

Enocta
Enocta ile birlikte

Uzaktan eğitimin Türkiye'deki ilk ve öncü şirketi: Enocta Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan pek çok araştırma, ihtiyaç duyulan yetişmiş iş ve beyin gücü için şirketlerin bir eğitim seferberliğine girmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Yine başka araştırmalar; online eğitim sayesinde hız ve etkinlik kazanan hayat boyu öğrenmenin ve sürekli eğitimin önemini vurguluyor. Eğitim teknolojileri ve e-öğrenme alanında Türkiye’nin öncü şirketlerinden olan ve kurumlara nitelikli dijital öğrenme materyalleri ile bulut tabanlı öğrenme platformları sunan Enocta; kurumsal dijital eğitimin dönüşümünde önemli rol üstleniyor. Türkiye’nin ilk eğitim yönetim sistemini, online kampüs yazılımlarını ve yine ilk Türkçe dijital eğitim kataloğunu geliştiren Enocta; pandemiyle hız kazanan online eğitim olanaklarının, yetenek açığının hızlı ve etkin şekilde kapatılması için önemli çözümlerden biri olduğunu düşünüyor. Bu düşünceyle, online eğitim platformu ve dijital eğitim kataloğuyla, öğrenmenin ve eğitimin yeni hâli olarak gördüğü, yeni nesil öğrenme deneyimleri tasarlıyor. Enocta: Kurumların eğitim ve gelişim faaliyetleri için zengin içerik, kolaylaştıran teknoloji ve etkin tasarım hizmeti sunan Enocta, sektöründe lider ve öncü bir firma olarak eğitim ve teknoloji alanında dünya trendlerini takip ediyor ve müşterilerinin ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunuyor. Kurumların eğitim ve gelişim için ihtiyaç duydukları teknolojiyi, e-öğrenme materyallerini ve hizmeti tek çatıda sunan Enocta’nın kurduğu dijital akademilerde Türkiye’nin önde gelen 500’e yakın kurumundan yaklaşık 3 milyon kişi düzenli dijital eğitim alırken Enocta’nın uzman eğitmenlerle geliştirdiği dijital eğitim kataloğu, bugünün iş dünyası için gerekli olan becerilere yönelik 5 binden fazla Türkçe eğitim barındırıyor. Pandemiyle birlikte eğitim yönetim sisteminden öğrenme deneyimi platformuna dönüşmek için çalışmalarına hız veren Enocta’nın bu süreçteki iş başlıkları arasında, Türkiye’nin ilk öğrenme deneyimi platformu olan yeni mobil uygulamanın hayata geçirilmesi, online eğitim platformu web arayüzlerinin güncellenmesi ve dijital eğitim kataloğuna yatırımlar yapılması yer alıyor. Ürünler ve Hizmetler: Türkiye'nin en yaygın kullanılan eğitim yönetim sistemi olan ve uzman bir ekip tarafından geliştirilen Enocta Eğitim Platformu (EEP), bugün 300'den fazla kuruma hizmet veriyor. Kurumların çalışanlarının, iş ortaklarının ya da bayilerinin eğitim ve gelişim süreçlerini planlayabilecekleri, takip edebilecekleri ve raporlayabilecekleri yeni nesil bir öğrenme deneyimi platformu olan EEP; bulut tabanlı altyapısı, kolay arayüzü, mobil uyumlu tasarımı ve gelişmiş entegrasyon yeteneğiyle öne çıkıyor. Enocta’nın tüm profesyonellerin iş dünyasının sürekli değişen taleplerine yanıt verebilmeleri için ihtiyaç duyduğu zengin e-öğrenme çözümlerini bir arada sunan Enocta Gelişim Kataloğu ise profesyonel gelişim, meslekî ve teknik gelişim, kişisel gelişim, satış, liderlik, bilişim teknolojileri, yabancı dil gibi farklı alanlarda çoklu medya eğitim materyalleri içeriyor. Etkileşimli eğitimler, ses dosyaları, oyunlar, simülasyonlar, videolar, animasyonlar, kitap özetleri, makaleler ve e-kitaplar sunan katalog; Türkiye'nin önde gelen eğitim ve yönetim danışmanlık kurumlarının iş birliğiyle oluşturuluyor. Enocta'nın bulut tabanlı eğitim platformu EEP ve Enocta Gelişim Kataloğu; e-öğrenme süreçlerini kolaylaştırıyor ve kurumsal yatırımın en üst düzeyde dönüşünü sağlıyor. Enocta'nın ürün ve hizmetleriyle tanışmak ve kurumsal eğitim süreçlerinizi dijitale taşıyarak maksimum verimi elde etmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilir, [email protected] adresinden detaylı bilgi alabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Türkiye’de statü talepleri karşılanmayan 5,5 milyon mülteci ekonomik krizin ardından pandemiyle sarsıldı. Salgın, işsizlik ve açlıkla birlikte geldi. Düşük ücretle, güvencesiz şekilde çalıştırılan mülteci işçilerin yaşadığı sorunlar salgınla birlikte katlandı.

  • Veriler: Türkiye’de farklı hukuki statülerde yaklaşık 5,5 milyon mülteci ve uluslararası göçmen bulunuyor. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de 3,6 milyon “geçici koruma” altında Suriyeli kayıtlı. Suriyeli mültecilerin yaklaşık %2’si kamplarda ve çoğunluğu İstanbul, Gaziantep, Urfa ve Hatay gibi şehirlerde yaşıyor. Ayrıca Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne kayıtlı yaklaşık 400 bin şartlı mülteci bulunuyor. Bu mültecilerin çoğunluğu Afganistan ve Irak’tan geliyor.

  • Sağlık: OECD’nin Covid-19’un mülteciler üzerindeki etkisine yönelik raporu mültecilerin ortalama olarak yerli nüfustan daha genç olduğunu, bu nedenle teorik olarak Covid‑19'un meydana getirdiği ciddi sağlık etkilerini geliştirmeye daha az duyarlı olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, sosyoekonomik dezavantajlara sahip nüfus gruplarının kötü sağlık koşullarına sahip olma ve kronik hastalıklardan daha fazla etkilenme ihtimalinin yüksek olduğu ve bunun da Covid‑19 bağlamında eşlik eden hastalık riskini artırabileceği biliniyor. Kötü barınma koşullarının yanı sıra mültecilerin kalabalık yapılarda ve mahallelerde yaşama olasılığının daha yüksek olduğu; bu durumun hem sosyal mesafeyi hem de Covid-19 pozitif kişilerin izolasyonunu zorlaştırdığı söylenebiliyor.

  • Türkiye: Türkiye'de 11 Nisan 2013 tarihinde yürürlüğe giren ve uluslararası göçmenlerin sağlık hakkı ve sağlık hizmetlerine erişim şartlarını belirleyen Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, mültecilerin sosyal sigortaya erişim ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanma hakkına sahip olduğunu öngörüyor. Ancak sağlık hizmetlerine erişimleri İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi tarafından karar verilen, ikamet etmeleri öngörülen şehirlerle sınırlı tutuluyor. Aralık 2019 tarihli 30988 sayılı kanun, bu şehirlerde 2019 yılının sonuna kadar sağlık hizmetlerinden yararlanma konusunda vatandaşlarla aynı haklara sahip olan mültecilerden Türkiye’de bir yıldan beri bulunan ve 18 yaş üstü uluslararası koruma statü başvurusu olan veya sahibi kişilerin genel sağlık sigortalarının sonlandırılmasını öngörüyor. Sonuç olarak 1 Ocak 2020'den bu yana, ödeme imkânı olmadığını belgeleyebilen kişiler dışındakilerin genel sağlık sigortalarını kendileri ödemeleri gerekiyor.

  • Pandemide tanı koyma sürecinde ise şu an ülke genelinde 29 şehirde 180 Göçmen Sağlığı Merkezi bulunuyor. Covid-19 şüphesiyle bu merkezlere başvuran mültecilere ateş ölçümü yapılıyor ve kişiler gerekli görülürse hastanelere yönlendiriliyor. Acil başvuru durumunda hastaların reddedilmesi gibi bir durum olmasa da bazı hastaneler, sağlık sigortası olmayan kişilerden sağlık hizmeti sunulmasından önce ücret talep edebiliyor. Ayrıca düzensiz göçmenlerle başka şehirde kayıtlı olan mültecilerin hastane tarafından polise bildirilme riski de bulunuyor.

  • Eğitim: Pandemi sürecinde okulların aşamalı olarak kapatılmasının, çevrim içi öğrenme fırsatlarını her düzeyde eğitim için kritik hâle getirdiği biliniyor. Okullar dijital araçlarla her zamankinden daha iyi donanımlı olsa da dijital öğrenme fırsatlarına erişim hâlâ eşit değil. Kızılay’ın bir raporu, Türkiye’de ikamet eden mültecilerin %68’inin okul çağında çocuk sahibi olduğunu gösteriyor. %93’ü okula kayıtlı olan bu çocuklardan %31’inin uzaktan eğitime katılım gösteremediği biliniyor. Bunun ana sebepleri olarak televizyona, EBA Uzaktan Eğitim Sistemi'ne ve internete erişimin kısıtlı olması veya uzaktan eğitim müfredatını takip edebilmek için yeterli bilgiye sahip olmamak gösteriliyor. Ayrıca mültecilere yönelik Türkçe kurslarına pandemide ara verilmesi sebebiyle bir kısım öğrenci ders dilini anlamıyor.

  • İşsizlik: Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu’nun, Türkiye'de yaşayan mültecilerin Covid-19 salgınından nasıl etkilendiklerini inceledikleri araştırma, mültecilerin yaklaşık %70'inin pandeminin başlangıcından bu yana işlerini kaybettiklerini gösteriyor. İşini kaybetmeyen kesimin ise evden çalışma imkânı olmayan meslek kollarında çalışması pandemi koşullarında büyük risk yaratıyor. Bazı göçmenler bu süreçte kayıtsız olarak çalışmaya ve ayrıca Covid-19 pozitif olmaları durumunda bile maddi gelirlerinin kısıtlı olması nedeniyle işe gitmeye devam ediyor. Kadir Has Üniversitesi'nin her yıl hazırladığı Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması'nın 2020 raporuna göre, Türkiye'de özellikle Suriyeli göçmenlerden duyulan rahatsızlık büyük ölçüde sürüyor. Bu rahatsızlığın sebeplerinden biri ise "istihdamda rekabeti artırmaları" olarak ortaya çıkıyor.

  • Yazarın yorumu: Salgın sürecinde işini kaybeden göçmen ve mültecilerin ekonomik ve sosyal desteğe ihtiyacı vardır. İşsiz ya da maddi gerekçelerle pozitif olmalarına rağmen çalışmaya devam eden göçmenlere yerel yönetimler ve uluslararası kuruluşlar tarafından ekonomik destekte bulunulmalı, çalışmaları engellenmeli ve karantina sürecini evde geçirmelerine destek olunmalıdır.

* Bu yazıda geçici koruma altındaki Suriyeliler, şartlı mülteciler, düzensiz/belgesiz göçmenler gibi farklı statülerde bulunan kişilerin tümü için “mülteci” terimi kullanılmıştır.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Kabine toplantısı, sosyal devletin tanımı

Kabine toplantısı ardından risk haritasında değişikliğe gidilmedi. Birleşik Krallık Suriye’ye yaptırım uyguladı. Myanmar’da protestolar sürüyor.

16 Mar 2021

Enocta ile birlikte
Straitstimes üzerinden

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR