Parti içi bölünmeden başbakanlığa: Pedro Sánchez’in hikayesi

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İspanya Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) lideri ve Başbakan Pedro Sánchez, son yıllarda yalnızca iç politikadaki adımlarıyla değil, dış politikaya ilişkin çıkışlarıyla da Avrupa siyasetinde dikkat çeken isimlerden biri. Özellikle İsrail’in Gazze, İran ve Lübnan’a yönelik saldırılarına karşı takındığı sert tutum, Türkiye’den ve dünyadan farklı çevrelerde yankı buldu; CHP’nin görevden alınan Genel Başkanı Özgür Özel’le kurduğu temaslar ve Sosyalist Enternasyonal başkanlığı da Sánchez’i Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülkede daha görünür hâle getirdi.
Sosyal demokrat çizgisi ve kriz anlarında aldığı pozisyonlarla öne çıkan Sánchez, 2018’den bu yana başbakanlık görevini sürdürüyor. Ancak siyasal serüveni, kesintisiz bir yükselişten çok, parti içi çatışmalarla şekillenen, iniş çıkışlı bir hikaye. Bugünkü konumuna giden yolu belirleyen dönüm noktası da 2016’da PSOE içinde yaşanan derin bölünmeydi.
O yıl, aylar boyunca hükümetin kurulamadığı bir siyasi kilitlenmenin ortasında, PSOE içinde Halk Partisi (PP) lideri Mariano Rajoy’un azınlık hükümetine dolaylı destek verilip verilmeyeceği tartışılıyordu. Sánchez, Rajoy’a kapıyı kapatan bir çizgi izledi ve partiyi sert muhalefet hattında tutmak istedi. Bu tercih, yönetim kademelerinde ciddi bir rahatsızlık yarattı. Eylül ayında parti yönetiminin yarısından fazlası istifa etti, kısa sürede yapılan oylamayla Sánchez çoğunluğu kaybetti ve 1 Ekim 2016’da genel sekreterlikten ayrıldı. PSOE, geçici bir komitenin eline geçti; parti tarihinde nadir görülen bir liderlik boşluğu ortaya çıktı.
O günlerde Sánchez’in kariyerinin sona erdiğini düşünenler az değildi. Buna karşın, birkaç ay içinde tablo tersine döndü. Peki, 2016’da kendi partisi tarafından görevden uzaklaştırılan Pedro Sánchez, sadece iki yıl sonra nasıl İspanya’nın başbakanı olmayı başardı? Parti içindeki ağır yenilginin ardından siyasette yeniden yükselmesini sağlayan neydi?
Sánchez taban desteğini nasıl geri kazandı?
Görevden ayrıldıktan sonra Sánchez, ülkeyi dolaşarak parti teşkilatlarıyla doğrudan temas kurdu; kendisini “örgüt tarafından dışlanmış” ama tabanla bağını koparmayan bir lider olarak konumlandırdı. Parti bürokrasisiyle mesafeli, üyelerle doğrudan ilişki kuran bu hat, 2017’deki ön seçimin zeminini hazırladı. Yönetimin desteklediği Susana Díaz’a karşı yarışan Sánchez, sürpriz görülen bir sonuçla yeniden genel sekreter seçildi ve parti içi meşruiyetini taban üzerinden tazeledi.
2018’e gelindiğinde İspanya siyasetinin merkezi yeniden PP etrafında şekilleniyordu, ancak Rajoy hükümeti hakkındaki yolsuzluk soruşturmaları ve mahkeme kararları, iktidarın meşruiyetini aşındırmıştı. PSOE’nin başlattığı güvensizlik oylaması süreci, bu dosyaların yarattığı etkiyle farklı muhalefet partilerinden destek buldu. Mayıs 2018’de Rajoy hükümeti düşerken Sánchez parlamentodaki çoğunluğun desteğiyle başbakan seçildi. Böylece Sánchez, seçim kazanmadan, parlamenter süreçle başbakanlık koltuğuna oturan az sayıda İspanyol liderden biri oldu.
Başbakanlık dönemi: Asgari ücret artışı, sosyal reformlar ve göç politikaları
Başbakanlık döneminin ilk yıllarında öncelik sosyal politikalara ve çalışma yaşamına verildi. Kurulan kabinede kadın bakanların çoğunlukta olması, İspanya siyasetinde daha önce görülmemiş bir tablo yarattı ve hükümeti Avrupa’da cinsiyet dengesi en yüksek örneklerden biri hâline getirdi.
2019’da yürürlüğe giren yaklaşık %22’lik asgari ücret artışı, 1970’lerin sonlarından bu yana görülen en yüksek oranlardan biri olarak kayda geçti ve Sánchez tarafından “çalışan yoksulluğuna karşı bir eşik” olarak sunuldu. Aynı dönemde Akdeniz’de mahsur kalan, Avrupa limanlarına kabul edilmeyen göçmenleri taşıyan bir geminin İspanya tarafından kabul edilmesi, Madrid’in göç politikasını AB içindeki diğer başkentlerden ayıran sembolik bir adım oldu.
Sánchez’in yaklaşımı sonraki yıllarda da büyük ölçüde bu çerçevede devam etti.
Yolsuzluk soruşturmaları
Son dönemde ise Sánchez’in gündemi daha çok yolsuzluk soruşturmalarıyla şekilleniyor. Venezuela’ya ait Plus Ultra Havayolları’nın kamu fonlarıyla kurtarılması dosyası üzerinden yürüyen süreçte, eşi Begoña Gómez hakkında nüfuz ticareti, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı ve iş dünyasında yolsuzluk iddiaları; kardeşi David Sánchez hakkında ise kamu idaresinde görevi kötüye kullanma suçlamaları yöneltiliyor.
PSOE’ye yakın bazı isimler de kamu ihaleleri üzerinden açılan soruşturmaların parçası. Sánchez, bu iddiaları reddediyor ve süreci siyasi amaçlı bir kampanya olarak nitelendiriyor. Yargı süreci ilerledikçe bu dosyaların hem kendi konumuna hem de PSOE’nin kamuoyu algısına etkisi daha net görülecek.
Özel- Sánchez ilişkileri
Türkiye'den bakıldığında ise Sánchez’in son yıllarda kurduğu temasların odağında CHP ve Sosyalist Enternasyonal bulunuyor. 2022’den bu yana Sosyalist Enternasyonal başkanlığını yürüten Sánchez, örgütte başkan yardımcılığı görevini üstlenen Özgür Özel ile bu zemin üzerinden yakın bir çalışma ilişkisi geliştirdi.
Sosyalist Enternasyonal, Türkiye’de belediyelere yönelik kayyum uygulamaları, tutuklamalar ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davalar konusunda CHP’ye açık destek beyanları yayımladı; CHP’deki “mutlak butlan” kararı sonrası da Özel liderliğindeki yönetimi “demokratik meşruiyet” vurgusuyla sahiplenen açıklamalar yaptı. Açıklamada şöyle deniyordu:
“Özgür Özel'in bu yöntemle önceki parti yönetimiyle değiştirilmesi girişimi, Türkiye'nin demokratik sistemine vurulmuş bir darbedir ve kesinlikle kabul edilemez. Temel ilkelerimize yönelik bu açık saldırı karşısında, Özgür Özel ve CHP’nin seçilmiş yönetimiyle tam dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz.”
Özel ve Sánchez İstanbul'da düzenlenen Sosyalist Enternasyonal buluşmasında, 24 Mayıs 2025
Bir adım geriden: 24 Mayıs 2025’te CHP’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Sosyalist Enternasyonal Konsey toplantısında da Sánchez’in “Free İmamoğlu” yazılı dövizle fotoğraf vermesi, bu siyasal hattın kamuya açık simgelerinden biri olmuştu. Geçen aylarda Özel’in İspanya ziyareti sırasında yapılan görüşmede Sánchez’in “Demokrasinin miras yoluyla elde edilmediğini, her gün yeniden kazanılması gerektiğini bilenlerin tarafındayız” sözleri, hem İspanya iç siyasetindeki pozisyonunu hem de uluslararası sosyal demokrat ağdaki yerini işaret eden bir çerçeve sundu.
2016’da kendi partisinin yönetimi tarafından görevden uzaklaştırıldıktan sonra tabandan güç toplayarak geri dönen, ardından sosyal politika ve göç alanlarında iddialı adımlar atan, bugün ise yolsuzluk soruşturmalarıyla sınanan bir lider olarak Sánchez, hem Avrupa sosyal demokrasisinin yeniden konumlanma arayışını hem de Türkiye’de CHP’nin içinde yer aldığı uluslararası hattın nasıl şekillendiğini görmek için yakından izlenen figürlerden biri olmayı sürdürecek gibi görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?




