Putin'in Savaşı'nı Fosil Yakıtlar Destekliyor

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali hala devam etmekte. Savaşta 4 bine yakın sivil hayatını kaybetti, bir o kadar da yaralı var. Milyonlarca Ukraynalı ise yaşadıkları yerleri terketmek zorunda kaldı.
Savaşın arkasındaki sebep ne olursa olsun, yaşanan felaketin etkilerini göz ardı etmek mümkün değil.
Rusya’nın işgaline karşı Avrupa Birliği ve özellikle Batı ülkeleri askeri müdahale yerine, en başından beri belirli ticari ve finansal kısıtlamalar koyarak karşı çıktı.

Bu kısıtlamalar Rusya’nın ekonomisini ciddi bir şekilde etkilese de, Rusya’nın bir kalemden geliri, savaşın başlangıcından beri iki katına çıkmış durumda.
İklim krizinin en büyük sebebi olan fosil yakıtlar, Rusya’nın kesilmeyen geliri olarak bu savaşta kendine özel bir yer bulmuş durumda.
Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (Centre for Research on Energy and Clean Air, CREA) tarafından Rusya'nın petrol, doğal gaz ve kömür sevkiyatları ile boru hattı ihracatının ayrıntılı yeni incelemesine göre, toplamda 63 milyar Euro’ya ulaşan bu gelir, sadece doğal gaz değil, kömür ve petrolden de elde edilen geliri içinde barındırıyor.
Rusya, sadece Avrupa Birliği’ne satılan fosil yakıtlardan son iki ayda 44 milyar Euro gelir elde etmiş durumda.
Bu veriler bize Rusya’nın hala fosil yakıtlar üzerinden Avrupa Birliği ve diğer ülkeler üzerindeki kurduğu baskıyı göstermekte.

Rusya’ya finansal olarak kısıtlama koyan ülkeler, söz konusu fosil yakıtlar olduğunda, maalesef savaş suçlusu ilan ettikleri liderler ile beraber çalışmak zorunda kalmakta.
Buna ek olarak, savaş sonrası gelen finansal kısıtlamalar, zaten COVİD-19 sürecindeki ekonomik gerilemeden dolayı kısıtlı arza sahip fosil yakıtların fiyatını daha da yükseltmiş durumda.
Durum böyle olunca, Nisan ayında, bu yılın ilk iki ayına göre %30 oranında düşen ham petrol ihracatından Rusya beklenilen oranda etkilenmedi. Devlet eli ile yönetilen şirketler tarafından direkt hükümete aktarılan gelir de kısıtlamaların etkisini azaltmış oldu.
Uzmanlar bundan sonraki dönemde finansal kısıtlamaların genişlemesi durumunda, Rusya’nın aynı kısıtlamalardan dolayı artan, fosil yakıt gelirleri ile ayakta durabileceğini öngörüyor.
Yani Rusya, Avrupa’yı fosil yakıtlar ile bir ayı kapanına sıkıştırmış durumda.

Uzmanlar, savaşın ömrünün ancak fosil yakıt kullanımının azalması halinde ciddi bir şekilde kısalacağına inanmakta.
Rusya’nın finansal kısıtlamalara destek veren ülkelerin sözleşmelerini feshedeceğini açıklaması da ülkelerin fosil yakıtlar için bir karar sürecine girmesi gerektiğini gösteriyor.
Bununla beraber, maalesef bu sözleşmelerin uzun dönemli olması şirketleri ve ülkeleri de arada bırakmakta.
BP, Shell ve Exxon Mobil hala Rusya ile yüksek oranda ticaret yapmakta.
Her ne kadar Rusya’dan gelen fosil gazı kullanmayacaklarını açıklasalar da, Almanya 9 milyar Euroluk, İtalya ise yaklaşık 7 milyar Euroluk ihracat yapmış durumda.
Bununla beraber rüzgarın yönü değişiyor gibi. Exxon ve Shell, Rusya’ya yeni fosil yakıt yatırımı yapmayacağını açıklarken, Avrupa Birliği’nden de kolektif bir cevap yükselmekte.

Rusya’nın Bulgaristan ve Polonya’ya gaz akışını kesmesinden sonra da, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen bu durumu bir şantaj olarak gördüklerini belirtti.
von der Leyen bu kabul edilemez duruma karşı, gaz depolama kaynaklarını ve gaz ihracatçılarını değiştirmeye yönelik ciddi adımlar atılacağını da belirtti.
Komisyon’da Rusya ile devam eden sözleşmelerin tamamlanacağını ama fosil yakıt kullanımını azaltan adımların bir sonraki kışa kadar hızla atılacağını da belirtmekte.
Bunun içerisinde, yalıtımlı bina sayısının arttırılması, ısınma yerine doğalgaz yerine elektrik kullanılması gibi çözümler önerilicek. Ama asıl karar önümüzdeki Çarşamba günü alınacak.
Daha geniş çapta ise AB halihazırda Ağustos ayından itibaren bir kömür ambargosunu kabul etti ve Avrupa Komisyonu'nun önümüzdeki günlerde 30-31 Mayıs'ta yapacağı toplantıda petrol ithalatını yasaklanmasını önermesi bekleniyor.
Türkiye ise son dönemde artan kuraklığın hidroelektrik santrallerini etkilemesinden dolayı, doğalgaz tüketimini artırmış durumda.
%99,1 oranında dışarıya bağımlı olan Türkiye, doğalgaz ithalatında ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) Aralık ayı sektör raporuna göre Rusya yüzde 33.42'lik pay ile ilk sırada yer alırken onu yüzde 17.04 ile ABD, yüzde 13.83 ile İran izliyor.
Durum böyle olunca Türkiye de savaşın başlangıcından bu yana Rusya’dan en çok fosil yakıt ithal eden dünyadaki ilk beş ülke arasında yer alıyor. Türkiye’nin 4,1 milyar Euro tutarındaki fosil yakıt ithalatı doğal gaz, ham petrol, petrol ürünleri ve kömürü kapsıyor.

Açıkçası fosil yakıt tarihi bu gibi örnekler ile dolu. Libya’da Kaddafi, Irak’da Saddam, Angola’da dos Santos gibi diktatörlerin eli fosil yakıtlar ile hep güçlendi.
Bu yüzden çözüm daha fazla fosil yakıt üretiminden öteye geçmek zorunda. Önümüzde fosil yakıt üreten Rusya, Çin ve İran gibi uluslararası politika karnesi zayıf olan ülkeler var.
Sadece politik krizinlerin değil, iklim krizinin de önüne geçmek için enerji kullanımı daha verimli, yerel, adil ve yenilenebilir bir şekil almalı.
Başka bir dünya mümkün...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Finansal kısıtlamalar dünyanın fosil yakıt bağımlılığının önüne geçemiyor.
30 Nis 2022

YAZARLAR

Görkem Gömeç
Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkiler lisansından sonra, İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilir Kalkınma üzerine yüksek lisans yaptı. 7 yıllık içerik üretme deneyimini Çevreci Geek ve Yeşil Öneriler ile sürdürüyor.

Çevreci Geek
İklim haberleri üzerine yorumlar.
İLGİLİ OKUMALAR



