
Zappa Zamanlar“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
Önümüzde Türkçesi konusunda bile emin olamadığımız yeni bir ekonomik alan, yeni bir iş kolu var - hem de son yıllarda dünyanın farklı yerlerinde milyonlarca dolar yatırım almasıyla iyiden iyiye yıldızı parlayan. İngilizcesi “weather modification.”
Burada kast edilen hava olaylarını kontrol etme, hava durumuna yön vermeye yarayacak tekniklerle/teknolojilerle “havayı değiştirme.” Sellerin, kuraklıkların, donların, kasırgaların, yangınların giderek şiddetlendiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu durum dünyanın dört bir yanında tarımsal faaliyetleri, şehir hayatını, ekonomik süreçleri, günlük rutinleri derinden etkiliyor. Bugün havalardaki artan istikrarsızlığa teknolojik çözümler arayan, havayı kontrol etmeye yönelik uygulamalar geliştirip satan girişimcilerin, şirketlerin, devlet kurumlarının, araştırmacıların sayısı giderek artıyor.
Biz bu gelişmelerden BBC’nin The Documentary Podcast serisindeki “The Weather Changers” (Havayı Değiştirenler) başlıklı program sayesinde haberdar olduk. Programın neredeyse tümünü ağzımız açık dinledik. Dinlerken geleceğimiz hakkında epey endişelendik, kaygılandık. Modern insanın doğayı araçsallaştırmasının, şeyleştirmesinin bir sınırı var mı? Denizlerin dibinden soluduğumuz havaya, ıslandığımız yağmura kadar ulaşılmadık yer bırakmayan dünyaya müdahale hırsının sonu gelecek mi?
Havayı değiştirme endüstrisinde de başı çekenler hemen her sektörde olduğu gibi yine daha varsıl ülkeler: ABD, Avustralya, Çin… Son yıllarda bu kervana Rusya, Tayland, Hindistan, Güney Kore, Arjantin ve Şili de katılmış. Dünyada 40’tan fazla ülkede havayı değiştirme/havayı etkinleştirme programları uygulanıyor.
Havayı değiştirmede en rağbet gören alanların başında bulut tohumlama ("cloud seeding") geliyor. Burada amaçlanan nem oranı düşük, dolayısıyla “verimliliği az” bulutları teknolojiyi kullanarak yağmur bulutlarına dönüştürmek. Kimi yerlerde bu hedef, yeryüzüne ulaşacak yağmur damlalarının boyutlarını büyütmek de olabiliyor. Burada kullanılan araçlar yerden fırlatılan roketler sayesinde bulutlara ulaştırılan kimyasallar da olabiliyor, uçaklarla bulutların içine zerk edilen kıvılcımlar da… Bulut tohumlama işinin müşterileri oldukça geniş bir spektruma yayılıyor: hidroelektrik şirketleri, sigorta firmaları, tarımcılar, devlet kurumları, vs…
Yakın tarihte kimi devletlerin bulut tohumlama işini pek de soylu amaçlarla kullanmadığı örnekler de var. Mesela ABD, Vietnam Savaşı'nda yağmur yağdırarak Vietnam ordusunun hareketliliğini sınırlamaya çalışmış. Sovyetler Çernobil’den sonra radyoaktif düzeyi yüksek bulutlar Moskova’ya kadar ulaşmasın diye bunları Beyaz Rusya üzerinde yağdırmaya çalışmış.
Tahmin edileceği gibi bu işin anavatanı ABD. Bulut tohumlama ve bu alandaki modern teknolojiler, General Electric şirketinin laboratuvarlarında 1940’ların ikinci yarısında ortaya çıkmış. ABD’de havaya yön verme arzusu bundan önce de yağmur yağdıranlarla ("rain makers") ve düzmece yağmurcularla ("rain fakers") epey bir gerilere gidiyor. ABD'de bu işin tarihiyle ilgili kaçırılmaması gereken kitapların başında bilim ve teknoloji tarihi profesörü James Rodger Fleming’in Fixing the Sky: The Checkered History of Weather and Climate Control (Columbia U. Pr., 2012) kitabı var.

Dünyada yaşayan insanların, gelecek kuşakların ortak geleceğini doğrudan etkileme potansiyeli çok yüksek olan bu sektörde hâlihazırda doğru düzgün işleyen bir düzenleme rejimi bulunmuyor. Bu yönde atılan tek uluslararası adım olan, 1978’de yürürlüğe giren Çevresel Değişiklik Anlaşması'nın (Environmental Modification Treaty) fazlaca bir yaptırım gücü yok. Tabii bu durumun devletler arasında güvensizlikleri, düşmanlıkları körükleyen bir yanı da var. Güney Koreliler Çin’in yağmurlarını çaldığından şikâyetçiler veya Birleşik Arap Emirlikleri’nin bu alanda özellikle nano teknolojili sistemlere yaptıkları yatırımları herkes hem merakla hem de kuşkuyla izliyor. Yani bu işin içindeki devlet kurumlarının ve özel şirketlerin şeffaflığı en sorunlu alanlardan. Anlaşılan önümüzdeki yıllarda havayı, gökyüzündeki bulutları daha sık konuşacağız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Zappa Zamanlar“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Havayı değiştirenler, okyanusta madencilik yapanlar ve sıra dışı bir yazar
20 Kas 2022

YAZARLAR

Zappa Zamanlar
“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
İLGİLİ OKUMALAR
Kaybın ismini koymamıza rağmen gelecekten vazgeçmemek ve geleceği kurmak konusunda ısrarcı olmak. “Israr etmeliyiz” çünkü çocuklara ve gençlere hikâyelerini yazabilecekleri bir dünya borçluyuz.
26 Nis 2026

21. yüzyıl kültürü biçimsel bir nostaljiye hapsolmuş durumda. Geçmiş biçimleri yeniden paketlemek, zaten bilinen formülleri rafine ederek tekrar dolaşıma sokmak, tanıdık olandan şaşmamak... Mark Fisher'ın "geleceğin usulca yitişi" dediği olgu, “kültürün bugünü kavrayıp ifade etme kapasitesini yitirdiğine dair artan bir hisse” işaret ediyor.
12 Nis 2026

Bugün çoğu film, dünyayı anlamaya değil, onunla baş etmeye çalışan bireylerin duygusal evrenine çekiliyor. Bu yüzden de politik olan, sistemsel olan, yapısal olan arka plana itiliyor.
29 Mar 2026

Gastronomi, üretim zincirindeki eşitsizlikleri örten şık bir örtü yerine, bu eşitsizlikleri çözen bir kaldıraç olarak kullanılırsa; şehirler sadece bir "lezzet durağı" değil, belirsizlikler çağında "toplumsal direnç ve adalet merkezleri" haline gelebilir.
08 Mar 2026

“Bitti” dediğimiz o eski dünya düzeni, sadece askeri anlaşmalarla değil; bu tür “kalkınma” anlatılarıyla, mühendislerin hatıralarıyla ve hatta şairlerin sesleriyle örülmüştü.
15 Şub 2026




