Şirketlerin Sürdürülebilirliğini Biz Denetlemeliyiz

Ses çıkartmak sorumluluğu, bizlere düşüyor.
Şirketlerin Sürdürülebilirliğini Biz Denetlemeliyiz

Mayıs/Haziran - BMW - Dünyahali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İş dünyasında çoğu çevresel düşünce iyi niyetli bir yaklaşımdan doğuyor. Ancak zamanla  bu düşünce, sistemin içine girmeye başladığında, iş dünyasının dinamikleri içerisinde garip bir düşünce sistemine evriliyor. Sürdürülebilirlik raporları ve ESG metrikleri, bu iyi niyetli başlayan düşüncenin bugün ulaştığı garip noktaların en önemli temsilcileri sanırım.

İş dünyasında çalışan dostlarımız alınmasınlar, ama bazı sektörleri sürdürülebilir olarak görebilmemiz mümkün değil. Bunu nasıl süslersek süsleyelim, yapılan işin temelinde sürdürülebilir kaynak kullanımı olmadığı müddetçe o alanı sürdürülebilir olarak nitelememiz mümkün değil.

Bunun en başta gelen örneği, fosil yakıt şirketleridir. Fosil yakıt şirketleri işlerini çevreye ve topluma ne kadar uygun biçimde yaparlarsa yapsınlar, bu şirketlerin sürdürülebilir olamayacaklarını söylemek hiç de zor değil. Öncelikle, sürdürülebilirliğin temelinde bulunan yapılan işin sürdürülmesi mümkün değil çünkü kısıtlı bir kaynağı tüketmek üzere yapılan bir işten bahsediyoruz. Fosil yakıtlar kısa veya orta vadede tükenecek ve bu şirketler yaptıkları işi aynı şekilde sürdüremeyecekler. Ancak bunun da ötesinde ürettikleri ürünün çevreye verdiği korkunç bir zarar var. Verdikleri bu zararı göz ardı ederek fosil yakıt şirketlerini “sürdürülebilir” kabul etmeye başladığımızda sözünü ettiğimiz sürdürülebilirlik raporları ve ESG metrikleri de toplumun gözünde değersiz olmaya başlıyor.

ESG (Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim - Environmental, Social, and Corporate Governance) derecelendirmeleri, yalnızca bir şirketin kârlılığı üzerinde mevcut veya potansiyel bir etkisi varsa, kirlilik veya çalışan ilişkileri gibi 'sosyal' faktörleri dikkate alır. Nehirlere düzensiz atık deşarjı gibi olumsuz çevresel uygulamalar, şirkete herhangi bir maddi maliyet yaratmazsa ESG puanlarını düşürmez. Benzer şekilde, çalışanlar arasındaki ödeme eşitliği gibi olumlu uygulamalar, kuruma ek kâr getireceğine dair bir kanıt yoksa puanları yükseltmez.

İyi bir ESG puanı, bir şirketin sosyal ve çevresel değer üretmesi değil, sosyal ve çevresel riskleri kârlılığı açısından etkin bir şekilde yönetmesi anlamına gelir. Örneğin bir petrol şirketi; 

  • Ürünleri uzun vadede müşterilerini öldürebilecek olsa bile, çevre düzenlemesi veya ücret eşitliği gibi konularda iyi performans göstererek oldukça iyi bir ESG puanı alabilir. 
  • Petrol korkunç bir çevresel zarara neden olur, ancak benzin satışları yasal olduğundan ve üretici için finansal risk taşımadığından bu zararların hiçbiri ESG puanlarına yansımaz. 

Milton Friedman, bir şirketin tek sosyal sorumluluğunun kârını artırmak olduğu görüşünü benimsemişti. Sürdürülebilirlik raporları ve ESG derecelendirmeleri bunun 21. yüzyıldaki bir güncellemesinden başka bir şey değildir. 

Bu konuyu gündeme taşıyan en önemli olay,  S&P’nin Tesla’yı ESG endeksinden çıkartmasıydı. İş dünyasında hakim olan tanımlar açısından bakıldığında, S&P'nin Tesla'yı ESG endeksinden çıkartması tamamen mantıklıydı. Fremont'taki ana fabrikasında sözde ırkçılık da dahil olmak üzere sosyal sorunların kötü yönetimi, şirketin piyasadaki itibarına zarar verebilir, satışlarını azaltabilir ve kârlılığını azaltabilir. Dolayısıyla Tesla'yı endeksten çıkartma kararı, çevresel ve sosyal risklerin ölçümüne değil, sadece bu sosyal risklerinin finansal sonuçlarına dayanıyordu.

Elon Musk’ın da dediği gibi, sera gazı salımlarını önemli oranda azaltacak bir teknolojiyi üreten ve pazara süren Tesla gibi bir şirket endeksten çıkartılırken, en tepe 10 şirketten birinin Dünya’nın en büyük petrol şirketlerinden biri olan Exxon-Mobil olması,  bu metriklerin ne derece yanlış çalıştığının bir göstergesidir. 

Son bir ironi, Tesla'yı ESG endeksinden çıkarırken, S&P'nin Amerika'nın en büyük kumarhane şirketi olan Caesars Entertainment'ı davet etmesidir. Kumarın, özellikle de bağımlılık yapan kumarın toplumsal zararı iyi bilinmektedir. Ancak kumar yoluyla hayatları mahvetmek yasa dışı değildir ve şirket için herhangi bir finansal risk taşımaz. Bu nedenle ESG puanı gayet yüksek olabilir.

Kısacası, sürdürülebilirlik raporları ve ESG metrikleri başlangıçta iyi niyetle hazırlanmış olsalar da günümüzdeki yaklaşım ve kullanım bu değerlendirmelerin çevresel ve sosyal fayda yaratmaktan oldukça uzaklaşmaya başladığını göstermektedir. Bundan dolayı, ses çıkartmak sorumluluğu bir kez daha bu şirketlerin tüketicisi olan bizlere düşmektedir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

68: Benim Çevrem Kötü Değil

Dünya Çevre Günü, Mardin Bienali, İklim Krizi & Sağlık

03 Haz 2022

BMW ile birlikte
@sujugasim

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı