Sözlerin Arkasındaki Dersler

hatırlamak ve harekete geçmek üzerine

6 Şubat 2023 tarihinde 7.8 ve 7.5 Mw büyüklüğündeki, merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 11 ili etkileyen depremlerle başlayan ve peşi sıra gerçekleşen yüzlerce depremde hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Depremin öncesi ve sonrası ile ilgili sayısız bakış açısına bir yenisini eklemek için bu yazıyı yazıyorum. Depremin 33. gününde son durum: 46 bin kişi hayatını kaybetti ve 100 binlerce kişi yaralandı. Neredeyse bölgedeki binaların hepsinde fiziki hasar oluştu. Bütün ülke derin bir yas içindeyiz. Herkes imkânı doğrultusunda yardımda bulunuyor, bağış yapıyor, eksikleri gideriyor. Yurt dışından kurtarma ekipleri geldi. Ahbap ve Babala başta olmak üzere birçok sivil topluluk yardım organizasyonu düzenledi. Sosyal medyada takipçi sayısı yüksek kişiler enkazda kalanların konumlarını ve ihtiyaç listelerini görünür kıldı. Futbol taraftarları farkındalık çalışmaları yaptı. Üniversite kulüpleri ve gönüllüler, ihtiyaç listesi oluşturup tırlarla bölgeye sevk etti. Ayrıca belediyeler ve resmî kurumlar bağışta bulundu, yardım kampanyası düzenledi.

Deprem bir doğa felaketi olsa da ülkemizde maalesef beşeri felaketlerle etkisi katlanıyor. Deprem ülkesi olmamıza rağmen yetkililerimiz  Japonya ve Şili’deki yetkililer gibi yaşananlardan ders çıkarmak yerine, imar barışı uygulamayı, kaçak katları görmezden gelmeyi, denetimsizliği, eğitimsiz kişilere inşaat izni vermeyi, yönetmeliklerin uygulanmamasını, cezai işlem yapılmamasını ve rüşvet almayı tercih ettiler. Yetkililer sorumluluklarını yerine getirmedi. Halkı aldattı. Belki hiçbir can kaybı olmadan yaşanıp geçilecek bir depremde 46 bin kişi hayatını kaybetti. 17 Ağustos 1999’da Gölcük'te 7.4 Mw büyüklüğünde yaşadığımız depreme rağmen hiçbir ders çıkarılmamış. Tek çıkarılan şey deprem vergisi olarak kalmış.

Depremin beşeri boyutunun sorumlularını kolaylıkla söyleyebiliriz. Başta belediye başkanları ve valiler, inşaat mühendisleri, mimarlar, müteahhitler, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Sağlık Bakanlığı çalışanlarıdır. İnşaatı hesaplayan, tasarlayan, yapan, denetleyen, şehri planlayan, izinlerini veren herkes yıkılan binalardan sorumludur. Tek tek bu kurumlardaki kişilerin yaşlarını araştırdım fakat doğrudan isim vererek daha yargı sonuçları olmadan zan altında bırakmak istemediğim için buraya yazmaktan vazgeçtim. Dileyenler internet sitelerindeki yönetim kurulları kısmından yaşlarını kontrol edebilirler. Peki neden kontrol etsinler? Bu kişilerin çoğunluğu bugün 45 ile 55 yaş aralığındalar. Bir diğer deyişle 1999 depreminde aynı kişiler 20 ile 30 yaş arasındalardı. Bu kişiler Marmara Bölgesi’ni etkileyen ve 17 bin kişinin hayatını kaybettiği felaketi yaşamış ve üstüne düşeni yapmamış kişilerdir. Burada Milli Eğitim Bakanlığı’nın payını da ekliyorum. Deprem ülkesi olan bir ülkenin müfredatında deprem ve doğal afetler ile ilgili hiçbir elle tutulur konu yok. Ortaokulda senede bir siren çalıp öğrencileri okul bahçesine çıkarıp sınıfa geri getirmekle olmayacağını daha kaç kere göreceğiz?

Bu bülteni ve 20’li Yaşlar Podcast’i takip edenler çoğunlukla 18-35 yaş aralığındalar ve bir sonraki felakettin potansiyel sorumluları. Eğer sorumluluklarını yerine getirirlerse en az zarar ile atlatabiliriz. Yok hayır, yaşadığımız bu süreçten ders çıkarmamışsalar benzer bir duruma yine düşeceğiz. Bir sonraki 20'liklerin ders çıkarmasını ümit edeceğiz. Covid-19 gibi bir salgın, deprem, sel, kuraklık, aşırı hava olayları gibi olağanüstü doğa felaketlerini yaşamaya devam edeceğiz. Küresel ısınma kalmadı, iklim krizi çoktan başladı. Havamız kirleniyor. Şehirler insanlık dışı yapılaşıyor. Bilinçsizce yönetiliyoruz. Sizden kendi adınıza, toplumu nasıl olumlu yönde etkileyebileceğinizi düşünmenizi istiyorum. Mesleğinde toplumu etkileyen önemli bir konumdasın ve göz göre göre gelen felaketlerin bilimsel verilerini, çıkarların uğruna umursamıyorsun. Ve binlerce insan bu yüzden hayati tehlike yaşıyor. İş etiğine tamamen aykırı. Yasalara aykırı. İnandığın dine aykırı. Aykırı olmayan bir şey aklıma gelmiyor. Kendimi böyle bir durumda hayal dahi edemiyorum. Ama 99’daki 20'likler bir şekilde etmiş. O bir şekilde olmaması için mesleki yolcuğunda kendin ne yapabilirsin bir düşün. Tabii bunların hepsi benim düşüncelerim. Biliyorum, bu yazıyı okuyanlar kısa bir zaman sonra toplumda söz sahibi olacak. Umarım o sözlerin arkasında çıkarılmış dersler olur.

20'li Yaşların konuyla ilgili podcast bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Sözler, Sloganlar, Dersler

Nisanı selamlamadan önce, mart ayını kapıyoruz.

30 Mar 2023

Philippe Petit

YAZARLAR

Batuhan Akkuş

Elektronik mühendisi, amatör fotoğrafçı ve podcast konuşanı.

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR