Taliban ile benzemeyen inançlarımız

Taliban'ın Afganistan'daki ilerleyişi kadın hakları konusundaki kazanımları riske atıyor.
Taliban ile benzemeyen inançlarımız

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

ABD’nin önümüzdeki eylülde Afganistan’dan çekilmesini tamamlaması, TSK’nın Kabil Havalimanı’nın güvenliğini/işletmesini üstlenmesi ve Afganistan’dan gelen göç son günlerin en önemli tartışma başlıkları hâline geldi. Afganistan ve Taliban ile ilişkilerle alakalı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta sarf ettiği “Türkiye’nin, Taliban’ın inancıyla ters bir yanı yok” sözleri ise Taliban gündemini daha yerel bir meseleye çekti. 

İslam kisvesi altında kendi kurallarına aykırı gelen insanlara, özellikle kadınlara ve çocuklara karşı işkenceler uygulayan bir hareketin inancının, laik bir cumhuriyetle ters olmadığının ülkenin Cumhurbaşkanı tarafından ifade edilmesi tepkilere yol açtı. Hükümet, Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çıkalı 4 ay oldu ve İstanbul Sözleşmesi olmasa da farklı regülasyonlarla kadın haklarını korumaya devam edeceklerini belirtti. Bu sözlerden sonra ise iktidarın kadın politikalarına olan bakış açısı bir kez daha sorgulanmaya başlandı.

Taliban ve kadın politikaları

ABD ve NATO güçleri Afganistan’a girmeden önce, 1996’dan 2001’e kadar bütün ülkeyi Taliban yönetiyordu. Bu süreçte Taliban’ın yönetimi altında Afganistan’da yaşamış bir kadın (A.K.) ile Taliban’ın inançlarını konuştuk.

Beş sene boyunca olan yönetimi bir hücre hatta ömründen geçen 20 sene olarak tanımlayan A.K.; yaşadıklarını aşağıdaki cümlelerle anlattı:

“Kadınlar, erkek vasi olmadan evlerini terk edemezlerdi ve burka adı verilen uzun bir robada ile bedenlerini tepeden tırnağa örtmeleri gerekirdi. Bedenlerimizi örtmemiz yetmezdi. Yok olduğumuzdan emin olana kadar bütün alanlarımız kısıtlanırdı.”

Sadece sosyal alanlarda değil aynı zamanda temel ihtiyaçlarda, hatta zorunluluk hâllerinde bile kadınların var olmasının istenmediğini belirten A.K. “Sağlık merkezlerini, hastaneleri yalnız başımıza ziyaret edemedik; okula veya işe gidemedik.” diyerek Taliban tarafından kadınlara bir varlık atfedilmediğini iletti. Dine dayalı kendi kurallarını uygulayan grup, kadınların taşla ölüme mahkûm edilmesi gibi uygulamaları devreye soktu. 2001’den sonra kadınların siyasi temsilinin başladığını, Fawzia Koofi gibi güçlü kadınların yetiştiğini, Taliban’ın tekrar hükmetmeye başlamasının bu kazanımları yerle bir edeceğini ve böyle bir döneme geri dönmek istemediklerini anlattı.

ABD Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından hazırlanan raporda, Taliban'ın "ulusal gücü geri kazanırsa son 20 yıllık ilerlemenin büyük bir kısmına geri döneceği" belirtiliyor. ABD liderliğindeki güçlerin ülkede konumlandığı 20 yıl içinde, büyük ölçüde şehir merkezleriyle sınırlı kalsa da kadın hakları açısından büyük kazanımlar elde edildi. Taliban geçtiğimiz ay ABD ile yaptığı görüşmede, “Kadınların toplum için eğitim, iş, sağlık ve sosyal alanlarda hizmet edebileceğini, bununla beraber doğru İslami örtünmeyi koruyabileceğini” söyledi; ancak Taliban’ın tahayyülündeki "doğru" Afgan kadınlar için büyük bir soru işareti. Afganistan'daki kadınlar yaklaşık 20 yıldır çalışarak sosyal ve siyasi yaşamda rol oynayabildi ve bu kazanımları kaybetmek konusunda büyük endişe taşıyorlar. Afganistan’da kadın hakları konusunda ilerlemenin iç destekten daha çok dış baskıyla olduğunu vurgulayan rapor, Taliban’ın geri çevirme çabaları olmasa bile koalisyonun geri çekilmesinden sonra ilerlemelerin risk altında olacağını öne sürüyor. Afganistan'ın Taliban etkisi altında nasıl değişeceğine ve kadınların hangi koşullarda yaşamaya zorlanacağına ilişkin büyük sorular var.

İnançlarımız mı? 

ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi durumunda Taliban’ın Afganistan’daki kadınlara yönelik politikaları uluslararası haberlerin güncel başlığı ve diplomatik kaygılardan biriyken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Taliban ile inançlarımızın ters olmadığını belirtmesi; Afganistan kadınlarına yönelik küresel kaygıyı yerelleştirdi de. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre sadece haziran ayında 18 kadın cinayeti, 20 şüpheli kadın ölümü bulunuyor. Dijital kamusal alanlarda her gün kadına şiddet vakalarının görünürleştiği, LGBTİQ+ bireylere yönelik nefret suçlarının ve söylemlerinin arttığı, politikacıların cinsiyetçi söylemlerinin normalleştiği, kadına yönelik şiddeti durdurmayı amaçlayan bir sözleşmenin yürürlükten kaldırıldığı ve yeni bir regülasyon için çalışılmadığı bir dönemde olsak da Anayasa, Medeni Kanun, Türk Ceza Kanunu ve 6284 sayılı Kanun başta olmak üzere kadınların haklarını tekrar hatırlatarak Taliban ile benzemeyen inançlarımızı tekrar değerlendirelim.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Taliban ve inançlar, İran, Tunus

Bugün Taliban'ın "inançlarına", İran'da rejim karşıtı bir nitelik kazanan su kıtlığı protestolarına ve Tunus'ta darbe tartışmalarına odaklanıyoruz.

29 Tem 2021

Reuters

YAZARLAR

Nesibe Kırış

@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak