Yaz aylarının eğlence adresi

Yaz aylarının eğlence adresi

19. yüzyılın ortalarında İstanbullular modern otelllerle tanışmaya başlamıştı. 1865 yılındaki bir kararla otel açılabilecek yerler Pera, Büyükdere, Üsküdar ve Büyükada olarak belirlendi. 1864’te bir Rus seyyah Tarabya ve Büyükdere’deki otellerin Avrupa yaşamının bütün ihtiyaçlarını karşılayabildiğini söylüyordu. İşte bu otellerden biri de Tarabya’daki Tokatlıyan Oteli’ydi. 

Otel, Tokat’tan göç eden Ermeni bir aile olan Tokatlıyanların Beyoğlu’ndaki otelinin yazlık versiyonu olarak Tarabya Koyu’nun kuzey ucunda yer alan buruna inşa edilmişti. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber Beyoğlu Tokatlıyan Oteli’nden sonra, 1900’lerin başlarında Petala Oteli’n yerine yapıldığı düşünülmektedir. Otelin mimarının ise Beyoğlu’ndaki oteli de tasarlayan Alexandre Vallaur olduğu tahmin edilmektedir. Beş katlı olan otel, sağ ve sol kanatları, saçaklarıyla barok tarza yakın bir üslupla yapılmıştı.

Tarabya’daki Tokatlıyan Oteli

1914 yılında 120 yatakla hizmet veriyor ve o dönemde İstanbul’un elektrikle aydınlatılan az sayıdaki yapıları arasında yer alıyordu. Elektrik tesisatını kurabilmek için o dönem yurtdışından iki sandık alet getirtilmişti. Lokantasındaki yemekleriyle de adından söz ettiren otelin işgal döneminde dört kişilik bir orkestrası da vardı. 

I. Dünya Savaşı öncesi Osmanlı-Rus ilişkileri gerginleşmişti. Mıgırdıç Tokatlıyan da Rus vatandaşı olduğu için kendisine ve otellerine yönelik bazı tepkiler doğunca 1914’te ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Otellerin yönetimini ise 1920’ye gelindiğinde damadı Nikola Medoviç’e devretmişti. 

1927 yılında Mustafa Kemal’in de ziyaret ettiği otel, 1940’lardan sonra Summer Palace’ın kapanmasıyla Tarabya’nın tek oteli olarak kaldı. Tokatlıyan otelleri II. Dünya Savaşı döneminde siyasetle de gündeme geldi. Şöyle ki; işletmecisi ve sahibi olan Medoviç Avusturya vatandaşıydı. II. Dünya Savaşı öncesi Avusturya Hitler tarafından Almanya topraklarına dahil edilince kendisi de Alman vatandaşı olmuştu. Bu yüzden tatil günlerinde otellerine Türk ve Avusturya bayrağı asarken artık Avusturya yerine Alman bayrağı asmaya başlamıştı. Ancak iddialara göre iş sadece bayrak asmakla kalmamış adeta bir “Nazi hayranı” olup çıkmış, otelde ağırladığı Alman dostlarıyla tapuklarını vurarak selamlaşır olmuştu. Bu durum üzerine İstanbul Yahudileri kendisini ve Tokatlıyan otellerini protesto etmeye karar verdi. O dönem Alman taraftarlığıyla bilinen Cumhuriyet gazetesi ise Yahudilerin bu protestosuna tepki gösteriyordu.

Cumhuriyet gazetesi, 20 Temmuz 1938

II. Dünya Savaşı’ndan sonra otel el değiştirerek Konak Otel adını aldı. Otelin sahibi oteli yıkarak yeniden yapmak istediyse de gerekli izinleri alamadı. 19 Nisan 1954’te çıkan bir yangın sonucu otel tamamen kül olunca otel sahibinin kasıtlı olarak yangın çıkardığı söylentileri yayıldı. Birkaç yıl sonra yanan otelin yerine arazisi genişletilerek Emekli Sandığı tarafından Büyük Tarabya Oteli inşa edilmeye başlandı. 8 yıllık inşa sürecinin ardından 1966’da açılan Büyük Tarabya Oteli Yeşilçam’ın pek çok filmine ev sahipliği yapmıştı. 

Yakın zamanda yeniden el ve isim değiştiren otel günümüzde de aynı şekilde hizmet vermeye devam ediyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

“Oteller Kenti” #29

Bir zamanların İstanbulunda en meşhur oteller

10 May 2022

http://www.eskiistanbul.net/7477/buyukdere-1930-lu-yillar#lg=0&slide=0

YAZARLAR

Göktuğ İpek

https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.

İLGİLİ OKUMALAR