Türkiye’de güvenli kürtaj hakkı: 27 ilde kürtaj hizmeti veren hastane yok

Türkiye’de kürtaj 10 haftaya kadar yasal. Ancak kamu hastanelerinde hizmete erişim neredeyse imkansız, özel hastanelerde ise fiyatlar bir asgari ücrete yaklaşıyor. Peki, yasal bir hak olan kürtaja erişim neden bu kadar zor? Mor Çatı ve Kadının İnsan Hakları Derneği’yle güvenli kürtajın önündeki engelleri ve uygulamadaki sorunları konuştuk.
Türkiye’de güvenli kürtaj hakkı: 27 ilde kürtaj hizmeti veren hastane yok

Türkiye’de isteğe bağlı kürtaj yasal. 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’a göre gebeliğin ilk 10 haftasında, kadının sağlığı açısından tıbbi bir sakınca bulunmadığı takdirde gebelik isteğe bağlı olarak sonlandırılabiliyor. 10 haftadan sonra ise ancak kanunda belirtilen tıbbi nedenlerle ve uzman hekimlerin raporuyla kürtaj yapılabiliyor. 

  • Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu oluşan gebeliklerde ise Türk Ceza Kanunu, gebeliğin 20 haftayı aşmaması ve kadının rızasının bulunması koşuluyla, işlemin uzman hekimler tarafından hastane ortamında yapılmasına izin veriyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), kürtajı gebelik süresine uygun bir yöntemle ve gerekli beceriye sahip kişiler tarafından uygulandığında güvenli bir sağlık hizmeti olarak tanımlıyor. Türkiye’de ise tartışma son dönemde kürtajın nerede yapılabileceği ve kadınların yasal haklarına fiilen ulaşıp ulaşamadığı üzerinde yoğunlaşıyor.

Muayenehanelerde kürtaj yasal mı?

Tartışmanın merkezinde iki farklı mevzuat düzenlemesinin nasıl uygulanacağı bulunuyor.

1983 tarihli Rahim Tahliyesi ve Sterilizasyon Hizmetlerinin Yürütülmesi ve Denetlenmesine İlişkin Tüzük, 10 haftayı geçmeyen gebeliklerin kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından mesleklerini uyguladıkları yerlerde sonlandırılabileceğini belirtiyor. Tüzük ayrıca bu işlemin yapılacağı kadın doğum uzmanı muayenehanelerinde bulunması gereken araç ve gereçleri de sayıyor. Anestezi gerektiren kürtajların ise anestezi uygulanabilen kamu sağlık kuruluşlarında veya özel hastanelerde yapılması gerekiyor.

19 Nisan 2025’te yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ise muayenehanelerde yapılamayacak işlemler için yeni bir çerçeve çizdi. Yönetmeliğin Ek-13’ünde ameliyathane koşulları gerektiren, lokal anestezi dışında anestezi gerektiren, işlem sonrasında yatış veya uzun süreli gözlem gerektiren ya da komplikasyonları muayenehane koşullarında yönetilemeyecek müdahalelerin yapılamayacağı belirtiliyor. 

  • Yönetmelikte kürtaj ayrıca adıyla yasaklanan işlemler arasında sayılmıyor.

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) aktardığına göre İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Ağustos ayında yaklaşık 20 kadın hastalıkları ve doğum uzmanının muayenehanesinde yaptığı denetimlerde bu düzenlemeyi gerekçe göstererek muayenehane koşullarında kürtaj yapılamayacağını bildirdi, hekimler hakkında tutanak tuttu ve yaptırım uygulanacağını belirtti.

TTB ise bu yorumun 2827 sayılı Kanun ve 1983 tarihli Tüzük ile çeliştiğini savunuyor. Nitekim muayenehanede kürtaj yapıldığı gerekçesiyle daha önce verilen benzer yaptırımlar da yargıya taşındı. İstanbul 12. İdare Mahkemesi bir hekim hakkındaki idari yaptırımı Şubat 2025’te iptal etti; İstanbul Valiliği’nin itirazının Eylül 2025’te reddedilmesiyle karar kesinleşti. İstanbul 14. İdare Mahkemesi de başka bir hekimin muayenehanesinin faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kararın yürütmesini Haziran 2025’te durdurdu.

Kadının İnsan Hakları Derneği’nden İrem Gerkuş ve Mor Çatı ile kürtajın yasal statüsünü, güvenli kürtaja erişimin önündeki engelleri ve kadınların uygulamada karşılaştığı sorunları konuştuk.

‘Kamuda bu hizmete erişim neredeyse imkansız’

İsteğe bağlı kürtaj yasal olmasına rağmen kamu sağlık sisteminde hizmete erişmek oldukça zor. Özel sağlık kuruluşlarındaki yüksek ücretler ise erişimde ekonomik eşitsizlik yaratıyor.

Bunun yanında Mor Çatı’ya göre de kamu hastanelerinde kadınların isteğe bağlı kürtaj hizmetine erişiminin keyfî biçimde engellenmesi devam ediyor. Bazı kamu hastaneleri bu hizmeti hiç sunmazken bazıları yasadaki 10 haftalık süreye rağmen yalnızca sekiz haftaya kadar olan gebeliklerde kürtaj yapıyor.

  • Sorun yalnızca kamu hastaneleriyle de sınırlı değil. Bazı şehirlerde kürtaj hizmeti veren özel hastane dahi bulunmuyor. Bu nedenle kadınlar yasal haklarına erişebilmek için başka şehirlere gitmek zorunda kalabiliyor.

Mor Çatı, hastanelerde kürtaj talepleri reddedilen kadınların başka bir sağlık kuruluşuna yönlendirilmediğine de dikkat çekiyor:

“Eğer kürtaj olmak isteyen bir kadın bu hizmeti gerektiği gibi sunan bir hastaneye gitmediyse fiilî bir yasaklama ile karşı karşıya kalıyor. Kürtaj hizmetinin güvenli ve erişilebilir bir biçimde sunulmasını sağlamak Sağlık Bakanlığı'nın göreviyken, yaşanan sorunları görmezden geldiğini ve bu yolla fiilî kürtaj yasağını yarattığını görüyoruz.”

27 ilde kürtaj hizmeti veren hastane yok

Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan Aralık 2025 tarihli “Yasal Ama Ulaşılabilir Değil” araştırmasının verilerine göre, 2024’te Türkiye genelinde ulaşılabilen 779 hastanenin yalnızca %29,3’ü fiilen kürtaj hizmeti sunuyor. Bu oran kamu hastanelerinde %5,1'e kadar düşüyor; özel hastanelerde ise %50,4. 

  • Araştırmaya göre 27 ilde kamu veya özel hiçbir hastane kürtaj hizmeti sunmazken, 65 ilde tek bir kamu hastanesi dahi bulunmuyor.

Kadının İnsan Hakları Derneği’nden İrem Gerkuş’a göre, bulunduğu şehirde kürtaja erişemeyen kadınlar başka bir şehirde hizmet veren bir sağlık kuruluşu bulmak ve tüm süreci 10 haftalık yasal süre içinde organize etmek zorunda kalıyor:

“Eğer bulunduğunuz yerde buna erişemiyorsanız hiç bilmediğiniz bir ilde bu hizmeti sağlayan bir yer bulmanız, bunu ekonomik ve lojistik olarak organize etmeniz ve tüm bunları oldukça kısa bir süre içerisinde yapmanız gerekiyor. Yasalarla var olan bir hakkınız için çabalamanız bekleniyor.”

Özel hastane ücretleri erişimin önünde engel

Kamu hastanelerinde kürtaj hizmetine erişemeyen kadınlar özel hastanelere yöneliyor. Ancak Mor Çatı’ya göre özel hastanelerde en düşük kürtaj ücretlerinin dahi yaklaşık bir asgari ücrete ulaşması, ekonomik durumu kürtaja erişimde belirleyici hâle getiriyor.

  • Bu ücretleri karşılayamayan kadınlar güvenilir olmayan yerlere başvurabiliyor, farklı yöntemlerle düşük gerçekleştirmeye çalışabiliyor veya istemedikleri gebelikleri sürdürmek zorunda kalabiliyor.

Mor Çatı, kamu hastanelerinde kürtaja erişimin engellenmesinin kadınların sağlığı açısından yaratabileceği sonuçlara dikkat çekiyor:

“Kürtajı engellemek mümkün değil. Kürtajı yasakladığınızda aslında güvenli kürtajı engelleyerek kadınların yaşamlarını tehlikeye atarsınız.”

‘Kürtaj yasak’ denilerek geri çevrilen kadınlar var

Kadınların karşılaştığı sorunlar hizmete fiziksel ve ekonomik erişimle sınırlı değil. Mor Çatı’ya ulaşan kadınların deneyimleri arasında yanlış bilgilendirme, yargılanma ve caydırılma da bulunuyor.

Bazı kadınlara hastanelerde kürtajın yasak olduğu söyleniyor. Bu yanlış bilgilendirme ise kadınların yalnızca başvurdukları hastaneden hizmet alamamasına değil, başka bir hastaneye başvurmaktan vazgeçmesine de yol açabiliyor.

Bazı doktorlar ise kürtajı “etik olmadığı” gerekçesiyle reddediyor. Kuruma göre kadınların istemeden gebe kaldıkları için yargılanması da yaygın:

“Bu ‘etik değil’ yargılaması kadınların utanç yaşamasına ve başka hastanelere başvurmaktan çekinmesine neden oluyor. Sanki korunmak yalnızca kadınların sorumluluğuymuş gibi kadınların istemeden gebe kaldıkları için yargılanmaları çok yaygın bir durum.”

Eş rızası kadınların karar hakkını sınırlıyor

Mevcut yasada evli kadınların kürtaj olabilmesi için eş rızasının aranması da kadın örgütlerinin eleştirdiği düzenlemeler arasında. Mor Çatı, eş rızası şartının kadınların kendi bedenleri ve cinsellikleri üzerindeki karar hakkını sınırladığını söylüyor:

“Gebelik kadınların bedenlerinde gerçekleştiği gibi, çocukların tüm bakımını da kadınlar üstleniyor. Fakat yasaya da yansıyan toplumsal anlayış kadınların bedenlerini erkeklere ait gördüğünden, kadınların kendi beden ve cinsellikleri üzerine karar almalarını engelleyip bu hakkı erkeklere veriyor.”

Kuruma ulaşan vakalarda doğurganlığın bir şiddet ve kontrol aracına dönüşebildiği de görülüyor:

“Erkekler kadınların doğurganlıklarını kontrol etmeyi bir şiddet aracı olarak kullanıyor. Örneğin, kendileri korunmadıkları gibi kadınların gebeliği önleyici yöntemleri kullanmalarına izin vermiyor, kullanmaları hâlinde şiddet uyguluyor, kadınları kürtaja zorlayabiliyor ya da kürtaj olmalarına engel olabiliyorlar.”

Güvenli kürtaja erişim için ne yapılmalı?

Mor Çatı’ya göre atılması gereken en önemli adımlardan biri cinsel sağlık bilgisinin ve gebeliği önleyici yöntemlerin erişilebilir hâle getirilmesi. Bunun için kapsamlı cinsel sağlık eğitiminin bir sağlık politikası hâline getirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar.

  • Yasal açıdan ise mevcut 10 haftalık kürtaj süresinin uzatılması ve ilaçla kürtaja ilişkin düzenleme yapılarak yöntemin yaygınlaştırılması öneriliyor.

Mor Çatı, yasal düzenlemelerin tek başına yeterli olmayacağını, mevcut hakların uygulanmasının da güvence altına alınması gerektiğini vurguluyor:

“Yasaların gereğince uygulandığının takipçisi olmak, Türkiye’nin her yerinde kadınların güvenli kürtaja erişebilmelerini garanti edecek sağlık politikalarının hayata geçirilmesi gerekiyor. Eskiden olduğu gibi, cinsel sağlığı ve kürtajı birinci basamak sağlık hizmetlerinin bir parçası hâline getirmek bunun yollarından biri.”

Kürtaj hakkı engellenirse ne yapılabilir?

Kadının İnsan Hakları Derneği, kürtaj hakkına ilişkin bilgi almak veya bu hakkın engellenmesi durumunda izlenebilecek yolları şöyle anlatıyor:

“Kürtaj hakkı hakkında kapsamlı bilgilere erişmek için kurtajhakkim.org sitesini ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca kürtaj hakkınız engellenirse atabileceğiniz adımları ve dilekçe örneklerini sitede bulabilirsiniz.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Melisa Gülbaş

Aposto editörü

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR