Ukrayna için umut ışığı mı?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, 14-15 Aralık'ta yılın son liderler zirvesi için biraraya geldi. Zirve öncesinde Macaristan Başbakanı Viktor Orbán'ın Ukrayna ile ilgili üyelik ve mali yardım kararlarını veto etme tehdidi, gerilime yol açmıştı. Orbán’ı ikna etme turları nedeniyle planlanandan geç başlayan zirvede, mali yardım paketine onay çıkarılamazken Ukrayna ve Moldova’nın üyelik müzakerelerine başlaması ile Gürcistan’ın aday ülke olması kararı “teknik bir ayrıntı” ile kabul edildi.
Orbán'ın oylama sırasında salondan çıkması ile genişleme kararları "oybirliği" ile alınabildi. Fransa lideri Emmanuel Macron, Orbán'ın salondan çıkışını, diğer AB liderlerinin kolektif çabasının bir sonucu olarak değerlendirdi.
Zirve sonucunda 34 madde ve 11 sayfadan oluşan bir Sonuç Bildirgesi yayımlandı. Birlik tarafından "tarihî" olarak anılan zirveye ilişkin öne çıkanlara birlikte göz atalım:
Zirve öncesi tansiyon
Avrupa medyasında "Kremlin’in Truva Atı" olarak anılmaya başlanan Orbán, zirveden önce Avrupa Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi Başkanı Charles Michel’e hitaben mektuplar yazdı. Politico’nun haberine göre Orbán kaygılarını dile getirdiği 22 Kasım tarihli mektupta "Avrupa Konseyi, AB'nin Ukrayna'daki stratejik hedeflerinin uygulanabilirliği konusunda samimi ve açık bir tartışma yürütmelidir” ifadelerini kullandı. 4 Aralık'taki mektupta ise Ukrayna konusunda bir fikir birliği sağlanmadığını tekrarladı.
- Perspektif: Ukrayna’ya karşı veto yetkisini kullanmayı planlayan Macaristan’a, daha önce hukuki reformlar yapmadığı gerekçesiyle uygulanan fon blokesi zirveden günler önce kaldırıldı.
Zirvenin ana gündemi: Ukrayna
Zirvenin ana konularından biri olan Ukrayna, Sonuç Bildirgesi'nde de iki şekilde ele alındı. İlk olarak devam eden savaşta Rusya’nın agresif saldırısı eleştirildi ve birliğin Ukrayna’nın yeniden inşası için elinden geleni yapacağı belirtildi. Söz konusu taahhüt, “… Birlik uluslararası ortaklarla koordinasyon içinde, Ukrayna'nın onarım, iyileştirme ve yeniden inşasını desteklemeye devam etmektedir” ifadesiyle verildi. Bildiride yalnızca Ukrayna'nın değil, Karadeniz bölgesindeki istikrarsız ortam nedeniyle risk altında olan Moldova ve Gürcistan’ın da korunacağı garanti edildi.
İkinci olarak "üyelik müzakerelerinin başlatılması" konusunda Ukrayna'nın adı Moldova ile birlikte geçti. Avrupa Konseyi, ilgili adımların 8 Kasım 2023 tarihli komisyon önerilerinde belirtilen şekilde atılmasının ardından konseyi ilgili müzakere çerçevelerini kabul etmeye davet etti.
Bütçe çıkacak mı?
Ukrayna için sevindirici haber üyelik müzakereleri olsa da 50 milyon avroluk mali yardım paketine onay çıkmadı. Orbán veto kartını bütçe görüşmelerinde oynarken, geriye kalan 26 lider, Ukrayna’ya bütçe tahsis etmeye kararlı göründü. İrlanda Başbakanı Leo Varadkar açıklamasında, "26 üye ülkenin parayı iki taraflı (bileteral) olarak sağlaması mümkün" ifadesini kullandı. Böyle bir senaryoda yardımı veren görünürde AB olmayacak ama Ukrayna'ya güçlü bir Avrupa desteği sağlanmış olacak.
Bir cümlelik Ortadoğu
Sonuç Bildirgesi'nde Ortadoğu konusunda yalnızca "stratejik bir tartışma" yapıldığı yer aldı, ancak ayrıntı verilmedi. Basında bu tartışmalarda israil ve Hamas Savaşı'nda "Gazze'de ateşkes"in konuşulduğu, bir uzlaşıya varılamadığı haberleri yer aldı.
Ek zirve kararı
2021-2027 dönemindeki bütçe için “26 Devlet veya Hükümet Başkanının güçlü destek verdiği bir süreç” olarak bahsediliyor. Bu nedenle Şubat 2024'e ek bir zirve planlandı. Konseyin yeni dönem başkanlığını devralacak olan Belçika lideri ile basın toplantısı yapan Charles Michel, Şubat'ta yapılacak zirvenin ana konusunu “… oybirliğiyle karar alabilmemiz için 27. üye ülkeyi [Macaristan] kabul etmeye ikna etmek” olarak ilan etti.
Beklenen başlık: Türkiye
Türkiye konusunda herhangi bir karara varılmazken, AB – Türkiye ilişkilerinin bir sonraki zirvede ele alınacağı bildirildi. Muhtemelen Şubat’taki bütçe zirvesinden sonra Mart 2024'te yapılacak Liderler Zirvesi’nde AB – Türkiye ilişkileri geniş kapsamlı olarak ele alınacak.
Nefret suçu, anti-semitizm ve İslamofobi ile mücadele
Ortadoğu hakkında herhangi bir karara varmayan liderler, yükselen nefret suçlarına karşı “ciddi anlamda endişeli” olduklarını belirtti. Bu bağlamda, “Avrupa Birliği Anti-Irkçılık Eylem Planı” ve “Antisemitizmle Mücadele ve Yahudi Yaşamını Teşvik Etme” konularındaki Avrupa Stratejisi hatırlatıldı ve bu planların hızla uygulanmasının Yahudi topluluklarının güvenliği için esas olduğu vurgulandı.
Kim, ne dedi?
Financial Times’a yazan Ben Hall, Henry Foy ve Martin Donai, Orbán’ın 50 milyar avroluk bütçeyi reddetmesini şöyle değerlendirdi:
“Orbán'ın standartlarına göre bile bu, ortaklarını yanlış yönlendiren bir performans oldu. AB'nin temel güvenlik meselelerinden birinde uzlaşma aramayı reddetmesi, yıllardır kendisiyle tartışanları bile dehşete düşürdü.”
Anadolu Ajansı analiz köşesi için zirveyi değerlendiren Emrah Dokuzlu ise Orbán'ın tavrını şöyle yorumladı:
“Orbán'ın Batı’nın, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Rusya'yı Ukrayna'ya karşı savaşa ittiğini ve orada bir vekalet savaşı yürüttüğünü düşünmesi; AB içinde karar mekanizmalarının yeknesaklığını bozuyor.”
Alman Handelsblatt Gazetesi ise oybirliği ilkesinin karar alma mekanizmasına zarar verdiğini ileri sürdü. Bu nedenle, “şantajlara daha az açık hâle gelmek için oybirliği ilkesini sınırlamayı” tavsiye etti.
- Yazarın notu: Zirvenin temel konusunun Ukrayna ile ilişkiler ve genişleme süreci olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir, zira diğer başlıklarda eyleme dönük planlar yok. Şüphesiz üyelik müzakereleri başlasa bile bu süreç on yılları bulacak. Macaristan'ın yarattığı çatlak tamir edilmezse, Ukrayna’nın durumu, müzakerelerde Kıbrıs engeline takılan Türkiye’nin üyelik sürecine benzer bir duruma dönüşebilir. AB bu sorunu çözmek için oy birliği ilkesinden vazgeçmeyi denerse, bu sonuç Türkiye ile ilişkileri de etkileyebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Büşra Kılıç
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Mutlak butlan kararı, yalnızca CHP iç dengelerini değil, toplumsal muhalefetin yönünü, enerjisini ve mücadele kapasitesini de doğrudan etkileyen bir kırılma noktası oldu. CHP’nin seçilmiş yönetiminin butlan tartışmalarına ayırdığı enerjiyi azaltıp odağını muhalefeti örgütlemeye ve CHP’yi de aşan geniş bir özgürlük cephesi kurmaya yöneltmesinin imkanları neler olabilir?
08 Tem 2026

Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi aldığı için ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit oluşturan devletleri ekonomik ve askerî olarak sınırlandıran CAATSA yaptırımlarına Aralık 2020’den beri maruz kalan Türkiye’ye ABD Başkanı Trump’tan müjde geldi. NATO Zirvesi için Ankara’ya gelen Trump, hediye paketini Erdoğan’a sundu: Yaptırımlar kalkacak, F-35 konusu ele alınacak.




