
Vadim Puyandaev, San Francisco’da yaşayan aslen Kazakistanlı bir sanatçı. 30 yıl boyunca İsrail’de profesyonel ressam, heykeltıraş ve tasarımcı olarak yaşamını sürdürmüş. Sanatçının, İsrail’de Kızıldeniz’in üstündeki bir köprünün tasarımı dahil olmak üzere, minyatür gravürlerden büyük ölçekli duvar resimleri ve anıtsal kamusal sanata kadar çeşitli boyutlarda birçok işi var. 1994’ten beri bu alanın içinde bulunan sanatçı aynı zamanda yirmi yıldan uzun süre multimedya performanslarında da iş birliğinde bulunmuş. Vadim aynı zamanda EVM Laboratuarları (İsrail) ve Avy K Productions (ABD)’nin kurucu üyelerinden. Kendini canlı resim, kurgu, dans ve müzik gibi farklı disiplinlerin aracılığı ve birlikteliğiyle ortaya çıkan şeyleri araştırmaya adamış durumda.
“Çeşitli medya alanlarında çalışmış olmama rağmen, ana alanım resim. Tekneler, dansçılar veya kuşlar gibi belli motifler işlerimde tekrarlama eğiliminde ve bu farklı temaları keşfeden farklı seriler oluşturuyorum. Çalışmalarım sıklıkla hareketsizlik hareketle, düz arka planlar üç boyutlu nesnelerle ve bir resimde seçilen bir tonun farklı tonları çelişiyor, “resmin lekeli dünyası” olarak adlandırdığım şeyde dinamizm ve güzellik kalitesi oluşturuluyor. Nesneler kısmen engellenmiş, resim içinde dünyalar veya öyküler yaratmayı izleyiciye bırakıyor. Geleneksel tarzlarda çalışıyorum, manzara, natürmort ve betili sanat. Resim yapmaya iki farklı yaklaşımım var ama genellikle birden fazla tuval ile başlayıp aynı anda hepsiyle çalışıyorum. İlk yaklaşımda, belli bir renk paletini baz alarak soyut bir çizimle yüzeyi hazırlıyorum. Sonrasında da taslak albümlerime geçerek soyut çizimi kaplamak istediğim figürü dikkatlice seçiyorum. Kompozisyon ortaya çıktığında, renk ve yapıyla çalışarak soyut ve figürsel arasındaki mükemmel dengeyi bulmaya çalışarak çok zaman harcıyorum. İkinci yaklaşım daha sezgisel ve çok risk ve eylem içeriyor. Çizmeye böyle başladığımda ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim olmuyor. Başlangıçta bir tür soyut kaos gibi. Ama yavaşça, figürler ortaya çıkmaya başlıyor. Hareket etmek -tuval ile dans etmek- bu metodun önemli bir parçası. Hangi yaşamın orda saklı olduğunu kışkırtma ya da hedef olmadan bulmak benim işim.”
Kamusal sanat projelerini ele aldığında, hedefinin bölgenin uyumunu bozmadan, taze ve yeni bir şeyler bulmak için çevreye organik olarak girmek olduğunu gördüğümüz sanatçı, işlerinde her zaman evrenin görsel ekolojisinin rehberliğinde yeni fikirler ve projeler üretme çabasında olduğunu gösteriyor. Sanatçı geçtiğimiz otuz yıl boyunca, İsrail turizm merkezi Eilat’ta bir havaalanında duvar resmi, Eilat şehrinin girişinde bir heykel, İsrail Mısır sınır kapısında bir duvar resmi ve Kızıldeniz üzerinde bir köprü tasarımı, duvar yazısı, tasarım konsepti, ABD San Francisco’da Banya Archimedes heykeli, Oakland’da Lincoln Üniversitesi için duvar resimleri dahil sayısız kamu için sanatı eserleri üretmiş.
“Canlı sanattan zevk alıyorum çünkü özgürlük ve risk alma ve doğaçlama fırsatı sunuyor. Bir sürü sergide yer almayı ve yeni projeler üzerine çalışmayı seviyorum. Çok projeden gelen hayatın baskısını seviyorum. Ailemle zaman geçirince hızlıca iyileşiyorum. “Rustling Silk” adlı bir multimedya sanatı projesinde beraber çalıştığım Said Atabekob’u seviyorum. Bence onu ilgi çekici bulabilirsiniz. Stüdyoda ya da ailemle çok fazla zaman geçiriyorum. Performanslara, sergilere, konserlere ve doğaçlama toplantılarına gidiyorum. Koşmayı ve yüzmeyi çok seviyorum. Şu anda bir multimedya kurgu/performansı olan “Red Wind” adlı bir proje üzerine çalışıyorum Aynı zamanda uluslararası sanat sergisinde sergilenecek olan “Boats” ve “Still Life” resim serilerim üzerinde çalışmaya devam ediyorum.”
Önümüzdeki ay görüşmek dileğiyle.
Hoşça Kal!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Ece Zeren Aydınoğlu
Sanat ve tasarım editörü.

Page
Page, tasarım ve kültür ortaklığından beslenen, toplumsal yapıyı sanat pratikleriyle eleştiren ve aktarmaya çalışan bir yayın olma hedefinde...
İLGİLİ OKUMALAR





