Verilerle Türkiye'de çocukluk: Kaybedilen bir geleceğin panoraması

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ancak Kahramanmaraş ve Şanlıurfa okul saldırılarının hemen ardından Türkiye'de halen bir yas havası hâkimken bu yılın bayramı, bir şenlik havasını beraberinde getirmedi. Bir yanda bayram kutlamaları yapılırken diğer yanda çocuklar evlerinde, okullarında, sokakta ve “çalışırken” hayatını kaybediyor.
Yasını tuttuklarımız arasında yalnızca geçen haftaki okul saldırılarında yitirdiğimiz çocuklar yok. Narin Güran'dan Rabia Naz Vatan'a, Mattia Ahmet Minguzzi'den Atlas Çağlayan'a uzanan isimler belki en çok tekrar edilenler. Ancak 2018'de Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla, 2016’da Manisa’da kaçırılıp öldürülen 4 yaşındaki Irmak, yine 2016’da Kocaeli'nde annesi ve annesinin sevgilisi tarafından öldürülen 3 yaşındaki Arda, ablasıyla evlenmek isteyen akrabası tarafından 2014'te Adana'da öldürülen 6 yaşındaki Gizem, Kars'ta 2014'te kaçırılan 9 yaşındaki Mert'in ve daha nicelerinin izleri de halen bizimle.
Türkiye’de çocuğa yönelik şiddet, istismar, ihmal ve ölüm vakaları her geçen gün daha da artıyor.
Peki Türkiye, kendi çocuklarını neden koruyamıyor? Veriler, bize bu konuda ne söylüyor?
Çocuklara yönelik şiddet çetelesi
Saha Araştırmaları Merkezi’nin (SAMER) 1 Ocak-31 Mart 2026 dönemini kapsayan “Çocuk Çetelesi” raporu, yılın ilk üç ayında basına yansıyan çocuklara yönelik şiddet vakalarının çarpıcı tablosunu ortaya koydu.
Rapora göre üç ayda toplam 203 şiddet vakası basına yansıdı. Bunlar arasında en yüksek oranı şüpheli ölümler oluştururken, ikinci sırada cinsel istismar yer aldı. 2026'nın ilk üç ayında basına yansıyan 203 şiddet vakasının 48'i cinsel istismar vakasıydı.
- Rapora göre vakaların yüzde 47,8’i kız çocukları, yüzde 36,9’u erkek çocukları, yüzde 15,3’ü ise cinsiyeti bilinmeyen çocuklardan oluştu. Sayısal olarak bu dağılım 97 kız çocuğu, 75 erkek çocuğu ve 31 bilinmeyen vaka olarak kayıtlara geçti.
- Cinsel istismar vakaları kız çocuklarında yüzde 41,2’ye ulaşırken, erkek çocuklarında bu oran yüzde 8 olarak kaydedildi. Buna karşılık erkek çocukları arasında şüpheli ölüm yüzde 48, darp/yaralama yüzde 25,3 ve cinayet yüzde 16 ile daha yüksek oranlara ulaştı.
Fail profiline ilişkin veriler de dikkat çekiciyi. Rapora göre vakaların yüzde 45,8’inde fail bilinmiyor. Ancak failin belirlenebildiği olaylarda öğretmenler yüzde 13,8, kolluk kuvvetleri yüzde 11,3 ile öne çıktı. Bunları tanıdığı biri/birileri yüzde 5,9, tanımadığı biri/birileri yüzde 5,4, öz baba yüzde 4,9 ve arkadaş çevresi yüzde 3 izledi.
Rapordaki çapraz analizler, bazı şiddet türlerinin belirli fail gruplarında yoğunlaştığını da gösterdi. Buna göre işkence ve kötü muamele vakalarının yüzde 95,2’si kolluk kuvvetleriyle, cinsel istismar vakalarının yüzde 56,3’ü ise öğretmenlerle ilişkilendirildi. Aynı tabloda, öz babanın özellikle cinayet vakalarında dikkat çektiği görüldü.
Soruşturmaların %35’i mahkemeye gitmeden kapatıldı
Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı 2025 yılı Adalet İstatistikleri de cinsel istismar, cinsel taciz ve cinsel saldırı suçlarında cezasızlığın sürdüğünü bir kez daha gösterdi.
2025’te çocuğun cinsel istismarı suçundan 30 bin 591 şüpheliye 33 bin 407 yeni soruşturma dosyası açıldı. 2025’te savcılıklarda sonuçlandırılan 35 bin 60 dosyanın 12 bin 582’sinde, 15 bin 272 şüpheli hakkında “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildi. Yani dosyaların %35’i mahkemeye bile gitmeden savcılık tarafından kapatıldı.
12 bin 314 dosyada ise 13 bin 760 şüpheli hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açıldı.
Cinsel istismar sanıklarının %45’i beraat etti
2025 yılında çocukların cinsel istismarı suçundan karara bağlanan 15 bin 84 dosyada yargılanan 16 bin 673 sanığın sadece 7 bin 482’si mahkûmiyet aldı, 7 bin 65’i beraat etti. Yani çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılanan sanıkların %44,8’i mahkûmiyet aldı.
- Adalet Bakanlığı verilerine göre çocukların cinsel istismarına ilişkin soruşturma sayısı 2023’te son sekiz yılın ortalamasına göre iki katına çıktı. Buna göre 2023'te başsavcılıklarda yürütülen 66 binden fazla soruşturmanın her birinde en az bir çocuk mağdurdu.
TÜİK’e göre 2023’te güvenlik birimlerine getirilen 242 bin 875 çocuğun yaklaşık %12’si cinsel istismar mağduruydu. Bu da yaklaşık 29 bin çocuğa denk geliyor. Bu çocukların %85’inden fazlası kız çocuklarıydı.
Türkiye’de yılda ortalama 180 bin çocuk suça karışıyor
Türkiye’de suça sürüklenen çocuklar (kanunlarda suç olarak tanımlanan fiili işlediği iddiasıyla güvenlik birimlerine getirilen çocuklar) konusunda resmî istatistikler TÜİK tarafından yayımlanıyor.
Türkiye’de yılda ortalama 180 bin çocuk suça karışıyor. Soruşturulan çocuk sayısı ise son 10 yılda %17,47 arttı. Adalet Bakanlığı’nın Adalet İstatistikleri’ne göre, 2025 yılında 497 bin 162 çocuk hakkında, 683 bin 823 suç kapsamında Cumhuriyet Başsavcılıklarınca soruşturma yürütüldü.
Soruşturulan çocukların:
- 141 bin 872’si yaralama gibi vücut dokunulmazlığına karşı suçlardan,
- 4 bin 54’ü cinayet gibi hayata karşı suçlardan,
- 12 bin 285’i silah ve bıçak taşıma gibi suçlardan,
- 18 bin 402’si ise cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan işlem gördü.
2025’te karara bağlanan dosyalar kapsamında 86 bin 424 çocuk hakkında 81 bin 339 dava açıldı. Aynı yıl 184 bin 529 çocuk, 411 bin 971 ayrı suçtan mahkemelerde yargılandı.
Ceza mahkemelerinde yargılanan çocuklardan 45 bin 408’inden 23 bin 464’ü hapis cezası aldı. Verilere göre, bir önceki yıldan devreden 125 bin 86 dosyada 143 bin 196 çocuğa ilişkin soruşturmalar 2025 yılına taşındı. Aynı yıl 207 bin 562 yeni dosya açıldı, bu dosyalarda 187 bin 300 çocuk hakkında 412 bin 893 suç türünden işlem yapıldı.
Toplamda 330 bin 496 çocuk hakkında 683 bin 823 ayrı suçtan soruşturma yürütüldü. Bu dosyalardan 209 bin 22’si karara bağlanırken, 123 bin 626 dosya ise 2026’ya devredildi.
Bununla birlikte: Global Organized Crime Index’e göre Türkiye, organize suç ağlarının yaygınlığı açısından 12. sırada yer alırken geleneksel mafya yapılarının yanı sıra daha ağ tabanlı suç örgütlenmelerinde 7. sırada bulunuyor.
Çocuk işçiliği ve MESEM
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in göreve başladığı 2023’ten bu yana eğitim alanındaki tartışmalar sürerken Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) programı kapsamında çalışırken hayatını kaybeden çocukların sayısı artıyor. 2023’ten bu yana okullarda 46 şiddet olayı yaşanırken, 37 kişi hayatını kaybetti.
İş cinayetlerinde ise en az 220 çocuk yaşamını yitirdi. 561 bin öğrencinin düşük ücretlerle çalıştırıldığı, açık lise ve MESEM’lilerle birlikte 3 milyon 200 bin çocuğun okul dışında olduğu belirtiliyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG Meclisi) Çocuk İş Cinayetleri Raporu’na göre, 2025’te en az 94 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Hayatını kaybeden çocukların 26’sı 14 yaş ve altındaydı, 13’ü kız çocuğuydu.
19 Nisan’da, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde bir inşaatta staj yapan 17 yaşındaki meslek lisesi öğrencisi Engin Tuncay, MESEM’de hayatını kaybeden çocuklardan sadece biri. Tuncay, 25 metreden düşerek hayatını kaybetti.
Çocukların %36,8’i yoksulluk tehdidi altında
TÜİK’in 20 Nisan’da açıkladığı "İstatistiklerle Çocuk - 2025" verilerine göre, Türkiye nüfusunun %24,8’ini çocuklar oluşturuyor. Verilere göre, 2025’te toplam nüfusun %27,9'u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında.
Türkiye'de 0-17 yaş grubundaki çocukların %36,8'i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşıyor. Bu oran, neredeyse her üç çocuktan birinin temel ihtiyaçlara erişimde ciddi zorluklar yaşadığını gösteriyor.
- Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus, cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklarında %36, kız çocuklarında ise %37,8 olduğu görülüyor.
Okullaşma oranları
2019 yılından bu yana eğitim çağında eğitim dışındaki çocukların sayısını kamuya açık veriler üzerinden değerlendiren Eğitim Reformu Girişimi'nin hesaplamalarına göre, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen eğitim dışında kalan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı çocuk sayısı tahmini 611 bin 612 oldu.
Son iki yılın verileri, erkek çocukların kızlara kıyasla eğitim dışına daha yoğun bir şekilde çıktığını gösteriyor. Bu durum, zorlaşan ekonomik koşulların ve krizin daha fazla erkek çocuğun eğitim dışına çıkmasına yol açmasıyla yorumlanıyor. Ön değerlendirmede kız çocukları için de “Öte yandan, kız çocuklar istihdam istatistiklerinde görülmeyen ev içi emek ve çocuk yaşta, erken ve zorla evlilikler nedeniyle eğitim dışında kalmaya devam ediyor” deniyor.
Millî Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre, okul öncesi eğitim seviyesinde 5 yaş net okullaşma oranının, 2024-25 öğretim yılında yüzde 82,5 olduğu görüldü. 5 yaş net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için yüzde 82,8, kız çocuklar için yüzde 82,3 oldu.
- İlkokul seviyesinde net okullaşma oranı, 2024-25 öğretim yılında yüzde 95,4, ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 89,1, ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 82,9 olarak kayıtlara geçti.
Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre, eğitim kademesi ve cinsiyete göre okul tamamlama oranları incelendiğinde, ilkokul tamamlama oranının 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde yüzde 98,6 olduğu tespit edildi. Ortaokul tamamlama oranı, 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde, yüzde 96,6 oldu. Ortaöğretim tamamlama oranının da yüzde 81,3 olduğu belirlendi. Ortaöğretim okul tamamlama oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024-25 eğitim ve öğretim döneminde bu oranın erkek çocuklar için yüzde 79,2, kız çocuklar için yüzde 83,5 olduğu görüldü.
Özel eğitim gerektiren bireylere (işitme, görme, ortopedik ve hafif düzeyde zihinsel engelli) hizmet veren, özel olarak yetiştirilmiş personelin bulunduğu, geliştirilmiş eğitim programlarının uygulandığı özel öğretim kurumlarında örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 602 bin 729 oldu. Özel eğitim alan öğrenciler, örgün eğitimdeki öğrencilerin yüzde 3,4'ünü oluşturdu. Özel örgün eğitime devam eden öğrencilerin yüzde 62,7'sinin erkek öğrenciler, yüzde 37,3'ünün ise kız öğrenciler olduğu belirlendi.
Resmî rakamlara yansıyan erken evlilikler düştü
Evlenme İstatistiklerine göre, 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmî evlenmelerinin toplam resmî evlenmeler içindeki oranı 2002'de yüzde 7,3 iken bu oran 2025'te yüzde 1,5'e düştü.
Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmî evlenmelerinin toplam resmî evlenmeler içindeki oranı 2002'de yüzde 0,5 iken bu oran 2025'te yüzde 0,1 oldu.
Gençlerin %77’si geleceğe umutla bakmıyor
GÜNDEMAR Araştırma’nın, 21-24 Ocak 2026 tarihleri arasında 60 ilde 2 bin 255 kişiyle yaptığı "Türkiye Gündemi Araştırması"nda katılımcıların %77’sine göre Türkiye’de gençler geleceğe umutla bakmıyor ve %59’u da gençlerdeki bu umutsuzluğun en çok suç ve şiddet eğilimini artıracağı konusunda endişeli.
“Son bir yıl içinde yaşadığınız çevrede suç olaylarının nasıl değiştiğini düşünüyorsunuz?” sorusunu katılımcıların %79’u suç olaylarının arttığını söyleyerek cevapladı. %70’i devletin suç ve şiddetle mücadele önlemlerini yetersiz bulduğunu belirtti. Katılımcıların %85’i ise suç işleyenlerin yeterince cezalandırılmadığı görüşünde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





