Yapısal ırkçılık ve #BlackLivesMatter hareketi

(Foto: Kathy Willens, AP üzerinden)
Eski polis memuru Derek Chauvin'in cinayetle suçlandığı George Floyd davası başladı. Savcılık, Chauvin'in Mayıs 2020'de kimlik kontrolü sırasında diziyle George Floyd'un 9 dakika 28 saniye boynuna bastırdığını ve Floyd'un kısa bir süre sonra öldüğünü belirtti. Mahkeme şayet bu yönde karar verecek olursa, sanık 40 yıla dek hapis cezası alabilir. Köşe yazarları, duruşmanın olağanüstü bir kamuoyu baskısı altında gerçekleştiğini dile getiriyor. Bu davada hukuk devleti ilkesi etrafında Amerikan demokrasisinin inanılırlığı sınanacak. "Afro-Amerikalılar ülkedeki ceza hukuku sistemine güvenebilir mi?" ya da "Irkçılık, ABD'de çaresi olmayan yapısal bir hastalık mı?" vb. sorular etrafında, ulusun tüm üyeleri bu davada verilecek karardan önemli sonuçlar çıkaracaktır.
Covid-19 salgını ise ABD'de amansız bir Asyalı karşıtı şiddet dalgasını beraberinde getirdi. Geçtiğimiz hafta 65 yaşında bir kadın, saldırgan kendisine "buraya ait değilsin" şeklinde bağırırken, New York'ta sokak ortasında tekmelendi. Bu olay, Atlanta'da altı Asyalı kadının ölümüne yol açan silahlı saldırıdan sadece iki hafta sonra gerçekleşti. Asya ve Pasifik kökenli Amerikalılara karşı ayrımcılığı izleyen ve kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Stop AAPI Hate raporuna göre, Mart 2020 ile Şubat 2021 arasında, ülke çapında en az 3 bin 800 Asyalı karşıtı olay yaşanmış. Raporda, birçok olay yetkililere bildirilmediğinden, bu rakamların muhtemelen eksik olduğunun altı çiziliyor.
YouTube'un Asya kökenlilere karşı ırkçı söylemde bulunan Meet the Flockers adlı şarkıyı kaldırmayı reddetmesi; ulusal boyutta süren tartışmanın bir diğer örneği olurken, bu durum çalışanlar nezdinde de uyuşmazlık yarattı. Hırsızlık hakkındaki parçada, Çin mahallelerinin hedef alınmasını teşvik eden sözler bulunuyor. Öte yandan bu tip saldırıların çoğu ırkçı hakaretler ve geçmişleri nedeniyle hedef alınan insanları içeriyor olsa da, bunların nefret suçu kapsamında yargılanıp yargılanmayacağı belli değil. Örneğin Arkansas, Güney Carolina ve Wyoming eyaletlerinde nefret suçu yasaları bulunmuyor, diğer eyaletlerde ise belirsizlikler mevcut.
Paralel şekilde, geçtiğimiz günlerde Georgia eyaletinin, siyah seçmenlere kastî şekilde ayrımcılık yapıldığı yönünde tartışmalı bir yasayı kabul etmesi üzerine; ABD'nin dört bir yanından 70'i aşkın siyah üst düzey yönetici, şirketleri kısıtlayıcı oy hakkı kanunlarına ve kurumsal ırkçılığa karşı durmaya çağırdı. Aralarında American Express eski CEO'su Kenneth Chenault ile Merck CEO'su Kenneth Frazier'in imzacı olduğu mektupta, tüm ABD şirketlerinden kısıtlayıcı oylama yasalarına karşı çıkmaları ve politikacıları etkilemek için nüfuz kullanmaları yönünde çağrıda bulunuluyor.
George Floyd'un ölümü ABD'de aylar süren protestolara yol açtığında, etnik azınlıkların kısıtlı imkanları ve polis saldırganlığına karşı, Birleşik Krallık'ta ayna protestoları düzenlenmişti. Söz konusu protestoların ardından İngiliz hükümeti tarafından hazırlatılan bir rapora göre; Birleşik Krallık ırkçılığı geride bırakmış bir toplum değil, ancak iktisadi ve sosyal imkanlar geliştikçe ırkçılığa dayalı sorunların önemi azalıyor. Kısacası, Irk ve Etnik Eşitsizlikler Komisyonu'nun raporu, ülkenin yapısal olarak ırkçı olduğu fikrini reddetmekle beraber özellikle internet ortamında açık ve düpedüz ırkçılığın devam ettiğini vurgulamaktadır. Ancak muhalefet üyeleri, "raporun bölücü nitelikte olduğunu ve etnik azınlıklar arasında iyi-kötü ayrımı yaparak köleliği yücelttiğini" öne sürüyor. Aslında rapor, kurbanları kendi gerçekliğini sorgulamaya iten gaslighting pratiğinden öte pek bir şey sunmuyor. Görünen o ki yapısal ırkçılığın var olup olmadığına dair bitmek bilmeyen tartışmalar arasında, aslında onu gerçekten ele almak için pek az istekli bulunuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Ersin Şenel
Çıkarların değil, etik ilkelerin yaşama egemen olması için...
İLGİLİ OKUMALAR



