Yeni soğuk savaşın Pasifik’teki dalgaları: Çin Denizi'ne ABD seddi

ABD, dış politikasını Çin'i hapsetme stratejisi üzerine kuruyor.
Yeni soğuk savaşın Pasifik’teki dalgaları: Çin Denizi'ne ABD seddi

BUYEM - Spektrum - 24 Eylül
Kurumsal İlişkiler Enstitüsü ile birlikte

Boğaziçi Üniversitesi’nden Kurumsal İlişkiler Sertifika Programı Mevzuat değişiklikleri, politik belirsizlikler, ticaret savaşları, iklim değişikliği ve toplumsal talepler gibi konular üst düzey yöneticilerin ve yönetim kurullarının gündeminde daha çok yer tutmaya başladıkça kurumların toplumla, kamu organlarıyla, sivil toplum örgütleriyle ve diğer paydaşlarla kurdukları ilişkilerin önemi artıyor. Paydaşlarla güçlü ilişkiler, ticari başarıları doğrudan etkiliyor. Kurumsal İlişkiler Enstitüsü ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi iş birliğiyle hazırlanan Kurumsal İlişkiler Sertifika Programı, bu değişime dair farkındalığın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Nedir? Kurumsal ilişkiler başlığındaki temel kavramlardan ve kurumsal ilişkilerin şirketler açısından öneminden başlayacak olan sertifika programı, kurumsal ilişkiler profesyonellerinin sahip olması gereken özellikler ve çalışma alanları, stratejinin kurumsal ilişkiler için önemi, kurumsal sürdürülebilirlik, kurumsal iletişim ve itibar yönetimi, dijital dönüşüm, etik ve uyum, kişisel verilerin korunması gibi çok sayıda başlığı kapsıyor. Dr. Ceyhun Emre Doğru koordinatörlüğünde akademisyenler ve üst düzey yöneticiler tarafından verilecek eğitimler örnek vaka çalışmalarıyla da destekleniyor. Ne zaman, nasıl? Toplamda 72 saat sürecek sertifika programının, perşembe 18.30 - 21.30 ve cumartesi 10.00 - 14.00 saatleri arasında Zoom üzerinden gerçekleşmesi planlanıyor. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarına hitap eden sertifika programını %80 devamlılık oranıyla tamamlayan ve proje sunumunda başarı sağlayan katılımcılar online olarak Boğaziçi Üniversitesi Yeterlik Sertifikası almaya hak kazanıyor. Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi tarafından gerçekleştirilecek olan Kurumsal İlişkiler Sertifika Programı'na ilişkin ayrıntılı bilgi ve kayıt için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

ABD ile Çin arasında yeni bir "soğuk savaş" yaşandığı söylemlerini abartılı bulanlar varsa AUKUS onları tekrar düşündürtecektir. Avustralya, Birleşik Krallık ve ABD arasında başlatılan yeni güvenlik ortaklığı anlaşmasının kısaltılmış hâli olan AUKUS, Çin’i hapsetme planının bir parçası.

Asya-Pasifik’in 21'inci yüzyılın ikinci çeyreğinde güç mücadelesinin ana mekânlarından olacağını biliyoruz. Bu ABD ve Pentagon’un son senelerdeki strateji belgelerinde de mevcut.

ABD daha önce de Japonya, Avustralya ve Hindistan'dan oluşan dörtlü güvenlik diyaloğu ittifakını (Quad) devreye sokmuştu. Quad, Trump döneminde 2017’de aktif hâle getirilmişti. Yine de ABD’nin Hindistan ve Japonya’dan Çin’e karşı istediği "verimi" alamadığı ve Avustralya’ya yöneldiğini söyleyebiliriz.

Anglosfer’de hasret gidermek isteyen Birleşik Krallık ise emperyal nostalji peşinde. Daha önce buraya uçak gemisini gönderen Birleşik Krallık, gerekli "omuz atma" hamlelerine girişmişti. Şimdi ise bu ittifakta nükleer konusunda aracı olup rol kapmayı istiyor.

Çin’e karşı pivot rolü

ABD’nin Afganistan’dan koşarak çıktığı bir dönemde duyurulan AUKUS’ta Avustralya’nın teknolojik olarak cilalanarak Pasifik’te Çin’e karşı pivot rolüne hazırlanması amaçlanıyor.

Bu kapsamda Avustralya’ya nükleer reaktöre sahip -bu yüzden de ikmal ihtiyacı çok az olan- denizaltılara sahip olması için gereken destek verilecek. Dünyada nükleer denizaltılara sahip olan yalnızca altı ülke olduğunun altını çizmek gerekiyor. Bunun savaş denklemini etkilemesi de kaçınılmaz. Bu bile iş birliğinin üst düzey niteliğine işaret edebilir.

Çok yüksek ticaret hacmine sahip Çin ve Avustralya arasındaki ilişkiler bir süredir kötüye gidiyordu. Bunun AUKUS’un gizlice pişirilmesine koşut bir şekilde ilerlediği anlaşılıyor. Yine de ticaret hacmi düşünüldüğünde Avustralya açısından bu bir kumar.

Bu hamleyle artık bölgede ABD’nin attığı her adım, diğer ülkelerin Çin ile ekonomik ve teknolojik ilişkileri sürdürebilme marjını düşürecektir. ABD, Çin ile ilişkileri olan ülkelere daha fazla baskı yapacaktır.

Ülkelerindeki halklardan habersiz bir şekilde anlaşmayı hazırlayıp imzalayan üç devlet, AUKUS’u "Hint-Pasifik'te istikrarı sağlayacak" sözleriyle tanımlasa da bölgedeki ülkeler aynı fikirde değil.

Tepkiler

Çin gelişmeyi "büyük sorumsuzluk" olarak nitelerken, İran’ın Şangay İşbirliği Örgütü’ne alınmasına yeşil ışık yakılması AUKUS’a karşı ilk diplomatik karşılık olarak geldi.

Bu diplomatik adımın dışında ise Çin’in ABD’nin adımlarına karşı bölgedeki askerî varlıklarını güçlendirmesinin tahmin edilmeyeceğini söylemek güç.

Biden’ın dilinden düşüremediği Rusya da mesajı aldı. Moskova’dan gelen mesajda "hedefte biz de varız" ifadeleri yer aldı.

ABD’nin bölgedeki bir başka "kısaltması" UKUSA’dan müttefiki Yeni Zelanda ise anlaşmanın nükleer kısmına karşı çıktı.

Fransa’nın zararı karşılanacaktır

Üçlü anlaşmanın bir de Avustralya ile milyarlarca dolarlık denizaltı anlaşması mevcut olan Fransa’nın ekarte edilmesi boyutu var. Görünen o ki ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin Pasifik’te kendisine yeteri kadar yardımı dokunacağını düşünmüyor. Fransa durumu "ihanet" olarak nitelese de Biden-Macron görüşmesi sonrası "derin istişareler" yapma kararı alındı. Avrupa ordusu yeniden konuşulur, "Biden, Trumplaşıyor" yorumları yeniden yapılabilir; ancak Fransa-ABD ilişkilerinin tarihi derin. "FAUKUS" olmasa da bu soruna bir çözüm bulunacak ve Fransa’nın zararı bir şekilde karşılanacaktır.

Anlaşmanın denizaltı meselesinin dışında Tomahawk ve JASSM-ER havadan-karaya seyir füzeleri gibi dikkate değer silah sistemlerini içerdiği de unutulmamalı.

Anıl Can Tuncer, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Sputnik Türkiye’de dört sene çalışan Tuncer, şimdi Diken’de editörlük yapıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Yeniden Soğuk Savaş mı?

Bu sayımızda dış politikasını Çin'i hapsetme stratejisi üzerine kuran ABD'nin Avustralya ile vardığı güvenlik anlaşmasının transatlantik ilişkilerde yarattığı etkiye odaklanıyoruz.

24 Eyl 2021

AFP

YAZARLAR

Anıl Tuncer

Yazar - Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak