Yeniden nükleer anlaşma

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İran nükleer anlaşmasıyla ilgili görüşmelerin devam ettiği süreçte, İran'ın farklı bölgelerde askerî etki ve görünürlüğünün arttığı gözlemleniyor. Bu yazıda, nükleer anlaşma sürecindeki yeni gündem maddelerini ve bu sürece paralel olarak gelişen Çin- Rusya- İran askerî tatbikatıyla Yemen'deki İran destekli olduğu ileri sürülen Husilerin düzenlediği hava saldırılarını inceleyeceğim.
- Bir adım geriden: İran nükleer anlaşması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesi (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya) ve İran arasında 2015 yılı boyunca süren müzakereler sonucu Ocak 2016'da imzalanmıştı. İran’ın nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu kontrol etmek amacına yönelik anlaşmaya göre İran zenginleştirilmiş uranyum üretimi ve saklama kapasitesine sınır getirecek, nükleer tesislerinin denetlenmesine izin verecek ve tavsiyeler üzerine tesislerini modifiye edecek ya da tamamen kapatacaktı. Bunun karşılığında uzun süredir ülke ekonomisini zor durumda bırakan yaptırımlar kaldırılacaktı.
ABD etkisi
Mayıs 2018'de ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama döneminde yapılan ve imzalanan anlaşmayı zayıf bulmuş ve diğer üyelerin itirazlarına rağmen ülkesini anlaşmadan çekmişti. Kaldırılan yaptırımların tekrar uygulanmasından dolayı İran da anlaşmanın gerekliliklerinden uzaklaşmaktaydı. Başkan Biden'ın en önemli gündem maddelerinden biri olan yeni nükleer anlaşma için Viyana’da aralık ayından itibaren İran ve batılı devletlerin müzakereleri yeniden başladı.
2021'den gelişmeler
Ekim ayında Roma'da düzenlenen G-20 zirvesinin ardından beraber açıklama yapan ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa devlet başkanları İran’ın nükleer aktivitesi konusunda "yoğun ve artan" endişelerini belirtmişti. Dörtlü, kısa bir zamanda tekrar açık iletişime ve nihayetinde anlaşmaya varılabileceğine inandıklarını açıklarken İran Devlet Başkanı İbrahim Reisi’yi de "durumun tehlikeli bir şekilde tırmanmasına izin vermemesi" konusunda uyarmışlardı. Ağustos ayında göreve gelen Reisi, müzakereleri tekrar başlatma kararı aldı. Kasım ayında İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, 29 Kasım'da müzakerelerin tekrar başlayacağını bildirdi. ABD Dışişleri Sözcüsü Ned Price, "nükleer anlaşma için yeni müzakereleri olumlu karşıladığını fakat İran’ın provokasyon ve tansiyon tırmandıran aksiyonlarının bu süreçte ülkenin pozisyonunu kuvvetlendirmeyeceğini" belirtti. 2021 boyunca İran ile görüşmelerde bulunan AB delegesi Enrique Mora, 29 Kasım’daki toplantıya da başkanlık etti.
Hürmüz Boğazı’nda tatbikat
Nükleer anlaşma süreci devam ederken, İran uluslararası medyada askerî varlığıyla da görünürlük kazandı. Yine Kasım ayında yıllık askerî tatbikatını gerçekleştiren İran, bütün petrol taşıyıcılığının büyük kısmının yapıldığı Hürmüz Boğazı'nda 1 milyon kilometrekareden daha fazla bir alanı kaplayarak deniz, hava ve kara kuvvetleriyle tatbikat gerçekleştirdi.
İran, Çin ve Rusya'nın "Deniz Güvenliği Kemeri"
Ocak ayının sonunda Hint Okyanusu ve Umman Denizi gündeminde, "Barış ve Güvenlik için Beraber" sloganıyla gerçekleştirilen üçüncü Çin-Rusya-İran ortak askerî tatbikatı vardı. 17 bin kilometrekare alanı kaplayan tatbikat uluslararası medyada geniş yer kapladı. Batılı kaynaklar gündemi İran nükleer anlaşma müzakereleri ışığında değerlendirirken Çin merkezli Global Times tatbikatı "Çin, Rusya ve İran arasında ittifak kurmaktansa karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı olumlu bir gelişme" olarak kaydetti. Son dönemde Pekin ve Moskova ile özellikle güvenlik konusundaki görüşmelerle gündeme gelen Tahran, bu yakınlığıya nükleer müzakerelerde batılı devletlere karşı pozisyonunu kuvvetlendirmeye çalıştığı yorumu yapılabilir.
Bölgesel çatışmalarda İran
Stratejik olarak çeşitli çatışma bölgelerindeki etkisini dönemsel olarak artıran İran’ın 2004'ten beri mali ve askerî olarak desteklediği Yemenli Zeydi grup Husiler, ocakta Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de SİHA saldırıları düzenlendi. Havalimanı ve iki yakıt deposunu vuran saldırılar Husiler tarafından üstlenildi. SİHA'ların da İran tarafından tedarik edildiği düşünülüyor.
"Müzakerelerde son aşama"
İran'ın provokatif aksiyonları ve çekişmeli bir sürecin ardından, 28 Ocak'ta AB delegesi Enrique Mora'nın ifadesine göre müzakerelerde son aşamaya gelindi. Artık siyasi kararların alınması gerektiğinden, delegasyonlar başkentlerine gidecek ve sonuç için Viyana’ya dönecekler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta İran nükleer anlaşmasını ve İran'ın bölgesel çatışmalardaki rolünü ve BM'den çeşitli ülkeler hakkında gelen raporları ele alıyoruz.
02 Şub 2022

YAZARLAR

Deniz Kaptan
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




