Zaman da matematik de Kılıçdaroğlu'ndan yana

Seçimi kazanmanın tek yolunun ikinci tura kalmak olduğunu düşünen Erdoğan, kararsız muhalif seçmeni İnce ve Oğan’a yönlendirmenin yollarını arıyor.
Zaman da matematik de Kılıçdaroğlu'ndan yana

26 Nisan - Milyon Kadına Mentor - Spektrum
Milyon Kadına Mentor ile birlikte

Hedef 1 milyon mentorluk eşleşmesi: Milyon Kadına Mentor Programı Hedef 1 milyon mentorluk eşleşmesi Bu yıl, 1 milyon mentorluk eşleşmesi hedefiyle genç kızlara kariyer planlamasında destek olmak üzere yola çıkan Milyon Kadına Mentor Programı ikinci yılını kutluyor. Nedir? 15-25 yaş arasındaki genç kızları dijital platformda sektör liderleriyle buluşturan Milyon Kadına Mentor Programı , genç kızların kariyer hedeflerini destekleyen bir mentorluk hareketi. Neler oldu? İkinci yılında yaygınlaşarak daha fazla gence ulaşmayı amaçlayan ve kısa süre içerisinde 1000 mentora erişen program , hayata geçirdiği Milyon Kadına Mentor Lise Programı ’yla Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’ne bağlı okullarda eğitim gören 15-18 yaş arası kız öğrencileri fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarındaki kariyer yolları ve imkânları hakkında bilgilendirmeyi amaçlıyor. Neden önemli? Kadın ve erkeğin hayatın her alanında ve her sektörde eşit haklara sahip olduğu bir dünya hedefine doğru adımlar atan Milyon Kadına Mentor Programı, eğitimde ve iş hayatında fırsat eşitliğini destekliyor. 28 Nisan Cuma günü saat 12.00’de herkese açık olarak gerçekleşecek tanıtım toplantısına katılmak için buradan kaydolabilir, program hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Türkiye tarihinin en önemli seçimlerinden birine sadece 17 gün kaldı. Ramazan nedeniyle düşük yoğunlukta seyreden kampanya süreci de bayramla birlikte hız kazandı ve son düzlükte yoğun bir seçim atmosferine girildi. Cumhurbaşkanı adayları Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun son dönemde yapılan anketlerde çıkan oy oranları arasındaki fark tarafların seçim stratejileri ve söylemlerini de belirliyor.

Seçim anketi

ORC Araştırma’nın 19-22 Nisan tarihlerinde yüz yüze görüşme yöntemiyle yaptığı anket sonuçlarına bakıldığında AK Parti %32,8, CHP %28,6 oy alıyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu %49,3, Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan %42,4 oy oranına sahip. Bu sonuçlarla seçim ikinci tura kalıyor. Anketlerde açıkça görülen Cumhur İttifakı ve Erdoğan’ın eriyen oy oranı seçim kampanyasını da önemli ölçüde şekillendiriyor. Kılıçdaroğlu seçime kadarki süreçte Muharrem İnce ve Sinan Oğan’a verilen oyların bir kısmını kazanabilirse seçimi ilk turda bitirebilir ancak Erdoğan’ın böyle bir şansı yok. Kendisine oy verebilecek tüm parti ve seçmenleri konsolide etmesine rağmen oy oranı %45’i bulamıyor. Zaman da matematik de Kılıçdaroğlu’ndan yana.

Cumhurbaşkanlığı seçim anketi

Geçtiğimiz 1-2 aylık süreçte Muharrem İnce’nin yakaladığı rüzgar kesilmiş durumda. Türkiye’ye elle tutulur bir vaadi ve kamuoyuna sunacağı yönetim kadrosu olmayan İnce’yi anketlerde yükselişe geçiren Millet İttifakı’nın yaşadığı durgunluk haliydi. Adaylık ve liste tartışmalarıyla geçen süreçte İnce kararsız muhalif seçmenin bir kısmını kendisine çekmeyi başardı ancak seçim yaklaştıkça bu seçmen kitlesinin önemli bir bölümü Kılıçdaroğlu’na meylediyor. Bu seçimin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden kurtulmak için son şans olduğunu ve iktidarın yeniden kazanması durumunda ülkenin içine gireceği ekonomik krizin farkında olan muhalif seçmenin önemli bir kısmı Millet İttifakı’ndan çeşitli nedenlerle memnun olmasalar bile cumhurbaşkanlığında oylarını Kılıçdaroğlu’na verecekler. Bu durumu yakın çevremde de gözlemliyorum. Bayram ziyaretinde sohbet ettiğim kuzenim siyaseten Muharrem İnce’yi desteklese de oyunu Kılıçdaroğlu’na vereceğini söyledi. Kararına gerekçe olarak da “Zaten ikinci turda vermeyecek miyiz? O zaman ilk turda da veriyim de bitsin bu iş” dedi. Seçimleri ilk turda Kılıçdaroğlu lehine bitirecek anlayış da bu olacak. 14 Mayıs’a yaklaştıkça küçük ideolojik farklılıklar anlamını kaybediyor, saflar sıkılaşıyor.

Dış güçler bitti, sıra içeridekilerde

Yeniden Refah ve HÜDA PAR’ın da ittifaka katılmasıyla büyük bir sağ partiler konfederasyonuna dönüşen Cumhur İttifakı ve lideri Erdoğan %42-45 bandına sıkışmış oy oranını artıramayacağının farkında. Mevcut konjonktürde kendisine oy verme potansiyeline sahip herkesi saflarına katmış durumda. Kalan %55’ten oy kazanma şansı yok ve seçim stratejisi de bunun üzerine kurulu. HDP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği desteğin ona seçimi kazandıracağını bilen Erdoğan, buradan bir terör argümanı üreterek muhalif seçmeni İnce’ye yönlendirmeye çalışıyor. Diğer yandan da ekonomik kriz, yolsuzluklar, adaletsizlik ve depremlerde yaşanan ihmaller nedeniyle Erdoğan ve AK Parti’yle gönül bağını yitirmiş seçmeni savunma sanayi, TOGG ve doğalgaz müjdeleriyle yanında tutmaya çalışıyor.

Kampanya sürecini ve iktidarın söylemlerini takip edenlerin de göreceği üzere bu seçimin düşmanı dış güçler değil, iç güçler. İktidara geldiği 2002’den beri her seçim döneminde dış güçler argümanı üzerinden oy oranını artırma stratejisini sürdüren Erdoğan ve AK Parti, bu seçim döneminde dış güçleri geri planda bırakarak “içerideki düşmanlara” odaklanmış durumda. Bu söylem değişikliği bile Erdoğan’ın tek amacının seçimleri ikinci tura bırakmak olduğunu gösteriyor. Kılıçdaroğlu’na HDP, seçime girilecek ismiyle Yeşil Sol Parti, tarafından verilen destek her mitingde Erdoğan tarafından "teröre örgütüyle ittifak" olarak tanımlanıyor ve bu sayede muhalif seçmenin Muharrem İnce ve Sinan Oğan’a yönlendirilmesi hedefleniyor. Bu stratejinin temelinde de Kılıçdaroğlu’nun uzun süredir milliyetçi kesime yönelik açılım politikası ve bu sayede milliyetçi tabandan kazandığı oyların yarattığı rahatsızlık yer alıyor. Birçok ankette %7’nin altında kalan MHP’nin eriyen tabanı terör söylemi üzerinden Kılıçdaroğlu’ndan uzak tutulmaya çalışılıyor.

Miting alanına dönüşen camiler

Muhalif seçmeni bölme stratejisinin diğer ayağı da Kılıçdaroğlu’nun alevi kimliği ve bunun üzerinden yürütülen İslamcı siyaset. 2019 yerel seçimlerinden bu yana kimlik siyasetini aşarak yeni bir toplumsal mutabakat yaratmaya çalışan Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından paylaştığı “Alevi.” ve “Kürtler.” başlıklı videolarıyla milyonlarca görüntülenme ve yüzbinlerce beğeniye ulaştı. 21 yıllık AK Parti iktidarında yürütülen kimlik siyasetinden bunalmış yeni bir siyasi söylem arayan seçmen grubunda heyecan uyandıran bu videoların aynı zamanda muhalif seçmeni de büyük oranda konsolide etme potansiyeli var. Kılıçdaroğlu’nun birleştirici söylemi kendi oy oranını artırdığı gibi iktidarın oy oranını da azaltma gücüne sahip. Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu ve yardımcıları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın seçmene somut vaatleri ve etkileyici miting performansları iktidarın gündem yaratma kabiliyetini büyük ölçüde sınırladı. Vaat siyasetinden beklediği karşılığı alamayan Erdoğan'ın elindeki tek koz ise kimlik siyaseti üzerinden muhalif seçmenin bir bölümünü Kılıçdaroğlu'ndan uzaklaştırmak. 

Kılıçdaroğlu, kimlik siyasetini aşıp birleştirici bir dil ve somut vaatlerle siyaset yürütmeye çalışırken Erdoğan cami avlusunda miting yapıp muhalefeti yuhlatıyor. "Muhalefet ne diyor, gelince Diyanet'i kaldıracaklarmış. Yerine inanç bilmem ne başkanlığı kuracaklarmış. 'Yuh' yetmez, 14 Mayıs'a kadar gece gündüz çalışacağız ve onları siyasi mevta haline getireceğiz. 14 Mayıs bunların sonu olmalı" sözleriyle iç düşman argümanını güçlendiren Erdoğan’ın 14 Mayıs’a kadar terör ve din üzerinden kampanyasını sürdüreceği aşikar çünkü bu söylemin tabanda da önemli bir karşılığı var. Özellikle kimlik siyaseti ve İslamcı siyasetin sınırlarına hapsedilmiş Anadolu şehirlerinde iktidar kontrolündeki anaakım televizyon kanallarından gündemi takip eden seçmenin Kılıçdaroğlu’na yönelik algısı yıllar boyunca kendisinin Alevi kimliği üzerinden şekillendirildi ve bu algı bugün de değişmeden devam ediyor.

Kılıçdaroğlu’na Adıyaman’da düzenlenen organize saldırıları da Erdoğan’ın seçim kampanyasının doğal bir sonucu olarak görebiliriz. Karasız muhalif seçmeni kazanma umudunu tamamen yitiren Erdoğan seçime kadar somut politikalarla ve geleceğe dair umut yaratarak oy oranını artıramayacağını kabullenmiş durumda. Seçimi kazanmanın tek yolunun ikinci tura kalmak olduğunu düşünüyor ve bunun için de muhalif seçmeni İnce ve Oğan’a yönlendirmenin yollarını arıyor. Ancak anketler gösteriyor ki seçim yaklaştıkça kararsız muhalif seçmen ikinci tur riskini göze almak istemiyor ve Kılıçdaroğlu, İnce’ye giden oyların önemli bir bölümünü geri kazanıyor. Yazının başında da söylediğim gibi zaman da matematik de Kılıçdaroğlu lehine çalışıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Kılıçdaroğlu ve vizyonu değiştirmek, "İlk turda İnce"

Zaman da matematik de Kılıçdaroğlu'nun yanında

26 Nis 2023

Diken

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak